Çamaşırların yıkanması esnasında sentetik kumaşlardan kopan mikroskobik lifler atık sulara karışarak nehirler ve denizler yoluyla ekosisteme karışıyor. Bu durum, mikroplastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik bilimsel çözüm arayışlarını da beraberinde getiriyor.
Bu kapsamda, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vagif Nevruzoğlu yürütücülüğünde "Mikroplastik özellikli parçacıkların fotovoltaik aygıt üretiminde kullanılması" başlıklı bir araştırma yapıldı.
tonlarca sentetik fiber denize karışıyor
Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan, hızlı moda anlayışıyla birlikte artan tüketim alışkanlıklarının neden olduğu en önemli çevresel sonuçlardan birinin mikroplastikler olduğunu söyledi. Aytan, şu cümleleri kullandı:
“Avrupa'da denizlere ulaşan mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 8'inin sentetik tekstilden kaynaklı olduğu, küresel ölçekte de bu oranın yaklaşık yüzde 16-35 arasında bulunduğu tahmin ediliyor. Yani rakamlar yıllık bazda 200 ila 500 bin ton aralığında sentetik fiberin aslında sentetik tekstilin yıkanması sonucu denizel ortama ulaştığını gösteriyor. Tabii burada düşük kaliteli ve kısa ömürlü giysilerin yoğun kullanımı, bu ürünlerin kısa sürede aşınmasına ve yüksek miktarda sentetik fiberin salımına neden oluyor.”

Mikroplastik geri kazanımı patenti alındı
Aytan, yaptıkları araştırmayla, çamaşır makinelerinin kullanımı sırasında sentetik tekstil ürünlerinden salınan fiber tipteki mikroplastiklerin geri kazanılmasını, yarı iletken özellikler kazandırılmış fonksiyonel malzemelere dönüştürülmesini ve bu malzemelerin elektronik ve ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren fotovoltaik aygıtlarda kullanılmasını amaçladıklarını dile getirdi.
Mikroplastiklere karşı çözüm odaklı ve dönüştürücü bir model sunduğunun altını çizen Aytan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Araştırma sonuçlarımız çamaşır makineleri kaynaklı fiber tipli mikroplastiklerin uygun işlemlerden geçirildiğinde yalnızca çevresel bir atık olmadığını, aynı zamanda yarı iletken özellikler gösterebilen fonksiyonel bir malzemeye dönüştürülebileceğini ortaya koydu. Elde edilen mikroplastik türevli yapıların elektriksel ve yapısal özellikleri bu malzemelerin elektronik ve fotovoltaik aygıtlarda (güneş enerjisi cihazlarında) kullanım potansiyeline sahip olduğunu göstermekte. Bu yenilikçi yaklaşım doğrultusunda mikroplastiklerin geri kazanımına ve ileri teknoloji uygulamalarında değerlendirilmesine yönelik patentimiz, 13 Aralık 2025'te tescillendi."
bor elementi güneş pili potansiyelini güçlendirdi
Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Tomakin, çamaşır makinelerinden çıkan atık sulardaki mikroplastiklerin manyetik, elektrik ve optik özelliklerini incelediklerini, makinede kullanılan bor katkılı deterjanlar nedeniyle bor elementi taşıdığını tespit ettikleri parçacıkların güneş pilleri için potansiyel bir kullanım fikri doğurduğunu kaydetti.
Güneş pilinde mikroplastik gibi atık bir malzemeyi değerlendirip ürünün maliyetini azalttıklarından bahseden Tomakin, şunları anlattı:
“Mikroplastiği ilk olarak çamaşır makinesi atık suyundan elde ediyoruz. Ülgen hocam ve ekibi bu atık suyu belirli filtrelerden geçirip santrifüj ediyor. Bu işlemler sonucunda daha kıvamlı, boya benzeri bir yapı elde ediliyor. Elde edilen bu malzeme, bir yüzeye kaplanabilecek ve sıvı halde uygulanabilecek duruma getirildikten sonra bize teslim ediliyor. Biz de bu kıvamlı sıvıyı, güneş pillerinde kullanılan silisyum tabakalar üzerine yayıyor ve yaklaşık 150 santigrat derecede kurutuyoruz. O yüzeyde borla beraber mikroplastik malzemeler de var. Biz ultraviyole ışınla bu yüzeyi ışınladığımız zaman güneş pillerinde görev yapan, p-tipi iletkenliğe sahip bir silisyum tabakası oluşmuş oluyor. Böylece güneş pili laboratuvar ölçeğinde elde edilmiş oluyor.”
Kaynak: AA
