Arkadaşlık, bireyin yaşamında önemli bir destek alanı olarak öne çıksa da bazı ilişkiler uzun vadede psikolojik yıpranmaya neden olabiliyor. Psikologlara göre, bu tür bağlar fark edilmediğinde ciddi duygusal hasarlara zemin hazırlayabiliyor.
Uzmanlar, sağlıklı bir arkadaşın karşısındaki kişinin kişisel sınırlarına saygı duyduğunu ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde zarar verecek davranışlardan kaçındığını vurguluyor. Your Tango’da yer alan değerlendirmede ise güçlü sosyal ilişkilerin yalnızca ruh halini değil, yaşam kalitesini ve süresini de olumlu yönde etkilediğine dikkat çekiliyor.
Nitekim Avustralya’da 10 yıl boyunca yürütülen kapsamlı bir araştırma, sağlam arkadaşlık çevresine sahip bireylerin daha uzun yaşama ihtimalinin yüzde 22 oranında arttığını ortaya koyuyor. Buna karşın, sağlıksız ve toksik ilişkiler; stres, depresyon ve kalıcı psikolojik travmaların önünü açabiliyor.

uzmanlara göre arkadaşınız bu 8 davranışı yapıyorsa dikkatli olun
Uzmanlar, bir arkadaşlıkta sınırların aşıldığını gösteren ve dikkat edilmesi gereken 8 davranış şöyle sıralanıyor:
1. Sizi rekabet ortamına sürükler: Gerçek bir arkadaş, sizi sürekli başkalarıyla kıyaslamaz ya da görünmez bir yarışın içine çekmez. Sürekli üçüncü kişileri örnek gösteren ve ilgi karşılaştırmaları yapan davranışlar çoğu zaman özgüven eksikliğinden kaynaklanır. Psikolog Esther R. Cole’a göre, içsel değer algısı zayıf olan bireyler dış onaya daha fazla ihtiyaç duyar ve bunu rekabetle telafi etmeye çalışır. Bu durum sizinle ilgili değildir ve olağan kabul edilmemelidir.
2. Konuşurken size söz hakkı tanımaz: Kendi yaşadıklarını uzun uzun anlatıp, sıra size geldiğinde sohbeti sonlandıran ya da dikkatini başka yöne çeviren bir kişi, ilişkide duygusal dengeyi gözetmiyor demektir. Bu durum, zamanla kendinizi değersiz ve görünmez hissetmenize neden olabilir.
3. Açık sözlülük bahanesiyle kırar: Dürüstlük ile incitici olmak arasındaki sınır nettir. Sürekli sert, aşağılayıcı veya küçümseyici ifadeler kullanan kişiler çoğu zaman kendi içsel sorunlarını karşı tarafa yansıtır. Uzmanlar, bu tür sözlerin “acı gerçek” değil, duygusal boşalım olduğuna dikkat çekiyor.

4. İlgi bekler ama karşılık sunmaz: İletişimi sürekli başlatan taraf sizseniz ve bu ilgi karşılık bulmuyorsa, ilişki tek yönlü hale gelmiş demektir. Bu dengesizlik, zamanla değersizlik hissi ve sürekli takip etme zorunluluğu yaratabilir.
5. Sürekli değişmenizi talep eder: Kendi eksiklerini görmezden gelirken sizi dönüştürmeye çalışan bir arkadaş, sizi olduğunuz haliyle kabul etmiyordur. Bu tutum destekten çok kontrol etme isteğinin bir göstergesidir.
6. Yanında konuşurken huzursuzluk hissedersiniz: Başlangıçta rahat olan iletişim zamanla yerini gerginliğe bırakıyorsa bu önemli bir uyarı işaretidir. Sürekli kelimeleri seçerek konuşmak zorunda kalmak, ilişkide güven duygusunun zedelendiğini gösterir.
7. Duygusal dalgalanmalara sürükler: Bir gün yakın ve ilgili, ertesi gün mesafeli ve soğuk davranan kişiler öngörülemez bir ilişki ortamı yaratır. Bu tutarsızlık, kaygı düzeyini artırabilir ve özgüveni olumsuz etkileyebilir.
8. Bedeniniz alarm verir: Sağlıklı bir arkadaşlık kişiye enerji verir. Ancak bir ilişki sonrası sürekli yorgunluk, baş ağrısı, mide rahatsızlığı ya da huzursuzluk hissediyorsanız, bedeniniz sizi uyarıyor olabilir. Uzmanlara göre fiziksel belirtiler, duygusal yükün en açık göstergelerinden biridir.
Kaynak: CNBC
