Enerji-İş Sendikası'nın düzenlediği söyleşide, Enerji-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Mahmud Altunsoy, söyleşi öncesi konuşma yaptı. Altunsoy konuşmasında, “Sendikal tarih, sendikal anlayış geçmişten bugüne sendika diye ne yazık ki Türkiye'de bunu anlatan bulamıyorum. Ama biz yaşayan efsanelerden kıymetli Tekin Başkanım gibi geçmişte sendikacılıkta çok ciddi emekler sarf etmiş büyüklerimizden bunları dinlediğimizde bunlar bize birer örnek, azim gayret yolu çizdi. Biz de bunları örnek alarak çok şükür Türkiye'de Enerji İş kolunda 52 yıl sonra ilk defa barajı aşan alternatif yetkili sendika olduk. Diğer sendikalar bizi takip ederek bizden sonra bu algıyı kırabildiler” ifadelerine yer verdi.
Eski Türk Kızılayı Genel Başkanı ve Küçükalioğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Tekin Küçükali, insan doğasının, sivil toplumun gücün dair ve sendikacılık hakkında Mahmud Altunsoy öncülüğünde kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi.
Küçükali, her canlının kendine özgü özelliklere ve sahasında uzmanlık geliştirme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti. Örnek olarak bir filin bir örümceğin ağ kurma becerisini göstermesinin mümkün olmadığını vurguladı. Bu farklılıkların insan topluluğunun kolektif öğrenme ve deneyim paylaşımı yoluyla zenginleşmesinde temel rol oynadığını ifade etti.
İyilik ile kötülüğün her insanın iç dünyasında ayrılması gereken zıt kavramlar olduğunu söyleyen Küçükali, iyilik kavramının anlaşılmasının insan bilinciyle mümkün olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda, insanın doğruyu yanlıştan ayıran akıl ve vicdan güçlerine sahip olduğunu belirtti.
Ahlak, Adalet ve İman: Sendikacılığın Temel Üç Ayağı
Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nda bir dönem Genel Sekreterlik, bir dönem de Genel Başkanlık yaptığını belirten Küçükali’ye göre sendikacılığın olmazsa olmaz ilkeler; ahlak, adalet ve konuya inanmak (iman) olarak öne çıkıyor. Bu üç ayak güçlü değilse, bir yöneticinin ya da kuruluşun etkili olamayacağını vurguladı. Ayrıca dürüstlük ve liyakat kavramlarını da iş dünyası ve toplum hizmetinde kritik gördüğünü aktardı.
Eski Türk Kızılayı Genel Başkanı, Vakıfay ve Küçükalioğlu Vakfı’nın kurucusu Tekin Küçükali, bir sivil toplum buluşmasında yaptığı konuşmada insanın doğası, iyilik-kötülük ikilemi ve sendikal hayat üzerine dikkat çeken mesajlar verdi. Toplumsal yapının inşasında sivil toplumun ve çalışan örgütlerinin rolünü vurgulayan temel ilkeleri net bir dille ortaya koydu.
Küçükali, açıklamasında "Sendikacılıkta olmazsa olmaz üç önemli saç ayağı vardır. Bir tanesi ahlak, bir tanesi adaletli olmak, biri de inanmak, konuya iman etmek. Eğer ahlak yoksa, diğer ikisi zaten zayıftır. Hiç adaletliyi hesaba katma, inanmayı hesaba katma. Demek ki üç ayaklı saç ayağının birinci ayağı ahlak, ikinci ayağı adalet, üçüncü ayağı da konuya inanmak.
Şimdi bunu yaparken de dürüstlük ve liyakat önemlidir. 'Bak, ben bu konuyu bilmiyorum; dolayısıyla bunu bir arkadaşımızdan sorup öğrenelim.' demek gerçekten dürüstlüktür. İleriye doğru da o insanların mutlaka liyakatlı olabilme şansı son derece yüksektir. Bu bakımdan bunu hiç ihmal etmemelisiniz" ifadelerine yer verdi.

Sendikacılık ve Sivil Toplum: Gönül Diplomasisi
Sivil toplum kuruluşları ve sendikaların, gönül diplomasisiyle insanlarla etkili bağlar kurabilen yapılar olduğunu belirten Küçükali, bu kuruluşların toplumda kalıcı izler bırakması gerektiğini savundu. Birlikte hareket etmenin, çalışan ve çalıştıran arasında adaletli paylaşımı sağladığını ve genel refahı artırdığını sözlerine ekledi.
Konuşmasının sonunda Küçükali, insanların ve toplumun sahip olduğu birikimin, ahlak ve adalet ilkeleriyle birleştiğinde gerçek anlamda iyiliği besleyebileceğini vurguladı. Sendikacılığın ve sivil toplumsal yapıların sadece bugün değil, gelecekte de unutulmaması gerektiğini belirterek, herkesin bu bilinçle hareket etmesini temenni etti.
