ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic'in 24 Eylül'de, geliştirdiği Claude modeli yardımıyla yeni bir enzim sisteminin keşfedildiğini duyurması, yapay zekanın bilimsel keşiflerdeki rolüne ilişkin dikkati çekici bir örnek oldu. Bu gelişme, başarının yapay zeka aracına mı yoksa insan emeğine mi atfedileceği yönünde yeni bir etik tartışma doğururken, insan emeğinden beslenerek kendini eğiten yapay zekanın hırsızlık yapmış olabileceği sorusunu akıllara getiriyor.
Claude'un Çalışma Süreci ve İlk Bulgular
Anthropic'in internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 950 Claude ajanına DNA dizilimlerinden oluşan büyük bir veri tabanı içinde RNA'dan DNA sentezleyen ve "ters transkriptaz (RT)" adı verilen enzimlerin yeni ve ilginç örneklerini bulması yönünde komut verildi. Yaklaşık 21 saatin ardından ajanlardan biri dikkati çekici bir bulguya rastladı. Kendine özgü DNA yazılımı ve işlevi bilinmeyen ek bir yardımcı proteini bulunan bu enzim sisteminin tanımlayıcı özellikleri ilk defa Claude tarafından fark edildi.
Biyolog Mestre'den 'İntihal' Şüphesi
Anthropic'in Claude, yeni bir enzim sistemi keşfetti açıklaması, bu enzim sistemi üzerinde uzun yıllardır çalışan Kopenhag Üniversitesinden biyolog Mestre'nin yapay zekanın kendi araştırmalarından yararlanmış olabileceğinden şüphelenmesine yol açtı. Biyolog Mestre, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Claude'un bu sonuca kendisi ve ekibinin bu enzim sistemi üzerine yaptığı çalışmalarla yönlendirilmiş olabileceğini belirterek, Claude'un keşfinin kendi çalışmalarıyla çok yakından örtüştüğünü vurguladı. Mestre, "Araştırmalarım sırasında Claude'u da oldukça yoğun kullandım. Buna bilimsel analizler ve henüz yayımlanmamış çalışmalar üzerine yaptığım görüşmeler de dahildi. Uzantılar sayesinde Claude, projelerimizin bulunduğu Google Drive ve Slack mesajları da dahil olmak üzere araştırma ortamımın bazı bölümlerine erişebiliyordu" dedi.
Otonom Keşif Kavramına İtiraz
Anthropic'in ARTs olarak tanımladığı sistemin, jumbotrons adı verdikleri ve dev virüslerde bulunan özel bir genetik sistemle örtüştüğünü aktaran Mestre, "Burada söz konusu olan yalnızca benzer protein aileleri değil, aynı virüslerde bulunan aynı genler" diye konuştu. Mestre, Claude'un henüz yayımlanmamış araştırmalarından elde edilen bilgiler ışığında bu sonuca varıp varmadığı konusunda kesin bir yorum yapamayacağının altını çizerek, sonucun otonom bir yapay zeka keşfi olarak tanımlanmasını ciddi biçimde sorguladığını ifade etti. Claude'un, uzmanlarca önceden hesaplanmış bir veri seti içinde çalıştığını belirten Mestre, bu yüzden modelin sonucunun bağımsız bir keşif olarak değerlendirilmesine endişeyle yaklaştığını dile getirdi.
Bilimsel Araştırmalarda Güvenlik ve Veri Politikası
Biyolog Mestre, yapay zeka şirketlerinin yayımlanmamış makalelerin modellerin eğitiminde kullanılmasını önlemek için alması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: "Araştırmacılara verileri üzerinde çok daha açık ve ayrıntılı kontrol imkanı tanınmalı. Bu kapsamda şeffaf veri saklama politikaları uygulanmalı, belirsiz varsayılan seçenekler yerine açık rıza alınmalı, modelin çıkarım sürecinde elde ettiği veriler ile eğitim verileri net biçimde ayrılmalı ve bir yapay zeka aracısının hangi bağlantılı hizmetlere erişebileceği denetlenebilir şekilde kontrol edilebilmeli." Mestre, hassas bilimsel araştırmalarda, verilerin dışarıya aktarılmadığı özel yapay zeka sistemleri ile kurumların kendi kontrolünde çalıştırdığı açık kaynaklı yapay zeka modellerinin giderek daha önemli hale geleceğini vurguladı.
Gelecekte Yapay Zeka ve Bilim İnsanları
Yapay zekanın artık bilimsel araştırmaların bir parçası olduğuna ve bu durumun değişmesinin beklenmediğine işaret eden Mestre, "Asıl önemli soru, bilim insanlarının yayımlanmamış çalışmaları, gizli verileri ve fikirlerinin kaynağı üzerindeki kontrolünü kaybetmeden yapay zekadan yararlanabilmelerini sağlayacak altyapı ve uygulamaları nasıl oluşturacağımız" diyerek sözlerini noktaladı.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
