"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5467 %0.06
54,8411 %0.04
6.215,03 % 0,64
2.972.532 %-1.232
İşçi Haber Teknoloji Yapay zekâ yarışını algoritmalar değil, CEO’lar kazanıyor

Yapay zekâ yarışını algoritmalar değil, CEO’lar kazanıyor

BCG’nin CEO araştırması, yapay zekâ yatırımlarının finansal sonuçlar doğurduğunu ve CEO’ların yönetim becerilerinin önemini vurguluyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Yapay zekâ, günümüzde şirketlerin stratejik planlamalarında önemli bir yer edinmiş durumdadır. Boston Consulting Group'un (BCG) gerçekleştirdiği son CEO araştırması, yapay zekâ yatırımlarının finansal sonuçlar üretmeye başladığını ortaya koymaktadır. Ancak bu süreçte asıl belirleyici faktör, kullanılan algoritmalar değil, CEO’ların bu dönüşümü nasıl yönettiğidir.

Yapay zekâ ve şirket dönüşümü nasıl bir etki yaratıyor?

Yapay zekâyı bir teknoloji projesi olarak görmek yerine, şirket dönüşümünün bir parçası olarak değerlendiren kurumlar, rakiplerinden belirgin bir şekilde ayrışmaktadır. Bu şirketler, yapay zekâyı maliyetleri düşüren, gelir yaratan ve rekabet avantajı sağlayan somut bir iş aracı haline getirmiştir. Araştırma, yapay zekâ yatırımlarının sadece finansal katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda şirketlerin genel performansını da artırdığını göstermektedir.

BCG’nin araştırmasına katılan CEO’ların yaklaşık yüzde 90’ı, yapay zekâ yatırımlarından maliyet avantajı veya gelir artışı elde etmeye başladıklarını belirtmektedir. Ancak bu kazanımların büyük bir kısmı hâlâ sınırlı ölçekte kalmaktadır. Asıl sorun, teknolojinin yetersizliği değil, organizasyonların bu dönüşümü şirket genelinde yayacak yönetim modelini kuramamasıdır.

CEO’ların yapay zekâ önündeki engelleri nasıl değerlendiriliyor?

BCG’nin dikkat çektiği önemli bulgulardan biri, CEO’ların yapay zekânın önündeki engelleri artık teknoloji eksikliği olarak görmemesidir. Finansal etkiyi sınırlayan başlıca nedenler arasında organizasyon yapısı, süreçler ve insan kaynağı öne çıkmaktadır. Araştırma, şirketlerin ne yapılması gerektiğini bildiğini ancak bunu uygulamakta zorlandığını ortaya koymaktadır.

Örneğin, CEO’lar yapay zekâ projelerinin finansal sonuçlarla ilişkilendirilmesi gerektiği konusunda hemfikirdir. Ancak şirketlerin yalnızca yüzde 14’ü, tüm yapay zekâ projeleri için beklenen kâr-zarar etki analizini önceden tanımlamaktadır. Ayrıca, yöneticiler yapay zekânın iş yapış biçimlerini değiştireceğini kabul etmekte, fakat organizasyonların üçte birinden daha azı süreçleri yeniden tasarlamak ve çalışanların yetkinliklerini geliştirmek için gerekli bütçeyi ayırmaktadır.

Başarılı şirketlerin yapay zekâ yönetim yaklaşımları nelerdir?

BCG’ye göre, yapay zekâ yarışının yeni bir evreye geçtiği görülmektedir. İlk dönemde avantaj sağlayan unsur teknolojiye erken yatırım yapmakken, günümüzde belirleyici olan unsur bu yatırımı kurumsal dönüşüme çevirebilmektir. Başarılı şirketler, yapay zekâyı yalnızca dijitalleşme projesi olarak değil, yönetim modeli, organizasyon ve insan kaynağını birlikte dönüştüren kapsamlı bir değişim programı olarak ele almaktadır.

Araştırmada finansal açıdan güçlü sonuçlar elde eden şirketlerle diğerleri karşılaştırıldığında, dört temel yönetim yaklaşımı öne çıkmaktadır. Bu şirketlerde CEO, dönüşümün sahibi konumunda bulunmakta, ancak uygulama sorumluluğunu doğrudan iş birimlerine bırakmaktadır. Yapay zekâ, yalnızca bilgi işlem departmanının gündemi olmaktan çıkarılmakta, tüm iş kollarının performans hedeflerine entegre edilmektedir. Başarı, yapılan proje sayısıyla değil, elde edilen iş sonuçlarıyla ölçülmektedir.