reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8478 %0.03
51,7708 %0.14
7.310,92 % 1,78
2.880.400 %-2.642
İşçi Haber Yaşam Kan aldırmak orucu bozar mı? Diyanet’ten tahlil ve kan bağışı açıklaması : Oruçluyken kan verilir mi?

Kan aldırmak orucu bozar mı? Diyanet’ten tahlil ve kan bağışı açıklaması : Oruçluyken kan verilir mi?

Ramazan ayında sağlık kontrolleri veya tahlil yaptırmak durumunda kalan vatandaşlar, "Kan aldırmak orucu sakatlar mı?" sorusuna yanıt arıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi açıklamaları ışığında, iğne yaptırmak ve kan vermenin oruca etkisini tüm detaylarıyla derledik.

Okunma Süresi: 3 dk

Ramazan ayının manevi ikliminde ibadetlerini eksiksiz yerine getirmek isteyenlerin aklındaki en büyük soru işaretlerinden biri sağlık işlemleridir. Özellikle hastaneye gitmek durumunda kalan veya düzenli tahlil yaptıran vatandaşlar, yaptıkları işlemin ibadetlerine bir zarar verip vermeyeceğini merak ediyor. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yanıtlarıyla kan verme ve oruç ilişkisine dair merak edilen tüm detaylar:

Tahlil İçin Kan Vermek Orucu Sakatlar mı? 

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi görüşüne göre; vücuttan kan çıkması, hangi sebeple olursa olsun teknik olarak orucu bozmamaktadır. İslam hukukunda orucu bozan temel ölçüt, vücuda dışarıdan bir besin, gıda veya takviye edici maddenin girmesidir. Kan aldırma işleminde ise vücuda bir madde girişi değil, aksine vücuttan bir madde çıkışı söz konusudur. Bu nedenle tahlil yaptırmak, parmak ucundan kan şekerine baktırmak veya sağlık gerekçesiyle kan aldırmak ibadete engel teşkil etmemektedir. 

Oruçluyken Halsiz Düşmek: Kan Vermek İbadete Engel mi?

Kan aldırmak orucu teknik olarak bozmasa da, kişinin fiziksel durumu bu noktada önem kazanmaktadır. Eğer bir kişi kan verdiği için aşırı derecede halsiz düşecekse, tansiyon sorunu yaşayacaksa ve bu durum günün geri kalanında oruç tutmasını imkansız hale getirerek sağlığını riske atacaksa, kan verme işleminin iftardan sonraya bırakılması dinen tavsiye edilir. Ancak tıbbi bir zorunluluk varsa, operasyon öncesi kan verilmesi gerekiyorsa veya acil bir tahlil söz konusuysa kan verilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Burada temel kriter, kişinin kendi sağlık durumunu gözeterek orucunu zorlanmadan tamamlayabilmesidir.

Vitamin ve Tedavi İğneleri Arasındaki Fark: Hangisi Orucu Bozar?

Vatandaşların sağlık işlemleri arasında en çok karıştırdığı nokta iğne yaptırma konusudur. Burada iğnenin içeriği, orucun geçerliliği konusunda belirleyici rol oynamaktadır. Tedavi amaçlı yapılan; ağrı kesici, antibiyotik veya ateş düşürücü gibi besin değeri taşımayan iğneler vücuda gıda sağlamadığı için orucu bozmaz. Ancak besleyici, keyif verici veya vücudun direncini artırmak amacıyla yapılan serumlar ve vitamin iğneleri, vücuda dışarıdan bir besin girişi sağladığı için orucu bozmaktadır. Bu nedenle şeker hastalarının kullandığı insülin iğneleri veya zorunlu tedavi iğneleri oruca zarar vermezken, gıda takviyesi niteliğindeki işlemlerin iftar sonrasına planlanması gerekmektedir.

Bağışçıların Merak Ettiği Soru: Oruçlu Bir Kişi Kan Bağışı Yapabilir mi?

Ramazan ayında yardımlaşma ruhunun bir parçası olarak kan bağışında bulunmak isteyenler için de kapılar açıktır. Sağlığınız yerindeyse ve doktorunuz fiziksel bir engel görmüyorsa oruçluyken kan bağışında bulunabilirsiniz. Ancak bağış sırasında vücuttan çıkan kan miktarı tahlile göre çok daha fazla olduğu için, vücut direncinin düşme ihtimali oldukça yüksektir. Uzmanlar ve din alimleri, özellikle sıcak günlerde yaşanabilecek sıvı kaybı ve halsizlik riskine karşı, bağış işleminin iftar saati ve sonrasında yapılmasını çok daha sağlıklı bulmaktadır. Böylece hem bağış sonrası gerekli sıvı ve gıda takviyesi hemen yapılabilir hem de ibadet riske atılmamış olur.