Yapılan bir araştırmaya göre Z Kuşağı iş hayatına önceki kuşakların aksine farklı bakıyor. Araştırmaya göre Z Kuşağı mensuplarının yaklaşık yarısı, çalıştıkları işten bir yıl içinde ayrılmaya hazır olduğunu belirtiyor. Anket sonuçları, bu kuşağın işverenlerine uzun vadeli bir bağlılık geliştirme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor.
araştırmaya katılanların yüzde 47'si bir yıl dolmadan işten ayrılmayı düşünüyor
Yaklaşık 1997 ile 2012 yılları arasında doğan, Milenyum Kuşağı’nın ardından gelen ve Alfa Kuşağı’ndan önce yer alan Z Kuşağı, çoğu zaman ilk gerçek “dijital yerliler” olarak tanımlanıyor. Gateway Commercial Finance tarafından yürütülen araştırmada, katılımcıların yarısını Z Kuşağı çalışanlar, diğer yarısını ise işe alım sürecinde deneyimi bulunan yöneticiler ve insan kaynakları profesyonelleri oluşturdu. Bin 8’i aşkın kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda, katılımcıların yüzde 58’inin mevcut işlerini bir tür “situationship” olarak değerlendirdiği belirlendi. Bu kavram, kalıcı olma amacı taşımayan, kısa süreli ve düşük bağlılık gerektiren ilişki biçimini ifade ediyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 47’si, işe başladıktan sonra bir yıl dolmadan işten ayrılmayı planladığını söylerken, ankete yanıt verenlerin neredeyse yarısı her an iş değiştirmeye hazır olduğunu dile getirdi.
Anket, Z Kuşağı’nın işlerine dair genel algısını da ortaya koydu. Günümüz çalışma hayatında tek bir işverene uzun süre bağlı kalmanın avantajlı olduğuna inananların oranı yalnızca yüzde 46 olarak ölçüldü. Buna karşılık katılımcıların yüzde 37’si, mevcut pozisyonlarını yalnızca bir gelir kaynağı olarak gördüğünü belirtirken, yüzde 25’i ise çalıştıkları işi gerçekten kendilerini adadıkları uzun vadeli bir kariyer fırsatı olarak değerlendirdi.

işten ayrılma nedenleri
İşten ayrılma nedenleri sorulduğunda, katılımcıların yüzde 55’i başka işlerde sunulan daha yüksek maaşları gerekçe gösterdi. Mevcut işlerinde Z Kuşağı çalışanların yüzde 34’ü, ruh sağlıklarının olumsuz etkilendiğini ve tükenmişlik yaşadıklarını ifade etti. Yüzde 22’lik bir kesim ise iş yerinde yeterince değer görmediğini ya da takdir edilmediğini dile getirdi.
Kaynak: Independent Türkçe
