reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9530 %0.15
52,0056 %0.18
7.397,85 % 0,89
2.886.679 %-1.874
İşçi Haber Videolar Gündem Seçil Erzan davasında gerekçeli karar: 102 yıllık cezanın perde arkası belli oldu

Seçil Erzan davasında gerekçeli karar: 102 yıllık cezanın perde arkası belli oldu

İstanbul’da yüksek karlı gizli fon vaadiyle ünlü futbolcuları ve iş insanlarını dolandıran Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, Erzan’ın mağdurların iradelerini sakatladığını ve bankacılık sistemine girmeyen paralar nedeniyle eylemlerin zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu belirtti.

KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla ceza alan banka şube müdürü Seçil Erzan'ın yöntemleri kararda detaylandırıldı. Fonun Fatih Terim adına olduğunu ve Terim'in de bu fondan kazandığını belirterek ne kadar para yatırırlarsa getiri tutarının o kadar fazla olacağını söylediği aktarıldı.

Açıklanan gerekçeli kararda, Seçil Erzan'ın katılanlara genel olarak banka nezdinde getirisi çok yüksek olan fon bulunduğunu ve bu fona herkesin alınmadığını söylediği, söz konusu fonun başında o dönemde bankada genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak görev yapan Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu'nun olduğunu ifade ederek mağdurları ikna ettiği kaydedildi.

'Gizli Fon' Yalanıyla Mağdurların İradeleri Nasıl Sakatlandı?

Kararda, Seçil Erzan'ın katılanlara söz konusu fona paranın döviz üzerinden yatırıldığını söylediği, paranın bankanın genel merkezine fiziki olarak götürülerek elden alındığını ve oradan sisteme sokulduğunu, bu nedenle de uygulamadan görünmediğini söyleyerek genel olarak katılanların iradelerini sakatladığı ifade edildi. Erzan'ın katılanlardan ilk başta almış olduğu paranın getirisi diyerek fazlası ile iade yaptığı, bu şekilde katılanların güvenini pekiştirdiği, tekrar kazanacakları vaadiyle vermiş olduğu paranın bazılarından bir kısmını, bazılarından tamamını, bazılarından da daha da fazlasını alarak sonunda sistem içerisinde ödeme yapamadığından olayın ortaya çıktığı kaydedildi.

Banka Kaynakları Kullanılmadığı İçin ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ Sayılmadı

Seçil Erzan'ın bankanın bir faaliyeti kapsamında bankayı temsilen hareket etmediğinin ve suçun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığının belirtildiği gerekçeli kararda dikkat çeken bir hukuki tespit yapıldı. Erzan'ın sırf banka müdürü olması, mağdurlardan elden alınan paranın banka veya kredi kurumunun dolandırıcılık suçunda araç olarak kullanıldığının kabulü için yeterli olmadığı aktarıldı. Bu sebeple Erzan'ın eylemlerinin ‘banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle' nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, kişisel eylemleri üzerinden değerlendirildiği ifade edildi.

Zimmet mi Dolandırıcılık mı? Mahkemenin Hukuki Analizi

Gerekçeli kararda ayrıca, bankacılık zimmeti suçundan sanık hakkında kesin karar bulunduğundan bu suçtan yargılama yapılması usulen mümkün olmadığı hatırlatıldı. Bankacılık zimmeti yönünden bankacılık sistemine girmiş bir paranın da bulunmadığı, zimmet suçunun söz konusu olabilmesi için failin zimmetine geçirdiği para ve diğer varlıkların bankaya ait olması gerektiği vurgulandı. Üçüncü kişilere ait malların zimmete geçirilmesinin ancak hırsızlık, dolandırıcılık gibi başka suçlara vücut verebildiği, dolayısıyla Erzan'ın, mağdurların hulus ve saffetinden yararlanarak, imzalarını da almak suretiyle bordrodaki miktarlardan noksan ödeme yapmasının zimmet değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Kaynak: İHA