Son dönemde dijital dünyanın gündeminde ünlülerin kıyafetlerinden çok dikkat çeken kasları var. Miley Cyrus ya da Lauren Sanchez’in belirgin kol kasları için yapılan yorumlar ve paylaşımlar sosyal medyada geniş yer buluyor. Spor salonlarında şekillenen bedenler artık kamusal alanda daha görünür ve konuşulur durumda. Tartışma şu: Bu akım geçici bir trend mi, yoksa yeni bir toplumsal değer mi?
fıtness sektörü son yıllarda büyüme gösterdi
Yıllarca dayatılan “sıfır beden” idealinin zamanla body-positive yaklaşımına evrilmesi kadınlar açısından nasıl dönüştürücü olduysa, bugün odağın kas gücü ve aktif yaşam göstergelerine kayması da benzer ölçüde dikkat çekici. Özellikle kadınların kas kütlesini artırmayı hedeflemesi ve fiziksel gücü erkeklikle eşitlemeden serbest ağırlıklara yönelmesi önemli bir kırılma noktası.
Aynı zamanda sağlıklı ve uzun yaşam (longevity) çalışmalarının yaygınlaşması, kas yapımının önemine dair bilimsel verilerin artması fitlik gündemine akademik bir dayanak sunuyor. 2025 tarihli Health & Fitness Association raporuna göre fitness sektörü son yıllarda rekor düzeyde büyüme gösterdi; her dört Amerikalıdan biri spor salonu üyeliğine sahip. Sosyal medya, küresel spor giyim markaları ve influencer ekonomisi de bu yükselişi lüks tüketimle besleyerek fit görünümü ayrıcalıklı bir yaşam tarzının parçası olarak konumlandırıyor.

fit olmak koruyucu bir yaşam biçimi
Kaslı bir bedenin “hak edilmiş” bir statü olarak algılanmasının nedeni ise satın alınabilir olmaması; emek, zaman ve istikrar gerektirmesi. Fitlik; yalnızca belirgin kasları değil, öz disiplin, zihinsel dayanıklılık ve kararlılığı temsil ediyor. Ancak bu tabloya eşlik eden maddi gerçekler de var: Donanımlı salon üyelikleri, kişisel antrenörler, kaliteli beslenme ve en önemlisi zaman. Sağlıklı yaşam herkes için önemli olsa da ideal koşullarda fit bir görünüm elde etmek herkes için eşit derecede erişilebilir değil.
Teknoloji milyarderlerinin “uzun yaşam” arayışının gündemde olduğu bir çağda, kitlelerin de bu yönde motive olmaya devam edeceği öngörülüyor. Artan stres, metabolik rahatsızlıklar ve duruş bozuklukları, aktif yaşamı neredeyse zorunlu bir gündem maddesine dönüştürüyor. Uzmanlara göre fit olmak artık yalnızca estetik değil; hem tedavi edici hem de koruyucu bir yaşam biçimi. Günümüz reçetelerinde ağırlık çalışmaları ve omurga sağlığını destekleyen core egzersizleri daha sık yer alıyor.
Fitlik ister yeni bir trend ister çağın statü sembolü olarak görülsün, bireyler için gerçek ve somut faydalar barındırıyor. Önemli olan bu yaklaşımı aşırılıklara kaçmadan, dengeli biçimde hayatımıza entegre edebilmek. Statü için ya da sağlık için… Koşmak, ağırlık kaldırmak, pilates yapmak ya da yeni spor akımlarını denemek fark etmiyor.
Kaynak: Inc Türkiye Business Magazine
