İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Sakarya ve Bursa'da etkili olan kuvvetli yağışları değerlendirdi. Kadıoğlu, Sakarya'da eylül ayında düşmesi beklenen toplam yağış miktarının 2,5 ila 3 katının tek gün içerisinde kaydedildiğini belirtti. Uzman isim, iklim değişikliğinin aşırı yağışların görülme ihtimalini ve şiddetini artırdığını ifade etti.
Sakarya'da tek günde ölçüm tarihinin en yüksek yağışı kaydedildi
Sakarya ve Bursa'da son günlerde etkili olan kuvvetli yağışlar nedeniyle dereler taştı, ev ve yolları su bastı. Bazı ilçelerde ise olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime bir gün ara verildi.
Prof. Dr. Kadıoğlu, Sakarya'daki yağışların olağan dışı olduğunu belirterek 28 Eylül sabahından 29 Eylül sabahına kadar geçen 24 saatte Ferizli'de metrekareye 150, Karapürçek'te 144, Adapazarı'nda 133,6, Akyazı'da 129 ve Hendek'te 126 kilogram yağış düştüğünü söyledi.
Adapazarı'nda kaydedilen 133,6 kilogram yağışın, istasyonun 1951'den bu yana tuttuğu kayıtlardaki en yüksek günlük yağış miktarı olan 26 Haziran 1999'daki 127,7 kilogramı geçtiğini belirten Kadıoğlu, Sakarya'nın ölçüm tarihindeki en yağışlı gününü yaşadığını ifade etti.
Sakarya'da eylül ayının yağış ortalaması tek günde aşıldı
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uzun yıllar ortalamasına göre Sakarya'da eylül ayında metrekareye 51,5 kilogram, Bursa'da ise 42,7 kilogram yağış düşüyor.
Kadıoğlu, Adapazarı'nda ölçülen 133,6 kilogram yağışın eylül ayı ortalamasının yaklaşık 2,6 katına, Ferizli'deki 150 kilogramın yaklaşık 2,9 katına, Karapürçek'teki 144 kilogramın ise yaklaşık 2,8 katına ulaştığını belirtti.
Sakarya'da tek gün içerisinde, normal şartlarda bütün eylül ayında düşmesi beklenen yağış miktarının 2,5 ila 3 katının kaydedildiğini söyledi.
Bursa'daki yağışlar da su baskınlarına neden oldu
Bursa'daki yağışların Sakarya'daki kadar olağan dışı bir miktara ulaşmadığını belirten Kadıoğlu, 29 Eylül'de Mudanya'da metrekareye 13,7 ila 15 kilogram arasında yağış düştüğünü ifade etti.
Kadıoğlu, buna rağmen kentte su baskınlarının yaşandığını belirterek sel riskinin yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını söyledi. Yağışın ne kadar kısa sürede ve nereye düştüğü ile suyun tahliye edilebilmesinin de belirleyici olduğunu vurguladı.
Uzman isim, tek bir yağıştan hareketle geleceğe yönelik kesin sonuçlara ulaşmanın bilimsel olmadığını, uzun yıllara ait kayıtların değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İklim değişikliği aşırı yağışların şiddetini artırıyor
Kadıoğlu, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) son değerlendirme raporuna göre, yeterli gözlem bulunan kara alanlarının çoğunda kuvvetli yağışların sıklığı ve şiddetinin 1950'lerden bu yana arttığını aktardı.
Küresel ısınmadaki her 1 derecelik artışın en şiddetli günlük yağışları yaklaşık yüzde 7 güçlendirmesinin beklendiğini belirten Kadıoğlu, tek bir yağış olayının ne kadarının iklim değişikliğinden kaynaklandığının ayrıca bilimsel atıf çalışmalarıyla ortaya konulabileceğini söyledi.
Eylül ayının kuvvetli yağışlar açısından kritik bir dönem olduğunu belirten Kadıoğlu, yazdan kalan sıcak deniz yüzeyinin atmosfere nem ve enerji sağladığını, üst seviyelerden gelen soğuk havayla karşılaşan nemli havanın kısa sürede yoğun yağış bırakan gök gürültülü sağanaklara yol açabildiğini ifade etti.
Kentlerin aşırı yağışlara karşı dirençli hale getirilmesi gerekiyor
Kadıoğlu, sel ve taşkınların yalnızca aşırı yağışlardan kaynaklanmadığını, kentleşme biçimi, dere yatakları ve yağmur suyu altyapısının da risk üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Dere yataklarının ve koruma bantlarının yapılaşmadan arındırılması gerektiğini söyleyen Kadıoğlu, üstü kapatılan derelerin uygun alanlarda yeniden açılmasını ve riskli bölgelerin imara kapatılmasını önerdi.
Altyapının gelecekte artması beklenen yağışlara göre planlanması gerektiğini belirten Kadıoğlu, yağmur suyu ve atık su hatlarının ayrılması, geçirgen zeminlerin ve yeşil alanların artırılması, yağmur bahçeleri ile sünger kent uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Kadıoğlu ayrıca ızgara ve menfezlerin düzenli temizlenmesi, alt geçit ve metro girişleri gibi alçak noktalarda su seviyesi algılayıcıları ile otomatik kapatma sistemlerinin kullanılması ve erken uyarıların mahalle düzeyinde etki temelli sistemlere dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Vatandaşların da kuvvetli yağış sırasında alt geçitlere ve su basmış yollara araçla girmemesi ve dere kenarlarından uzak durması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: AA
