Birçok sektörde insan gücünün yerini alması beklenen insansı robotlar, sahaya sürüldü ve bu süreçte 13 bin robot, çeşitli iş gruplarına dağılacak ve çalışmalara başlayacak. Yapay zeka ve robotik teknolojilerdeki hızlı gelişimle birlikte, bu yıl çok sayıda robot üreticisi, prototipten seri üretim ve ticari kullanıma geçiş yapmaktadır.
İnsansı Robotların Gelişimi Nereye Gidiyor?
2026 yılı, insansı robotların laboratuvarlardan çıkarak gerçek iş yaşamına girmeye başladığı bir yıl olarak değerlendirilmektedir. Bu süreç, robotların “ne yapabileceklerini gösterme” aşamasından “gerçekte ne yapabildiklerini kanıtlama” aşamasına geçiş olarak tanımlanmaktadır. Geçen yıl dünya genelinde yaklaşık 13 bin insansı robot, kullanılmak üzere firmalara gönderilmiştir. Goldman Sachs verilerine göre, 2026 yılında bu sayının 50 bin ila 100 bin arasında olması öngörülmektedir.
İnsansı Robotların Çalışma Alanları
İnsansı robotlar, havalimanları, otomotiv fabrikaları, lojistik depoları gibi birçok farklı alanda görev alabilmektedir. 2028-2030 yılları arasında insansı robotların günlük hayatta daha fazla görülmesi beklenmektedir. Bu alanda birçok firma, insansı robot teknolojileri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Örneğin, ABD’nin Teksas eyaletinde, NASA’nın insansı robot projelerine danışmanlık yapan Teksas Üniversitesi’nden iki akademisyen ile bir girişimcinin kurduğu Apptronik, haziran sonunda yüzlerce insansı robotun eğitildiği 8 bin metrekarelik bir alan olan Robot Park’ın açılışını gerçekleştirmiştir.
Robot Park ve Eğitim Süreci
Robot Park’ta, yüzlerce insansı robot 7 gün 24 saat esasına göre geliştirme sürecine tabi tutulmaktadır. Robotlara, gerçek hayatta kullanacakları beceriler öğretilmektedir. Bu parkta, yüzlerce Apollo 2 robotu, gerçek müşteri sahalarında karşılaşacakları görevleri tekrar tekrar yerine getirmektedir. Lojistik, üretim, perakende gibi endüstriyel ortamlara yönelik olarak tasarlanan görevler arasında kutuları konveyör bantlara yükleme, eşyaları raflara dizme gibi işlemler bulunmaktadır.
Robotların Otonom Hale Gelmesi
Robotlar, düz olmayan zeminlerde yürümeyi, nesneleri kavrayıp bırakmayı ve insanlar için tasarlanmış alanlarda hareket etmeyi de test etmektedir. Tesis, iki farklı konfigürasyonda bulunan Apollo 2’yi aynı anda çalıştırmaktadır. Tekerlekli versiyon, mevcut endüstriyel mobil robot güvenlik standartlarına uyumlu olduğu için yüksek verimli operasyonlarda kullanılmakta, iki ayaklı versiyon ise karmaşık alanlarda yürüyüş performansını geliştirmek için tasarlanmıştır. İşlemler büyük ölçüde operatörler tarafından teleoperasyon yöntemiyle yürütülmektedir.
Veri Toplama ve Sürekli Öğrenme Süreci
Operatörler, robotların fiziksel yanında durarak bir kontrol arayüzü üzerinden hareketlerini gerçek zamanlı olarak yönlendirmekte ve izlemektedir. Robot, operatörün hareketlerini taklit etmekte ve bu sırada tüm sensör verileri kaydedilmektedir. Bu veriler, robotun “beyni” olarak nitelendirilen yapay zeka modelini eğitmek için kullanılmaktadır. Zamanla yapay zeka modeli iyileştikçe, robot daha az yönlendirmeye ihtiyaç duymakta ve daha otonom hale gelmektedir.
Yeni Nesil İnsansı Robotlar ve Gelecek
Şirket yetkilileri, bu sistemi “sürekli bir öğrenme döngüsü” olarak tanımlamaktadır. Bu çerçevede robotlar, çalışarak veri toplamakta ve gerçek ortamda daha iyi hale gelmektedir. Elde edilen deneyim ve teknolojik kazanımlar, yeni nesil insansı robotlara kapı açmaktadır. Başlangıçta üretim ve lojistik gibi kritik sektörlerde insanlarla birlikte çalışmak üzere tasarlanan robotlar, sağlık hizmetleri ve ev yaşamı gibi birçok alanda da kullanılabilecek şekilde geliştirilmektedir.
