"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,6063 %0.16
56,4419 %-0.10
6.832,97 %1.43
3.821.944 %2.05
İşçi Haber Sağlık Katarakt ameliyatından sonra gözlüksüz görmek mümkün mü ?

Katarakt ameliyatından sonra gözlüksüz görmek mümkün mü ?

Katarakt ameliyatı sonrası gözlüksüz görme beklentileri ve göz içi lens seçenekleri hakkında detaylı bilgiler.

Okunma Süresi: 3 dk

Katarakt ameliyatı sonrasında gözlüksüz görme olasılığı, hastaların en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. Veni Vidi Göz Grup, Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serhan Gazyağcı, günümüzde katarakt cerrahisinde kullanılan farklı göz içi lens seçenekleri sayesinde, uygun hastalarda ameliyat sonrasında gözlük ihtiyacının azaltılabileceğini vurgulamaktadır. Ameliyat sürecinde yalnızca bulanıklaşan doğal lensin çıkarılmadığını, bunun yerine yeni bir göz içi lens yerleştirildiğini belirten Gazyağcı, hastalara ameliyat sonrası görme beklentilerini de sormanın önemine dikkat çekiyor.

Kataraktın Görme Üzerindeki Etkileri Neler?

Katarakt, gözün doğal lensinin zamanla saydamlığını kaybetmesiyle meydana gelir. Bu durum ilerledikçe hastalar, daha bulanık görme, renkleri soluk algılama ve özellikle gece ışıklarında zorluk çekme gibi sorunlarla karşılaşabilir. Bazı hastalar, gözlük numarasını değiştirmelerine rağmen istedikleri netliği elde edemeyebiliyor. Op. Dr. Gazyağcı, hastaların zaman zaman 'Gözlüğümü değiştirdim ama hâlâ net göremiyorum' diyerek başvurduklarını ifade ediyor. Bu durum, yalnızca göz numarasının değişmesiyle ilgili olmayabilir; doğal lensin saydamlığını kaybetmesi de görme kalitesini etkileyebilir.

Katarakt Ameliyatında Göz İçi Lens Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Katarakt ameliyatında, saydamlığını kaybeden doğal lens çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi lens yerleştirilir. Günümüzde bu lensler, tek odaklı seçeneklerin yanı sıra, farklı mesafelerde görmeyi desteklemek amacıyla geliştirilen EDOF ve trifokal lensler gibi alternatifleri de içermektedir. Bu lensler, halk arasında sıklıkla 'akıllı lens' olarak adlandırılmaktadır. Ancak Op. Dr. Gazyağcı, bu kavramın doğru anlaşılması gerektiğini vurguluyor. Akıllı lens kullanımı, her hastanın göz yapısına ve yaşam tarzına göre değişiklik göstermektedir. Uygun hastalarda doğru lens seçimiyle gözlük ihtiyacının azaltılması hedeflenebilir, ancak bu her bireyin tamamen gözlüksüz kalacağı anlamına gelmez.

Hastaların Gözlüksüz Görme Beklentileri Neler?

Katarakt ameliyatı planlanan hastaların önemli bir kısmı, ameliyat sonrası günlük yaşamlarında neleri gözlüksüz yapabileceklerini merak etmektedir. Telefon ekranına bakmak, gazete veya kitap okumak, bilgisayar kullanmak, televizyon izlemek ve araç kullanmak gibi farklı görme mesafeleri gerektiren aktiviteler bulunmaktadır. Op. Dr. Gazyağcı, göz içi lens seçiminin yalnızca göz numarasına göre yapılmadığını belirtmektedir. Hastaların yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak doğru lens seçimi yapmak, görme kalitesi açısından oldukça önemlidir. Her hastanın ihtiyaçları farklılık gösterdiğinden, gözlük kullanma isteği tek başına yeterli bir kriter değildir.

Akıllı Lensler Herkes İçin Uygun Mu?

Hastaların sıkça sorduğu bir diğer soru ise akıllı lenslerin herkes için uygun olup olmadığıdır. Op. Dr. Gazyağcı, bu sorunun yanıtının 'hayır' olduğunu ve ayrıntılı göz muayenesinin önemini vurgulamaktadır. Kornea yapısı, retina sağlığı, göz yüzeyi ve genel göz sağlığı gibi birçok faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Hastanın göz yapısının uygun olup olmadığını değerlendirerek, bazı hastalarda tek odaklı lenslerin daha uygun olabileceği ifade edilmektedir. Uygun göz yapısına sahip hastalarda, doğru ölçüm ve uygun göz içi lens seçimiyle günlük yaşamda gözlük ihtiyacının azaltılması mümkün olabilmektedir. Ancak her hastanın tüm mesafelerde tamamen gözlüksüz kalması garanti edilemez.