Uzun süredir sendikal hareket içinde eleştirilere konu olan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın başkanvekili ve 30 yıllık çalışma arkadaşı Av. Hüseyin Öz, Öz Belediye-İş Sendikası adına görev üstlendiğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Öz, paylaşımında sendikanın Başkanlar Kurulu sonuç bildirgesine de yer verdi.
Öz Belediye-İş’in “işçinin hakkını önceleyen”, “şeffaf” ve “şov değil iş üreten” sendikacılık iddiası, yıllarca işçinin sesini duymayan, kapalı kapılar arkasında kararlar alan bir yapının kendini aklama çabasından öteye geçmedi. Hüseyin Öz’ün bu söylemlerin yüzü olarak öne çıkması ise sendikal tabanda güvensizliği daha da artırdı. Çünkü bu vaatlerin tamamı, Öz’ün geçmişte bizzat uygulamadığı bir düzenin tam tersi anlamına geliyor! Tam da bu noktada Enerji İş Sendikası Genel Başkanı Mahmud Altunsoy’un çıkışı, emek camiasında söylenemeyen gerçeği net biçimde ortaya koydu. Altunsoy, yıllardır işçinin yanında duran tavrıyla, “Bu gösteriyi kimse yemiyor” diyerek Öz’ün iddialarını boşa düşürdü.
Öz’ün vaatleri Sahada Alay Konusu
1995’ten itibaren Hizmet-İş’te hukuk müşaviri, yönetim kurulu üyesi, başkanvekili… Hak-İş’te hukuk müşaviri… Yüksek Hakem Kurulu üyesi… Yıllarca karar mekanizmasının göbeğinde oturan bir ismin bugün çıkıp “işçiyi duyan sendika”, “şov değil iş” demesi sendikal tabanda alay konusu oldu. Çünkü işçiler de yöneticiler de biliyor ki:
Eğer Hüseyin Öz’ün anlattıkları onun için gerçekten bir ilke olsaydı, bunu uygulamak için 25 yıl fazlasıyla yeterliydi.
Hüseyin Öz, Mahmut Arslan’la Hizmet-İş döneminde uzun yıllar yüksek maaşlar ve sosyal haklarla görev yaptı, fakat:
— Demokratik katılım yoktu
— Toplu sözleşmeler kapalı kapılar ardında yürütülürdü
— Kadrolu istihdam için mücadele edilmedi
— Aidatlar yüksekti
— İşçi sürece dahil edilmezdi
— Belediyelerde güvencesiz şirket işçiliği devam etti
— Tehdit, baskı, yönlendirme iddiaları vardı
Altunsoy tam da bu noktaya dikkat çekerek, “Hizmet-İş’te 40 yıl boyunca bunları neden yapmadınız?” sorusunu gündeme taşıdı.
Mahmut Arslan – Hüseyin Öz gerilimi: Ankara Kuşu’na 50 Bin Avro İddiası
Hüseyin Öz, Hizmet-İş Sendikası’nın 14. Olağan Genel Kurulu’nda Mahmut Arslan’ın karşısında aday olmuş, bu süreçte Hak-İş yönetimi ile arası tamamen açılmıştı. Öz, o dönemde yaptığı açıklamada Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan’ın talimatıyla “Ankara Kuşu” adlı hesaba 50 bin avro ödendiğini iddia etmişti. Öz’ün sözleri sendikal camiada büyük yankı uyandırmıştı:
“Twitter mafyasına neden para ödenir? Demek ki Ankara Kuşu üzerinden bizi de terbiye etmek, susturmak istediler.”
Bu iddialar, Öz’ün bugün “şeffaflık” vaat etmesini daha tartışmalı hale getiriyor. Zira Öz, o dönemde yönetim kadrosunun bir üyesiydi ve ödeme iddiası kendi görev dönemine denk geliyordu.
Bugün ise aynı isim, işçilere şeffaflık dersi vermeye kalkıyor. Sendikal taban bu çelişkiyi unutmuş değil; tam aksine bu manifesto o eski defterlerin tümünü tekrar açtı.
Pandemi Döneminin Boş Sözleri: Eğitim Var Dedi, Ortada Tek Bir Kayıt Bile Yok
Hüseyin Öz’ün pandemi döneminde yaptığı “esnek çalışma, uzaktan çalışma, Y ve Z kuşaklarına uygun sendikal model” açıklamaları da bugün yeniden masaya yatırıldı. O dönem “eğitim başlattık, davranış bilimleri uzmanıyla çalışıyoruz” ifadelerini kullanan Öz’ün söylediği hiçbir adımın sendika kayıtlarında karşılığı bulunmuyor.
