Uzmanlara göre aşırı derecede kısıtlayıcı diyet programları, iştah kontrolünü zorlaştırarak süreci olumsuz etkileyebiliyor.
sürdürülebilir kalori açığı oluşturmak önemli
Kilo verme döneminde sıkça görülen kontrolsüz atıştırmaların temelinde de genellikle irade zayıflığı değil, gün boyunca uygulanan yoğun besin kısıtlaması yatıyor. Bir uzman, bu yaklaşımın uzun vadede ters sonuçlar doğurduğunu vurguluyor.
Uzmanın değerlendirmesine göre birçok kişi zayıflamak amacıyla kahvaltıyı atlıyor, öğle öğününü ise oldukça küçük porsiyonlarla geçiştiriyor ve bunu “disiplinli beslenme” olarak görüyor. Oysa gün içinde yeterli enerji ve besin ögesi alınmadığında, vücut eksikliği telafi etmeye yöneliyor. Bunun sonucu olarak da akşam saatlerinde tatlıya ya da yüksek kalorili yiyeceklere yönelim artıyor. Altı çizilen temel nokta ise kalori açığı oluşturmak. Ancak bu açığın sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için özellikle günün erken saatlerinde:
- Yeterli miktarda protein tüketmek
- Lif oranı yüksek besinlere yer vermek
- Tok tutan ve dengeli öğünler tercih etmek
Bu yöntem, gün boyunca hissedilen açlığı ve ani yeme krizlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Uzman bu döngüyü şu sözlerle özetliyor: Gün boyu vücudu yeterince beslemeyip akşam saatlerinde yalnızca iradeye güvenmek gerçekçi değildir. Pek çok kontrolsüz atıştırma, aşırı kısıtlamanın doğrudan bir sonucudur.
Kaynak: Onedio
