"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,8423 %0.08
55,4922 %-0.02
6.497,13 %-0.05
4.012.627 %0.71
İşçi Haber Teknoloji Yapay Zeka Bilimsel Araştırmalarda Veri Krizini Nasıl Büyütüyor?

Yapay Zeka Bilimsel Araştırmalarda Veri Krizini Nasıl Büyütüyor?

Yapay zekanın bilimdeki artışı, sahte veri ve hayalet makale risklerini gündeme getiriyor. Uzmanlar, sorumluluğun insanda olması gerektiğini vurguluyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Yapay zekanın bilimsel araştırmalarda kullanımı hızla artarken, bu durum sahte veri ve hayalet makale risklerini de beraberinde getiriyor. Bilim dünyasında veri doğruluğu ve araştırma etiği konularında tartışmalar alevlenmiş durumda. Uzmanlar, yapay zeka tarafından üretilen sahte verilerin ve hayalet makalelerin bilimsel süreci baltalayabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Yapay Zeka ve Araştırma Etiği Neden Önemli?

Geçtiğimiz ay OpenAI, matematiğin en büyük sorunlarından biri olan Navier-Stokes denklemlerini yapay zekanın 88 saatte çözdüğünü açıkladı. Ancak bu duyurunun hemen öncesinde, matematikçi Tristan Buckmaster, rakip şirket Anthropic'ten Levent Alpöge ile yürüttükleri bağımsız çalışmanın OpenAI'ın sistemini beslemiş olabileceği endişesini dile getirdi. Bu durum, yapay zekanın araştırma orijinalliği üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi.

OpenAI, bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Ancak yaşanan bu anlaşmazlık, yapay zekanın bilimsel araştırmalardaki rolü ve güvenilirliği konusundaki tartışmaları derinleştirdi.

Sahte Araştırmalar ve Hayalet Alıntılar Artıyor Mu?

Bilimsel dergiler, yapay zeka kaynaklı sahte makale akınıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Ghent Üniversitesi'nden Profesör Dmitry Kobak'ın araştırması, incelenen bir milyondan fazla biyomedikal makalenin yaklaşık yüzde 90'ında yapay zeka izlerine rastlandığını ortaya koydu. Ayrıca, Stanford Üniversitesi'nin bir çalışması, hakem değerlendirmelerinin yüzde 17'sinin yapay zeka ile yazıldığını gösterdi.

Cornell Üniversitesi araştırmacıları ise geçen yıl 147 bin sahte kaynağa atıfta bulunulduğunu tespit etti. Uzmanlar, bu kirliliğin araştırmacıları yanlış yönlendirmesi ve kamu kaynaklarının israf edilmesi konusunda endişelerini dile getiriyor.

Yayıncılar Ne Yapıyor?

Google DeepMind'ın protein katlanmalarını çözen AlphaFold modeli bilimsel bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Ancak şirketin yeni kristal yapılarına dair son tahminleri, insan bilim insanları tarafından yeterince incelenmediği gerekçesiyle eleştirildi. Artan güven krizi üzerine Elsevier ve Nature gibi önde gelen bilimsel yayıncılar, önlemlerini sıkılaştırma kararı aldı.

Yayıncılar, yapay zekanın sadece yardımcı bir araç olarak kalması gerektiğini ve araştırmalarda sorumluluğun tamamen insanda olması gerektiğini vurguluyor. Bu durum, bilim dünyasında yapay zekanın geleceği ve etkileri hakkında daha fazla tartışma yapılmasına yol açıyor.