Kahramanmaraş’ta yaşayan Sema ve Abdullah Bozoklar çifti, 21 Mayıs 2021'de kızları Deniz Esin'i kucaklarına aldı. Prematüre doğan bebek, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi’nde kuvöze alındı. Aileye daha sonra çocuklarının bedensel engelli, serebral palsi ve epilepsi hastası olduğu söylendi. Bozoklar çifti, 3 yıl boyunca kızlarının bu durumunun "doğuştan" olduğuna inanarak yaşadı.
Skandal, Haziran 2024'te aileye e-Devlet üzerinden gelen bir duruşma mesajıyla patlak verdi. Mesajın ardından avukatları Sait Bolat aracılığıyla dosyayı inceleyen aile, kızlarının 5 günlükken hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık tarafından darbedildiğini ve aslında bu şiddet nedeniyle engelli kaldığını öğrenince şok geçirdi.
Kan aldığı 14 dakika boyunca şiddet uyguladı: Başına vurdu, bacağını kırdı
Yargılama süreci devam ederken dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntüleri, vicdanları sızlatan vahşeti gözler önüne serdi. Görüntülerde, hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık'ın 5 günlük bebekten kan alma işleminin tam 14 dakika sürdüğü görülüyor.
Kayıtlarda; ağlamaya başlayan bebeğin başına defalarca vuran vicdansız hemşirenin, ardından bebeğin bacağını şiddetle sıkarak kendine doğru çektiği ve o anda bebeğin acıyla durağanlaştığı saptandı. Müdahale sonrasında bebeğin sol bacağını bir daha hareket ettiremediği ve bacağının kırıldığı resmi raporlarla da tescillendi. Hemşirenin bacağın durumunu fark edip kontrol ettiği ancak kimseye haber vermeden olay yerinden ayrıldığı görüntülere yansıdı.
Şiddeti ailesinden bile sakladılar: Hastane yönetiminin ihmali
Olayın ardından 31 Mayıs 2021'de başka bir hemşirenin bebeğin bacağındaki şişliği fark etmesiyle hastane yönetimi durumu tespit etti. Yönetim, kendi içinde başlattığı soruşturma ile hemşirenin iş akdini feshetti ve konu İl İdare Kurulu'na bildirildi.
Ancak en büyük skandal, bu bilginin aileden saklanması oldu. Hastane yönetimi, Deniz bebeği özel bir hastaneye sevk ederken aileye şiddet olayından bahsetmedi. Aileye sadece bebeğin engelli olduğu ve çeşitli hastalıklarla doğduğu bilgisi verildi. Bu "bilgi saklama" hamlesi, ailenin adalete ulaşmasını 3 yıl geciktirdi.
Avukat Sait Bolat: ‘Bunun adı basit bir darp değil vahşettir’
Görüntüleri değerlendiren ailenin avukatı Sait Bolat, sanığın eylemlerinin "kasten yaralama" sınırlarını aştığını vurguladı. Bolat, "Sanık tam 14 dakika boyunca 5 günlük bebeğimizden kan almaya çalışırken defalarca başına vuruyor. Ayağına yapılan müdahale sonucu kemiğinin kırıldığını görüyoruz. Bu basit bir darp olayı değil; 14 dakika boyunca süren bir vahşet, eziyet ve işkencedir. Biz bunun 'adam öldürmeye teşebbüs' suçu olduğu kanaatindeyiz" dedi. Avukat Bolat ayrıca, sanığın bir gün bile gözaltına alınmamış olmasının ve serbestçe hayatına devam etmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Adalet Bakanı Tunç: ‘Yoğun bakımda şiddet kabul edilemez’
Ortaya çıkan görüntülerin ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da bir açıklama yaptı. Bakan Tunç, Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılamanın devam ettiğini hatırlatarak, "Yaşamı korumakla yükümlü bir kişinin en korunmasız bir cana zarar vermesi insanlığa ve mesleki etik değerlere karşı işlenmiş ağır bir ihlaldir. Adalet, hiçbir tereddüde yer bırakmadan tecelli edecektir" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA, Sabah
