Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Anayasa Mahkemesi, liselerde başörtüsüne izin veren düzenlemeyi iptal etti. Mahkemenin aldığı bu karar ile birlikte, başörtüsü yasağı yeniden yürürlüğe girdi. Karar, ülkede hem destek hem de tepki ile karşılandı.
SENDİKANIN BAŞÖRTÜ TEPKİSİ GÜNDEM OLDU
Kararın açıklanmasının ardından, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) salonda bulunan üyeleri ve sendika başkanı Selma Eylem duygusal anlar yaşadı. Sendika üyelerinin birbirine sarılarak gözyaşı döktüğü anlar, salonda “Kıbrıs laikti, laik kalacak” sloganları eşliğinde kayıtlara geçti. Bu görüntüler kısa sürede kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Karara Tepki ve Destek
Mahkemenin iptal kararına yalnızca destek değil, karşıt tepkiler de yükseldi. Salonda bulunan bir yurttaş, kararı sevinçle karşılayanlara “Kıbrıs Müslüman Türk devletidir. Çocuklarımız ellerinizden kurtulacak” sözleriyle tepki gösterdi. Bu ifadeler, konunun toplumsal düzeyde farklı kesimlerde nasıl algılandığını gözler önüne serdi.
KKTC'DE BAŞÖRTÜ YASAĞINI MEDYA 2 YÖNLÜ ELE ALDI
KKTC’deki basın organları kararı farklı bakış açılarıyla değerlendirdi. Bir gazete, “Başörtüsü yasağı için mücadele edenler sevinç gözyaşı döktü” ifadesini manşetine taşırken, bir başka gazete ise “Sevinç gözyaşları… Ama özgürlük için değil, yasak için” başlığını kullanarak kararı eleştirdi. Bu farklı manşetler, medyanın olay karşısındaki yaklaşımını ortaya koydu.
Sendikanın Geçmiş Açıklamaları Gündemde
Tartışmaların ardından, sendika yöneticilerinin geçmişte yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. The Guardian gazetesine konuşan eski sendika genel sekreteri Şener Elcil’in “Türkiye bizim en büyük sorunumuz” sözleri, sendikanın Türkiye’nin eğitim ve sosyal politikalarına yönelik eleştirilerinin bir yansıması olarak hatırlatıldı.
Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü düzenlemesini iptal etmesi, yalnızca bir hukuki karar olmanın ötesinde, KKTC’de laiklik, kimlik ve özgürlükler konusundaki derin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Karar, toplumun farklı kesimlerinde zıt duygulara yol açarken, eğitim alanındaki özgürlükler ile yasaklar arasındaki tartışmayı da daha görünür hale getirdi.
