Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki Cuma hutbesinde, kul hakkının ihlalinin bireysel ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. “Kul Hakkı Ateşten Gömlektir” başlığıyla Türkiye genelindeki camilerde okunan hutbede, hem günlük hayattan somut örnekler hem de uluslararası meselelere ilişkin mesajlar yer aldı.
Temel Hakların Korunması Vurgusu
Hutbede, insan hayatına ve temel haklara dair İslami bakış açısı ayrıntılı biçimde ele alındı. Canın, malın, dinin, aklın ve neslin korunmasının Allah katında kutsal ve dokunulmaz olduğu ifade edilerek, bu değerlerin ihlalinin büyük bir vebal ve kul hakkı ihlali olduğu belirtildi.
Bu hakların korunmaması hâlinde sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de ciddi zararlara yol açacağına dikkat çekildi.
En Ağır Hak İhlali: Can Hakkı
Hutbede en ağır kul hakkı ihlali olarak bir insanın yaşam hakkına kastetmek gösterildi. Bu bağlamda, güncel küresel sorunlara da değinilerek, “Siyonist zalimlerin dünyanın gözü önünde işlediği insanlık suçları” ifadesiyle özellikle Gazze’de yaşananlara dikkat çekildi. Mazlumlara karşı duyarsız kalınmaması gerektiği vurgulanarak, hem maddi hem de manevi destek çağrısı yapıldı.
Günlük Hayatta Karşılaşılan Hak İhlalleri
Hutbe metninde kul hakkı konusu, toplumun farklı kesimlerini ilgilendiren çok sayıda örnekle açıklandı. Kız çocuklarının mirastan haksız şekilde mahrum bırakılması, arazilerin izinsiz gasp edilmesi, asılsız iddialarla insanların mağdur edilmesi gibi uygulamalar, “ateşten gömlek giymekle” eş tutuldu.
Çalışma hayatına ilişkin mesajlarda ise işverenlerin çalışanlara karşı adil davranması gerektiği; ücretlerin zamanında ödenmesi ve sigortalı çalıştırmanın bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Çalışanlardan da işverenin malına zarar vermemeleri ve çalışma saatlerine riayet etmeleri istendi.
Ticaret ve Üretimde Dürüstlük Uyarısı
Ticaret ve üretim alanlarında da kul hakkı ihlallerinin sıkça yaşandığına dikkat çekilen hutbede, zemin etüdü yapılmadan bina inşa edilmesi, kalitesiz malzeme kullanımı ve malzemeden çalma gibi uygulamaların insanları aldatmak anlamına geldiği belirtildi. Bu tür davranışların hem dünyada hem de ahirette sorumluluk doğuracağı hatırlatıldı.
Ayrıca, ürün fiyatlarında yabancı uyruklulara farklı tarife uygulamak, üreticiye hakkını vermemek, sağlığa zararlı madde kullanımı, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışı, stokçuluk ve karaborsacılık gibi faaliyetler de kul hakkı kapsamına alındı.
Dijital Mecralarda Hak İhlali
Sosyal medya ve dijital platformlar da hutbenin gündemindeydi. Kamusal alanların şahsi çıkarlar için kullanılmasının ve sosyal medya üzerinden yalan haberlerle kişilerin onuruna zarar verilmesinin de kul hakkı olduğu açıkça belirtildi. Bu tür eylemlerin sadece etik değil, dini açıdan da ciddi sorumluluk doğurduğu vurgulandı.
Ailede Başlayan Hak Bilinci
Hutbenin sonunda, kul hakkına karşı duyarlılığın bireyin en yakın çevresi olan ailede başladığı hatırlatıldı. Bu bilincin, güçlü bir dini eğitim ve manevi farkındalıkla pekiştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Son bölümde yer alan uyarıda şu ifadelere yer verildi: “Kul hakkı, mahşer günü en ağır hesaplardan biridir. Hak sahibiyle helalleşmeden, ona verilen zararı karşılamadan bu sorumluluktan kurtulmak mümkün değildir.”
