2 Temmuz 1993'te Sivas'ta çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri 31'inci yılında anmak üzere bir araya gelen kitle sabah saat 09.00'da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sivas Şubesi’nde toplanarak yürüyüşe başladı. 

Yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlerin ailelerininde yer aldığı kortejde ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncay Bakırhan, Sol Parti Başkanlar Kurulu üyesi İlknur Başer, TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da yer aldı. 

Öte yandan,  Özel anma yürüyüşünün ardından açıklamalarda bulunarak "Bu dava zamanaşımına uğrayamaz" dedi.

"BU DAVA ZAMAN AŞIMINA UĞRAYAMAZ"

Anma yürüyüşü sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Özel, şu sözleri sarf etti:

"Bu dava zaman aşımına uğrayamaz. İnsanlık için umudumuzu ve ümidimizi koruyoruz. Bu kararın insanlığa karşı işlenen suç üzerinden verilmesini önemsiyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı olarak tüm yardımcılarımızla örgütümüzle ailelerin yanında olmaya geldik. Burada 2 önemli karar alınmadan sonuç alınmadan bu mücadele durmayacak. Elbette her sene 2 Temmuz'da geleceğiz burada anacağız. 31.yılı 1.yılı kabul ediyoruz. Birinci talep bizim ve ailelerin ortak talebimiz. Madımak'ın bir utanç müzesi olmasıdır. Bu bilim ve kültür merkezi yazısını gören ailelerin içi yanıyor. Biz bunu hak etmedik diyorlar, ne bilimi ne kültürü. İnsan yakmak bizim kültürümüzde var mı diyorlar. Bilime kültüre inanan sanata inanan canları burada yaktınız diyorlar. Burası utanç müzesi olacak. İkincisi de istinafta umudumuzu sürdürüyoruz. Ama önünde sonunda bu kararların bozulup bunun insanlığa karşı suç olarak nitelendirilmesi gerekiyor. İnsanlığa karşı suçlar zamanaşımına, affa uğramazlar. O yüzden insanlığa suç kararı verilene kadar verilen hiçbir kararı tanımıyoruz.

"TÜRKİYE'DEKİ TÜM CANLARI TEHDİT EDEN BİR İNSANLIK SUÇUDUR, NEFRET SUÇUDUR"

7 Alman, 2 Suudi Arabistan vatandaşı olduğu biri Sivas Emniyeti'ne 500 metre mesafede birinin AK Parti döneminde İstanbul Büyükşehir'de istihdam edildiği kaçakların mutlaka gıyaplarında insanlığa karşı suç işlemiş kişiler olarak cezalandırılmasını bunun dışında kurulan tüm kararların bozulmasını zaman aşımının kararının da bozulmasını bekliyoruz. Çok kararlıyız bu bir kan davası değil, kan davaları bile bir gün biter ama bu bir can davasıdır. Canlarımıza karşı işlenmiş insanlık suçudur. Türkiye'deki tüm canları tehdit eden bir insanlık suçudur, nefret suçudur. Türkiye'nin barışının içine döşenmiş mayındır, dinamittir. Bu dinamitleri bu mayınları sadece gözü yaşlı eşler dostlar çocuklar ya da davayı takip eden avukatlar temizleyemez bunu bütün siyasiler bütün riskleri görerek bu mayınları elleriyle temizleyeceğiz.

"DÜN VERİLEN KARARLAR DA UTANÇ VERİCİ KARARLARDIR"

Bir kez daha ilan ediyorum ki kan davaları bile biter ama bu can davası bitmez. Bir kez daha söylüyorum bir yıl mı olur, 3 yıl mı olur bilmiyorum ama ant olsun ki 4-5 yıl sonra da 2 Temmuz daha geç değil gelip burada Madımak utanç müzesinin açılışını bizzat yapacağım. Hep beraber yapacağım ant olsun ant olsun ant olsun. Bu dava insanlığa karşı suç mücadelesini kazanırsa bu 10 Ekim davası için de çok sayıdaki geçmişteki davalar için de uygulanabilecek tarihi kazanım olacaktır. Dün verilen kararlar da utanç verici kararlardır. Bu davanın böyle zamanaşımına uğraması da utanç vericidir. Bunun için biz burayı hem utanç müzesine çevirmek hem insanlığa karşı suç kazanımını elde etmek için mücadelemizi sürdürüyoruz. Dünkü karar da son derece haksız hukuksuz bir karardır."

Adalet Bakanı Tunç'tan 9. Yargı Paketi'ne ilişkin açıklama Adalet Bakanı Tunç'tan 9. Yargı Paketi'ne ilişkin açıklama

Kaynak: BirGün