Ukrayna ve ABD liderlerinin birbirini hedef alan son açıklamaları, Trump döneminde iki ülke ilişkilerinin seyrini yeniden gündeme getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, 2020 seçimlerini kazanması halinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın hiç başlamamış olacağını ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de kendi başkanlığı döneminde savaşa girişmeyeceğini savunarak, bu konuda sık sık selefi Joe Biden'ı suçluyor. Zelenskiy'yi savaşın başlamasında hatalı olmakla ve sürekli daha fazlasını istemekle itham eden Trump, Putin'in kendisinin başkan olması durumunda savaşa girişemeyeceğini iddia ediyor. Trump, göreve geldiğinde savaşı 24 saatte bitirmeyi vadeden ancak başarılı olamayan bir isim olarak, Demokratların Ukrayna'ya verdiği 350 milyar dolarlık desteği sık sık eleştiriyor.
ABD ve Ukrayna Arasında Diplomatik Trafik
Trump, göreve geldikten sonra pek çok kez Zelenskiy ile bir araya gelirken, ABD liderinin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner de birçok defa Rus ve Ukraynalı yetkililerle görüşme gerçekleştirdi. ABD'nin tarafları Abu Dabi ve Cenevre'de bir araya getirdiği görüşmelerden savaşın sona ermesine yönelik net bir karar çıkmadı. Trump ile Zelenskiy'nin 28 Şubat 2025'teki basın toplantısı ise iki lider arasındaki gerilimli ilişkiyi gözler önüne serdi. Nadir toprak elementlerine ilişkin olası bir anlaşma gündemdeyken kameraların karşısına geçen liderler birbirlerine sert suçlamalar yöneltti.
Zelenskiy'nin, Trump öncesi başkanlar dahil ABD yönetiminin Putin'i durdurmadığından şikayet etmesi üzerine Başkan Yardımcısı JD Vance, Zelenskiy'yi 'saygısızlıkla' suçladı. Bunun üzerine Trump, Zelenskiy'ye 'Bize ne hissedeceğimizi söyleme' diyerek, Ukraynalı liderin durumu dikte edecek konumda olmadığını belirtti. Ancak tartışmalı toplantının ardından taraflar ilişkileri düzeltme yoluna gitti; Trump mart ayındaki telefon görüşmesinin 'çok iyi geçtiğini' açıkladı.
Ekonomik Ortaklık ve Barış Planı Çabaları
Mayıs ayında imzalanan nadir toprak elementlerini de kapsayan 'ekonomik ortaklık' anlaşması, ikili ilişkilerin yeniden ivme kazanmasını sağladı. Trump, bu dönemde Putin'e yönelik eleştirilerini artırarak, Rus liderin 'çıldırdığını' savundu. Ağustos ayında Alaska'da gerçekleşen Putin-Trump zirvesinde, Ukrayna krizinin çözümü ele alınsa da nihai bir anlaşma sağlanamadı. Kasım 2025'te Trump yönetimince hazırlanan 28 maddelik barış planı önerisi Kiev'e sunuldu. Ukrayna tarafı 'milli çıkarlarına ihanet etmeyecekleri' mesajını verirken, Trump bu planın 'son teklif' olmadığını vurguladı.
Güncel Gelişmeler ve Enerji Krizi
Trump, 2026'nın başında Rusya ile Ukrayna'nın anlaşmaya 'yakın' olduklarını açıklayarak, Putin'den Kiev'e saldırıları bir hafta durdurmasını rica etti. Mayıs ayında ise taraflar, 3 günlük geçici ateşkes ve 1000 esir asker değişimini kabul etti. Ancak son dönemde Trump, Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine saldırmasını eleştirerek, Ukrayna'nın Zelenskiy yerine 'yeni bir başkan edinmesi' gerektiğini iddia etti. Trump'ın Rusya ile enerji altyapılarına saldırmama konusunda bir 'ateşkes sağlandığını' duyurmasına karşın, Zelenskiy bu gelişmeden haberdar olmadığını ancak ateşkese hazır olduklarını belirtti. Zelenskiy, sonrasında Rusya'nın enerji tesislerine saldırıları sürdürerek Trump'ın açıklamasını ihlal ettiğini savundu.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
