Trabzon’da ortaokul öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin (13), evindeki odasında ölü bulundu. Bilgin’in, "sanal oyundaki görevleri yerine getirmek için kendini kapıya astığı" öne sürüldü.
Ailesi odasında hareketsiz halde buldu
Olay, önceki gün Pelitli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; 8'inci sınıf öğrencisi Abdulkadir Eymen Bilgin, okul sonrası geldiği evde odasından uzun süre çıkmadı. Durumdan şüphelenen aile fertleri, girdiği odada Bilgin’i kapıya asılı halde hareketsiz buldu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Bilgin, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bilgin’in, "sanal oyundaki görevleri yerine getirmek için kendini kapıya astığı" iddia edildi. Bilgisayarı incelemeye alınan Bilgin’in cenazesi, Çarşıbaşı ilçesinde toprağa verildi.
Uzmandan ‘sanal oyun’ ve şiddet uyarısı
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şeniz Özhan, dijital ekranlarda uzun süre vakit geçirmenin çocukların ruhsal ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Şiddet içerikli dijital oyunlara ve programlara maruz kalan çocuklar, şiddeti normal bir iletişim biçimi olarak algılayabiliyor. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar, izlediklerini ve oynadıklarını sorgulayabilecek bilinç düzeyinde değil." dedi.
Özhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve çevrim içi platformlarla geçirilen uzun saatlerin aile içi iletişimi zayıflattığını ifade etti.
Dijital içerik takibi ve ekran süresi vurgusu
Çocukların dijital içeriklerinin mutlaka takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Özhan, "Çocukların hangi oyunları oynadıkları, hangi dijital platformlarda vakit geçirdikleri ve neleri izlediklerinin takip edilmesi son derece önemli. Önlem alınmadığında çocuklar şiddet içerikli oyunlara ve programlara maruz kalabiliyor." diye konuştu.
Şiddetin ev ortamında yaşanması halinde çocukların bunu normal bir iletişim biçimi olarak algılayabileceğini belirten Özhan, "Şiddet ev ortamında yaşanıyorsa çocuk bunu normal bir iletişim biçimi olarak görebiliyor. Empati duygusu zayıflayan çocuk, okul ortamında akranlarına da bu davranışı uygulayabiliyor." ifadelerini kullandı.
Özhan, ailelerin dijital ekranlardan uzak geçirilen zaman dilimlerini ortak bir ilke haline getirmesi gerektiğini belirterek, "Belli bir süre dijital ekranlardan uzak kalmaya yönelik aile içi bir prensibin oluşturulması, aile içi iletişimi güçlendiriyor ve çocukların kendilerini aileleriyle birlikte önemli hissetmelerine katkı sağlıyor." dedi.
Ailelere özellikle akşam yemeğinden sonra ekransız vakit geçirmeyi öneren Özhan, çocuklarla oyun oynanabileceğini, sohbet edilebileceğini ya da günün belirlenen bir konusu üzerine konuşulabileceğini kaydetti.
'şiddeti normal bir iletişim biçimi olarak algılayabiliyor'
Okullarda yalnızca akademik başarının değil, çocukların psikososyal gelişiminin de takip edilmesi gerektiğini belirten Özhan, "Şiddet içerikli dijital oyunlara ve programlara maruz kalan çocuklar, şiddeti normal bir iletişim biçimi olarak algılayabiliyor. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar, izlediklerini ve oynadıklarını sorgulayabilecek bilinç düzeyinde değil. Okullarda şiddeti önleme birimlerinde öğretmenler, psikologlar, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanları birlikte çalışmalı. Öfke kontrolü öğretilmeli. Şiddet uygulayan çocuk da bir mağdur. Bu nedenle etiketleyici değil, destekleyici bir yaklaşım benimsenmeli ve aile bu sürecin mutlaka içinde yer almalıdır." ifadelerini kullandı.
Kaynak: Hürriyet
