reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7378 %0.06
51,8244 %-0.05
6.921,81 % -1,34
2.974.782 %-1.106
İşçi Haber Trabzon Trabzon’da 13 yaşındaki öğrenci odasında ölü bulundu : Sanal oyun iddiası

Trabzon’da 13 yaşındaki öğrenci odasında ölü bulundu : Sanal oyun iddiası

Trabzon’da 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin evindeki odasında ölü bulundu. Olayla ilgili “sanal oyun” iddiası gündeme gelirken, uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi.

Okunma Süresi: 3 dk

Trabzon’da ortaokul öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin (13), evindeki odasında ölü bulundu. Bilgin’in, "sanal oyundaki görevleri yerine getirmek için kendini kapıya astığı" öne sürüldü.

Ailesi odasında hareketsiz halde buldu

Olay, önceki gün Pelitli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; 8'inci sınıf öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin, okul sonrası geldiği evde odasından uzun süre çıkmadı. Durumdan şüphelenen aile fertleri, girdiği odada Bilgin’i kapıya asılı halde hareketsiz buldu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Bilgin, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bilgin’in, "sanal oyundaki görevleri yerine getirmek için kendini kapıya astığı" iddia edildi. Bilgisayarı incelemeye alınan Bilgin’in cenazesi, Çarşıbaşı ilçesinde toprağa verildi.

Uzmandan ‘sanal oyun’ ve şiddet uyarısı

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şeniz Özhan, dijital ekranlarda uzun süre vakit geçirmenin çocukların ruhsal ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Şiddet içerikli dijital oyunlara ve programlara maruz kalan çocuklar, şiddeti normal bir iletişim biçimi olarak algılayabiliyor. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar, izlediklerini ve oynadıklarını sorgulayabilecek bilinç düzeyinde değil." dedi.

Özhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve çevrim içi platformlarla geçirilen uzun saatlerin aile içi iletişimi zayıflattığını ifade etti.

Dijital içerik takibi ve ekran süresi vurgusu

Çocukların dijital içeriklerinin mutlaka takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Özhan, "Çocukların hangi oyunları oynadıkları, hangi dijital platformlarda vakit geçirdikleri ve neleri izlediklerinin takip edilmesi son derece önemli. Önlem alınmadığında çocuklar şiddet içerikli oyunlara ve programlara maruz kalabiliyor." diye konuştu.

Şiddetin ev ortamında yaşanması halinde çocukların bunu normal bir iletişim biçimi olarak algılayabileceğini belirten Özhan, "Şiddet ev ortamında yaşanıyorsa çocuk bunu normal bir iletişim biçimi olarak görebiliyor. Empati duygusu zayıflayan çocuk, okul ortamında akranlarına da bu davranışı uygulayabiliyor." ifadelerini kullandı.

Özhan, ailelerin dijital ekranlardan uzak geçirilen zaman dilimlerini ortak bir ilke haline getirmesi gerektiğini belirterek, "Belli bir süre dijital ekranlardan uzak kalmaya yönelik aile içi bir prensibin oluşturulması, aile içi iletişimi güçlendiriyor ve çocukların kendilerini aileleriyle birlikte önemli hissetmelerine katkı sağlıyor." dedi.

Ailelere özellikle akşam yemeğinden sonra ekransız vakit geçirmeyi öneren Özhan, çocuklarla oyun oynanabileceğini, sohbet edilebileceğini ya da günün belirlenen bir konusu üzerine konuşulabileceğini kaydetti.

'şiddeti normal bir iletişim biçimi olarak algılayabiliyor'

Okullarda yalnızca akademik başarının değil, çocukların psikososyal gelişiminin de takip edilmesi gerektiğini belirten Özhan, "Şiddet içerikli dijital oyunlara ve programlara maruz kalan çocuklar, şiddeti normal bir iletişim biçimi olarak algılayabiliyor. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar, izlediklerini ve oynadıklarını sorgulayabilecek bilinç düzeyinde değil. Okullarda şiddeti önleme birimlerinde öğretmenler, psikologlar, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanları birlikte çalışmalı. Öfke kontrolü öğretilmeli. Şiddet uygulayan çocuk da bir mağdur. Bu nedenle etiketleyici değil, destekleyici bir yaklaşım benimsenmeli ve aile bu sürecin mutlaka içinde yer almalıdır." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Hürriyet