Kısacası Öz’ün geçmişindeki tüm söylemler tıpkı bugün açıkladığı manifesto gibi bol laf, sıfır icraat şeklinde yorumlanıyor.
Hüseyin Öz’ün Dönemi Bitti!
Mahmud Altunsoy’un çıkışı, işçiler arasında “Artık kimse bu masallara inanmıyor” algısını pekiştirdi. Bugün sahada aktif mücadele veren, işçinin hakkını savunan, kapı kapı gezen liderlerin karşısında Hüseyin Öz’ün manifesto söylemi sönük ve yapay kaldı.
Hüseyin Öz’ün imzasını taşıyan manifesto, işçiyi kazanmak bir yana, sendikal hafızayı tazeledi; yıllarca biriken sorunları ve çelişkileri gün yüzüne çıkardı. Bugün işçiler,sendikal mücadelenin gerçek adresini biliyor; Hüseyin Öz’ün sözleri ise artık geçmişin gölgesinden kurtulamıyor.
Gerçek sendikal mücadeleyi hatırlatan en net cümleyi yine Mahmud Altunsoy söyledi:
“Bu gösteriyi kimse yemiyor.”
Altunsoy’dan Tokat Gibi Gerçek: Bu Gösteriyi Yemiyoruz!
Enerji İş Sendikası Genel Başkanı Mahmud Altunsoy’un manifestoya verdiği sert tepki ise adeta sendikal camianın kolektif duygusunu dile getirdi. Altunsoy, yaklaşık 12 yıl boyunca sendikal platformlarda sık sık karşılaştığı Hüseyin Öz’ün yeni göreve ilişkin paylaşımının ardından sosyal medya üzerinden sert eleştiriler yöneltti.
Yaklaşık 12 yıl boyunca sendikal platformlarda Hüseyin Öz’ü yakından tanıma fırsatı bulan Altunsoy, Öz’ün yeni görev paylaşımını görür görmez sert tepki göstererek “Bu hikâyeyi artık işçiler yemiyor” mesajını en net şekilde verdi. Altunsoy, Öz’ün yıllardır yüksek gelir, sosyal haklar ve kritik pozisyonlarla sendikal bürokrasinin merkezinde oturduğunu, fakat bugün söylediklerinin hiçbirini geçmişte uygulamadığını hatırlatarak onun iddialarının tamamen içi boş bir propaganda olduğunu vurguladı. “Hizmet-İş’te geçirdiğiniz 40 yılda yapmadıklarınızı bugün vaat olarak sunmanız emek camiasına hakarettir” sözleri, sendikal tabanda geniş karşılık buldu.
Altunsoy’un “Senin anlattığın sendikacılık geçmişte kaldı Hüseyin beyciğim. Bugün bilinçli, sorgulayan, neyin ne olduğunu bilen bir işçi kitlesi var Elhamdülillah.” sözleri ise tartışmanın yönünü tamamen değiştirdi. Sendikal camiada bu cümle, Altunsoy’un yalnızca bir eleştiri değil, aynı zamanda “liderlik ve vizyon farkı”nı ilan ettiği bir eşik olarak değerlendirildi.
Altunsoy’un açıklaması yalnızca Hüseyin Öz’ü hedef almakla kalmadı; sendikal alanda işçinin iradesini yok sayan tüm eski düzenlere karşı bir meydan okumaya dönüştü. “Şerefim üzerine, sizin gibi emek düşmanlarına asla yol vermeyeceğim.” ifadesi, Altunsoy’un kararlı duruşunu gözler önüne serdi.
ŞEFFAFLIK DİYEN hüseyin ÖZ, ELEŞTİRİYİ BİLE KALDIRAMADI
Tartışmayı büyüten bir diğer nokta ise Altunsoy’un haklı eleştirilerinin yer aldığı yorumun bir süre sonra Hüseyin Öz tarafından silinmesi oldu. Bu hamle, sendikal çevrelerde “eleştiriye tahammülsüzlük”, “şeffaflığa kapalı yönetim anlayışı” ve “alıştığı düzeni sorgulatmamak için panik hamlesi” şeklinde yorumlandı. Altunsoy’un sözlerini silmek, tartışmayı bitirmek bir yana, işçiler nezdinde Öz’ün güvenilirliğini daha da zedeledi.
