Yeni bir bilimsel çalışma, geç saatlere kadar aktif olan ve “gece kuşu” olarak adlandırılan bireylerin, genel nüfusa kıyasla daha zayıf bir kardiyovasküler sağlığa sahip olduğunu ortaya çıkardı. Brigham and Women’s Hospital ile Harvard Tıp Fakültesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, biyolojik saat ile günlük yaşam düzeni arasındaki uyumsuzluğun kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını gözler önüne seriyor.
Çalışmanın baş araştırmacısı Sina Kianersi, bunun kaçınılmaz bir durum olmadığını ancak vücudun içsel ritmi ile çalışma saatleri arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmeyi güçleştirdiğini ifade ediyor.
geç saatlerde fiziksel olarak enerjik olan kişiler daha yüksek risk taşıyor
Vücudun temel zamanlayıcısı olan sirkadiyen ritim, yalnızca uyku düzenini değil; kalp atım hızı, kan basıncı, stres hormonları ve metabolik işleyişi de kontrol ediyor. Araştırmacılar, her bireyin biyolojik temposunun farklılık gösterdiğini ancak geç saatlerde fiziksel ve zihinsel olarak daha enerjik olan kişilerin, erken uyananlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığını belirtiyor.
Northwestern Üniversitesi’nden Kristen Knutson, gece aktif bireylerin “sabah odaklı bir düzene göre şekillendirilmiş bir dünyada” yaşamaya çalıştıklarına dikkat çekiyor. Bu durumun yalnızca uyku eksikliğine değil, aynı zamanda vücudun sabah saatlerinde yüksek kalorili besinleri sindirmekte zorlanması gibi metabolik problemlere de neden olduğu vurgulanıyor.

araştırma için 300 bin kişi 14 yıl boyunca izlendi
İngiltere’deki UK Biobank veritabanından 300 bini aşkın yetişkinin 14 yıl boyunca izlendiği çalışmada dikkat çekici bulgular elde edildi. Kendini gece insanı olarak tanımlayan bireylerin, toplum ortalamasına göre ilk kez kalp krizi ya da felç geçirme olasılığının yüzde 16 daha yüksek olduğu belirlendi. Özellikle kadınların bu riskten daha fazla etkilendiği ve Amerikan Kalp Derneği tarafından belirlenen sekiz temel sağlık ölçütünü karşılamakta daha çok zorlandıkları saptandı.
Araştırma, artan riskin temelinde sigara kullanımı, yetersiz uyku süresi ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları gibi davranışsal etkenlerin de bulunduğunu ortaya koyuyor.
Kaynak: TRT Haber
