Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından hazırlanan kapsamlı Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu kamuoyu ile paylaşıldı. Söz konusu çalışmada, bağımlılık yapıcı maddelerin atık sular vasıtasıyla doğaya karışmasının ekosistem üzerinde yarattığı tehlikeler açıkça gözler önüne serildi.
Araştırma çerçevesinde biyolojik arıtma sistemine sahip tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila 100 oranında sudan arındırılabildiği, ancak bazı kimyasalların arıtım sonrasında dahi su kaynaklarında varlığını sürdürdüğü tespit edildi.
Yeşilay'dan Çevre ve Bağımlılık Vurgusu
Toplantıda konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılık olgusunun yalnızca bireysel ve toplumsal değil, aynı zamanda çevresel boyutuyla da ele alınmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Bağımlılıkla mücadelede 106 yıllık köklü bir tecrübeye sahip olduklarını hatırlatan Dinç, uyarılarını bilimsel verilerle destekleyerek sürdürdüklerini dile getirdi.
Bağımlılığın sadece insan sağlığını hedef almadığını, aynı zamanda toplumsal asayişi, huzuru ve güvenliği de sarsarak şiddet ile suç oranlarını tetiklediğini vurgulayan Dinç, sorunun çok boyutlu sonuçlar doğurduğunun altını çizdi.
Doğaya ve Ekosisteme Verilen Zarar
Yeşilay Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması sonuçlarını değerlendiren Mehmet Dinç, bağımlılığın sadece bireyi ya da toplumu değil; uçan kuştan yüzen balığa, ormandaki ağaçtan kırdaki çiçeğe kadar tüm tabiatı etkilediğini kaydetti. Dinç, bağımlılık yapıcı maddeleri tüketen bireylerin ve bu ürünleri imal eden endüstrilerin doğaya ağır bir fatura çıkardığını ifade etti.
Bağımlılık krizinin küresel ısınma, kirlilik ve biyoçeşitliliğin korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Dinç, endüstrinin atık yönetimi konusunda hesap verebilir olması ve yetkili mercilerin gerekli tedbirleri alması gerektiğini sözlerine ekledi.
Atık Su Tesislerinde Yapılan İncelemeler
Toplantıda araştırmanın teknik detaylarını paylaşan uzman isimler arasında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, Bahçeşehir Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seval Palteki ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel yer aldı.
Çalışmanın Antalya, Adana, İzmir, İstanbul, Samsun ve Trabzon illerini kapsayan 7 farklı atık su arıtma tesisinde yürütüldüğünü belirten Doç. Dr. Evşen Güzel, tesislerin arıtma süreçleri ve deşarj noktaları dikkate alınarak seçildiğini aktardı. Örneklerde sentetik uyuşturucular, alkol türevleri, nikotin ve kafein kalıntılarının incelendiğini ifade eden Güzel, ön arıtma uygulanan tesislerde başarının düşük kaldığını, buna karşın biyolojik arıtma tesislerinin maddeleri büyük ölçüde sudan uzaklaştırdığını bildirdi.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
