Kararın ardından Ankara’da Rıza Kayaalp ve Taha Akgül Spor Kompleksi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Spor Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar ve milli güreşçi Kayaalp katıldı.
Rıza Kayaalp Sürecin Zorluklarını Anlattı
Kayaalp, yaşanan sürecin kendisi için oldukça yıpratıcı olduğunu ifade ederek Paris 2024 öncesinde yaşadığı olayın kendisinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını söyledi. “O kadar hayal kırıklığına uğradım ki 5 gün boyunca doğru düzgün ne yemek yiyebildim ne de bir bardak su içebildim” diyen Kayaalp, mücadeleden vazgeçmediğinin altını çizdi.
Milli sporcu, 20 yıldır milli takımda olduğunu ve 30 yıla yaklaşan spor hayatı boyunca katıldığı tüm şampiyonalarda düzenli doping testlerinden başarıyla geçtiğini vurguladı. Kayaalp, CAS’ta sundukları savunmayı da detaylandırarak, söz konusu ilacın adını açıkladı:
“Vastarel isminde bir ilaç. Performansıma aspirin kadar katkısı olmayan bir şey. Tedavim için aldığımı ispatladım.”
CAS’taki ayrıntılı sorgulamanın ardından haklılığının tescillenmesi Kayaalp için büyük bir sevinç kaynağı oldu.
Taha Akgül: Kariyer Temizliği Onaylandı
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, CAS kararının beklenen sonucu verdiğini belirtti ve Kayaalp’in tekrar müsabakalara katılabileceğini ifade etti. Akgül, sporcunun kariyerini “tertemiz” olarak nitelendirerek başarılarını hatırlattı: 12 Avrupa şampiyonluğu, 5 dünya şampiyonluğu, 3 olimpiyat madalyası ve sayısız temiz numune. “Böyle bir sporcu, son olimpiyatlarında kariyerini zirvede bırakacakken, neden böyle bir hata yapsın?” diye konuştu.
Abdullah Çakmar: Destek Her Zaman Yanında
ASKİ Spor Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar da Kayaalp’e desteklerinin süreceğini belirtti. Çakmar, “2028’e kadar sürecek güreş kariyerinde biz her zaman yanındaydık ve yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
CAS’ın verdiği karar, Rıza Kayaalp’in itibarının yeniden tescillenmesi ve 1 Ocak 2026 itibarıyla müsabakalara dönebilme ihtimaliyle Türk güreş camiasında büyük bir rahatlama ve sevinç yarattı. Milli sporcunun dönüşü, hem kariyer hem de Türk güreşi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
