HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Antalya’da düzenlenen “Büyük Temsilci Buluşması” programa katıldı. Arslan, kürsüde işçi dayanışması, emek mücadelesi ve adalet vurgusu yaparken, kamuoyunda gündemi meşgul eden BKM soruşturması ve oğlu Osman Arslan hakkındaki tutuklama iddialarına ilişkin sessizliğini sürdürdü.
'Zulme Direnin’ Dedi, Oğlunun Torpil İddialarına Sessiz Kaldı
Arslan, 19 ilden gelen sendika temsilcilerine yaptığı konuşmada, “Bir ve beraber oluşumuzla geleceğimize dair umudumuzu büyüttük. Yeni mücadeleleri birlikte yapma inancımızı pekiştirdik” ifadelerini kullandı. Konuşmasında HAK-İŞ’in 50. kuruluş yılını anımsatan Arslan, “HİZMET-İŞ’in bir mensubu olmaktan onur duyuyorum. Haksızlıklara, baskılara ve işten çıkarmalara rağmen yılmadınız, HAK-İŞ davasını omuzladınız” dedi.
Kürsüde “zulme direnmekten” bahseden Arslan’ın, oğlunun kamu kurumlarında torpil iddialarıyla yükseldiği yönündeki haberler karşısında sessizliğini koruması, sendika tabanında rahatsızlık yarattı. Arslan’ın “adalet” ve “emek mücadelesi” vurgulu konuşması, kürsü dışında devam eden tartışmalar nedeniyle farklı yankı buldu. Torpil ve liyakatsizlikle dolu oğlunu geçmişini göz ardı eden Arslan'ın, emekçilere alın terinden bahsetmesi ise tepkilere yol açtı.
OSMAN ARSLAN'IN LİYAKATSİZLİKLERLE DOLU KARİYERİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Bankalararası Kart Merkezi (BKM) soruşturması kapsamında tutuklanan 7 şüpheliden biri, Mahmut Arslan’ın oğlu Osman Arslan oldu.
Osman Arslan’ın kariyer geçmişi, devlet ve yarı kamu nitelikli kurumlarda üstlendiği kritik görevlerle dikkat çekiyor. Meslek yaşamı Türksat’ta başladı, ardından Öz Sağlık-İş Sendikası, Merkez Bankası ve Roketsan gibi kurumları kapsayacak şekilde ilerledi. Roketsan’daki görevinden sonra Arslan, Bankalararası Kart Merkezi’ne geçti. Bu süreçte Hak-İş Başkanı Mahmut Aslan’ın yaklaşık iki yıl önce yaklaşık 300 bin kart alarak üyelerine dağıttığı ifade ediliyor.
Kamuoyunda yer alan iddialara göre, Arslan’ın Türksat’taki görevinden kısa süre sonra “bilgi sızdırma” şüphesiyle yürütülen bir iç soruşturma başlatıldı. Arslan’ın, soruşturma tamamlanmadan istifa ettiği öne sürülüyor. Ancak bu sürecin ardından başka kurumlarda herhangi bir engelle karşılaşmadan göreve başlaması dikkat çekiyor.
Kamu ve sendika çevreleri, Arslan’ın üst üste kritik görevler üstlenmesini ve bu geçişlerin liyakat ölçütleriyle nasıl örtüştüğünü tartışıyor.
KÜRSÜDE ‘emek' DİYE SESLENEN ARSLAN'IN OĞLU 'TORPİLLE' İŞE GİRİYOR
Oğlunun tutuklanmasının ardından Mahmut Arslan’ın herhangi bir açıklama yapmaması, kamuoyunda “sorumluluktan kaçış” olarak değerlendiriliyor. Sendika çevrelerinde ise Arslan’ın hâlâ kürsülerde “adalet” ve “emek” vurgusu yapması, liyakat ve torpil tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Eleştiriler, Hak-İş’in “emek ve adalet” söyleminin, yaşanan bu gelişmeler karşısında inandırıcılığını yitirdiği yönünde yoğunlaşıyor. Kamuoyunda, “Kürsüde adalet diyenler, içeride torpil düzenini mi savunuyor?” sorusu yankılanıyor.
