Araştırmalar, ataların yaşam öykülerini keşfetmenin zihinsel sağlık üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini ve nesiller arası travmanın kırılmasında etkili bir araç olabileceğini ortaya koyuyor.
Swinburne Teknoloji Üniversitesi’nden emekli psikoloji profesörü Susan Moore, ailelerin zorlukları aşma hikayelerinin yeni nesillere aktarıldığında güçlendirici olabileceğini belirtiyor. Moore’un araştırmalarına göre, aile geçmişiyle ilgilenen bireyler, hayatları üzerinde daha fazla kontrol sahibi hissediyor ve kendilerini daha derinlemesine anlama fırsatı buluyor.
“Aile geçmişini bilen çocuklar ve gençler, daha yüksek memnuniyet ve iyi olma düzeyine sahip oluyor,” diyor Moore.
Nesiller Arası Travmayı Önlemede Araştırmalar
Moore, Avustralya’da yaklaşık 1.000 hobi amaçlı soy araştırmacısını inceleyerek, aile tarihiyle ilgilenmenin bireylerin yaşamlarını anlamlandırmalarına ve atalarının yaşadığı zorluklara karşı minnettarlık duymalarına katkı sağladığını ortaya koydu.
Diğer çalışmalar da, gençlerin aile geçmişi bilgisiyle benlik algısının güçlendiğini ve bunun psikolojik iyi oluş üzerinde olumlu etkiler yarattığını gösteriyor. Bu bilgi, klinik ve eğitimsel ortamlarda da kullanılabiliyor.
Sözlü tarihçi ve kültürel lider Mi’Jan Celie Tho-Biaz, atalarının zorluklarla dolu yolculuklarının, güncel yaşamda dayanıklılık ve güç kaynağı olduğunu belirtiyor. Tho-Biaz, atalarla iletişim kurmanın – ister araştırma, ister yazı veya meditasyon yoluyla olsun – kimlik ve özyönetim duygusunu desteklediğini vurguluyor.
Negatif Döngüleri Kırma Potansiyeli
Araştırmalar, atalarla bağlantı kurmanın nesiller arası travmayı önleyebileceğini gösteriyor. Moore, ailesinde intihar geçmişi olan gençlerin, aile tarihini araştırarak terapötik yardım arayışına yöneldiğini belirtiyor.
Sosyal tarihçi ve eski danışman Helen Parker-Drabble, aile geçmişiyle ilgilenmenin bazı kişiler için “yaşamı tamamen değiştirebileceğini” ve suçluluk, utanç veya özne kinini azaltabileceğini ifade ediyor.
Olumsuz Keşiflerin Psikolojik Etkileri
Moore, soy araştırmasının her zaman pozitif sonuçlar doğurmadığını vurguluyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, araştırma sırasında üzüntü veya öfke gibi olumsuz duygular yaşadı; ancak neredeyse tamamı gurur, mutluluk ve güç duyguları da deneyimledi.
Geçmişin bağlamında anlaşılması ve sorunlu noktaların kabul edilmesi, üzüntüyü aile için dayanıklılık ve güç hikayesine dönüştürmeye olanak tanıyor. Araştırmacılar, bu sürecin güvenli ve destekleyici bir ortamda yürütülmesinin önemine dikkat çekiyor.
Aile geçmişiyle ilgilenmek, bireylerin kendilerini ve yaşamlarını daha iyi anlamalarını sağlıyor, psikolojik dayanıklılığı artırıyor ve nesiller arası travmanın önüne geçiyor. Araştırmalar, atalarla bağlantı kurmanın zihinsel sağlık için güçlü bir araç olabileceğini ortaya koyuyor.
Kaynak: BBC
