Altunsoy yazısında, kamuoyunda yaygın olarak kullanılan “mayın eşeği” tabirinin ortaya çıkışına ilişkin bir örnek üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Sınır bölgelerindeki mayınlı arazilerden geçmek isteyen kaçakçıların, kendilerinin zarar görmemesi için önce eşeği öne sürdüğünü belirten Altunsoy, hayvanın geçtiği güzergâhın güvenli olup olmadığının bu şekilde kontrol edildiğini aktardı.
Bu yöntemde eşeğin mayına basması halinde ise başka bir eşeğin öne gönderildiğini belirten Altunsoy, güvenli bir güzergâh oluşturuluncaya kadar çok sayıda hayvanın telef olabildiğini ifade etti. Yazıda bu yaklaşımın “mayın eşeği yöntemi”, kullanılan hayvanın ise “mayın eşeği” olarak adlandırıldığı belirtildi.
‘Riskin Olduğu Her Yerde Benzerleri Var’
Altunsoy, söz konusu yöntemin yalnızca kaçakçılık faaliyetleriyle sınırlı olmadığını savunarak, hayatın farklı alanlarında bunun benzer örneklerinin görülebileceğine dikkat çekti.
Askerİ operasyonlar, siyaset ve iş dünyası gibi riskin bulunduğu alanlarda bazı kişilerin sonucu görmek amacıyla başkalarını öne sürebildiğini belirten Altunsoy, bu durumun kimi zaman kişinin farkında olmadan da gerçekleşebildiğini ifade etti.
Yazıda, bazı kişilerin öne sürülen konumunda bulunduğunun farkına varmadığı, bazılarının ise makam, para, şöhret veya farklı çıkarlar karşılığında bu durumu bilerek kabul ettiği değerlendirmesine yer verildi.
‘Öne Sürülenlerin Kaderi Değişmiyor’
Altunsoy, yazısının sonunda “mayın eşeği” benzetmesini insan ilişkileri ve yaşamın farklı alanlarındaki riskler üzerinden değerlendirdi. Öne sürülen kişilerin karşı karşıya kaldığı sonuçların çoğu zaman değişmediğini belirten Altunsoy, riskin başkasına yüklenmesi durumunda ilk zararı görenlerin de öne çıkarılan kişiler olduğunu ifade etti.
