İletişim bilimci Serena Daalmans ve ekibi tarafından yürütülen çalışma, genç kızların internette güzellik içeriklerine maruz kalma biçimlerini ve bu içeriklerin psikolojik etkilerini inceledi. Araştırma, 13-19 yaş grubundaki gençlerin, özellikle TikTok algoritmaları nedeniyle güzellik odaklı bir döngüye hapsolduğunu gösteriyor.
Daalmans, eskiden sadece "ideal vücut" görsellerine maruz kalan gençlerin artık "mükemmel bir yüzün" nasıl inşa edileceğine dair videolara yoğun şekilde maruz kaldığını belirtiyor. Bu videolar, genç kızlarda ulaşılamaz beklentiler yaratsa da, katılımcılar bu durumun kendilerinden ziyade diğer akranlarını güvensiz hissettirebileceğini düşünüyor.
Genç Ciltlere Uygun Olmayan Ürünler Tehdit Saçıyor
Araştırmanın çıkış noktalarından biri, bir kozmetik zincirinde çalışan yüksek lisans öğrencisi Ela van Duffelen’in gözlemleri oldu. Van Duffelen, 12 yaşındaki kız çocuklarının anneleriyle gelerek, aslında yaşlarına uygun olmayan ve genç ciltlere zarar verebilecek yaşlanma karşıtı kremleri talep ettiklerini fark etti.
- Influencer Etkisi: Genç kızlar, sosyal medyadaki fenomenlerin rutinlerini izleyerek profesyonel cilt bakım ürünlerine yöneliyor.
- Cilt Hasarı Riski: Dermatologlar, genç ciltlerin bu ağır kimyasallara maruz kalmasının kalıcı hasarlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
- Ulaşılamaz Homojenlik: Videolardaki tüm içerik üreticilerinin pürüzsüz, lekesiz ve birbirine benzeyen "tek tip" yüzlere sahip olması, gerçeklik algısını bozuyor.

‘Kaçmak Neredeyse İmkansız’
Araştırmanın sonuçları, gençlerin bu videolardan keyif aldığını ancak aynı zamanda üzerlerinde bir baskı hissettiklerini ortaya koyuyor. Çoğu katılımcı, içerik üreticilerinin "yardım etmek amacıyla" bu videoları çektiğine inansa da, videolardan sonra ürün satın alma veya karmaşık güzellik rutinlerini deneme isteğinin arttığını itiraf ediyor.
Serena Daalmans "Güzellik algoritması o kadar her yerde ki kaçmak neredeyse imkansız. Sunulan mükemmel yüz imajı son derece tek tip ve ulaşılamaz. Kızlar bu içeriklerden kaçamıyor ve standartların gerçekçi olmadığını bilseler bile aynı mükemmel yüze sahip olmak için baskı hissediyorlar." dedi.
Humanities and Social Sciences Communications dergisinde yayımlanan bu çalışma, dijital dünyadaki güzellik dayatmalarının sadece psikolojik değil, yanlış ürün kullanımıyla fiziksel sağlık üzerinde de ciddi sonuçları olabileceğini kanıtlıyor.
