AK Parti Erzurum Milletvekili Avukat Abdurrahim Fırat, Yeni Parti'nin grup önerisi üzerine TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti Grubu adına söz aldı. Fırat, konuşmasında 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefleri doğrultusunda yürütülen Barış ve Kardeşlik Süreci'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'de hukuk devletinin, yargı bağımsızlığının, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ve demokratik siyasal temsilin korunmasının iktidarlarının öncelikleri arasında yer aldığını belirten Fırat, Türkiye'nin geleceği açısından yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade etti. Fırat, ortak geleceğin kardeşlik temelinde güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Terörsüz Türkiye sürecine 'tarihi sorumluluk' vurgusu
Türkiye'nin yaklaşık yarım asırdır terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini hatırlatan Fırat, terörün yalnızca can kayıplarına ve ekonomik zararlara yol açmadığını, çok sayıda ailenin de büyük acılar yaşamasına neden olduğunu söyledi.
Sürecin güvenlik meselesinin ötesinde bir anlam taşıdığını belirten Fırat, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
'Terör, bu ülkeye yalnızca can kayıpları ve ekonomik zararlar vermemiş, nice ailenin ocağına ateş düşürmüştür. Kaybettiğimiz her canın ardında yarım kalmış bir hayat, tarifi mümkün olmayan acılar vardır. İşte bu nedenle kararlılıkla ilerleyen süreç, güvenlik meselesinin ötesinde insan hayatını, toplumsal huzuru ve nesillerin istikbalini esas alan tarihi bir sorumluluktur.'
'Kader birliği yapmış büyük bir milletiz'
Türkiye'nin farklı kültürlerin, dillerin ve geleneklerin bir arada yaşadığı köklü bir medeniyetin mirasçısı olduğunu kaydeden Fırat, toplumsal birlikteliğin güçlenmesinde güven ve aidiyet duygusunun önemine dikkat çekti.
Türk, Kürt ve Arap vatandaşların ortak bir tarih ve medeniyet inşa ettiğini belirten Fırat, birlikteliğin temelinde aynı vatanı, bayrağı ve geleceği paylaşma iradesinin bulunduğunu dile getirdi.
Fırat, bu konudaki değerlendirmesinde, 'Bizler bin yıldır aynı coğrafyada kader birliği yapmış büyük bir milletiz. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, farklı dilleri ve gelenekleriyle bu topraklarda ortak bir tarih ve medeniyet inşa ettik. Bizi birbirimize kenetleyen güç, bütün farklılıklarımıza rağmen aynı vatanı, aynı bayrağı ve aynı geleceği paylaşma irademizdir' dedi.
Sürecin temel hedefi silahların devreden çıkarılması
Devletin gücünün vatandaşlar arasında oluşturulan güven ve aidiyet duygusuyla pekiştiğini ifade eden Fırat, tarihi kardeşliğin daha güçlü bir toplumsal güvene dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecinin milli birlik ve beraberlik temelinde yürütüldüğünü belirten Fırat, temel hedefin silahların tamamen devreden çıkarılması, örgütsel varlığın sona erdirilmesi ve şiddetin kalıcı olarak ortadan kaldırılması olduğunu kaydetti.
Şehitlerin hatırasının, gazilerin fedakârlıklarının ve ailelerin hassasiyetlerinin süreç boyunca gözetilmesi gerektiğini dile getiren Fırat, amaçlarının huzurlu ve güvenli bir Türkiye'yi gelecek nesillere bırakmak olduğunu ifade etti.
'Terörsüz bir gelecek, güçlü bir Türkiye'
Terörün sona ermesinin Türkiye'nin demokratik geleceğine katkı sağlayacağını belirten Fırat, çatışmasızlık ortamının ekonomik ve toplumsal gelişim açısından yeni imkânlar oluşturacağını söyledi.
Hiçbir annenin evladını şiddete kurban vermediği ve hiçbir gencin geleceğinin terörün gölgesinde şekillenmediği bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Fırat, çatışmaların sona ermesiyle ortaya çıkacak imkânların gelecek nesillerin refahına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Fırat, sürecin adil, demokratik, çoğulcu ve sivil bir anayasa için de zemin oluşturabileceğini belirterek, ortak paydanın kardeşlik, ortak hedefin ise huzur ve güven içinde yükselen güçlü bir Türkiye olduğunu kaydetti.
Kaynak: İHA
