"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2030 %0.06
55,0980 %-0.57
6.512,95 %-1.07
4.122.385 %-2.57
İşçi Haber Bilim Antarktika'da hayatta kalan iki bitki ve iklim krizinin gizli etkileri

Antarktika'da hayatta kalan iki bitki ve iklim krizinin gizli etkileri

Antarktika'nın zorlu koşullarında yaşayan iki bitki türünün sıcaklık artışına verdiği farklı tepkiler ve küresel ısınmanın ekosistemler üzerindeki geri dönüşü olmayan etkileri bilimsel araştırmalarla gözler önüne serildi.

Okunma Süresi: 3 dk

Antarktika'nın iki çiçekli bitkisi ve adaptasyon stratejileri

Antarktika denildiğinde akla ilk gelen buzullar ve dondurucu soğuklar olsa da, bu zorlu coğrafyada hayatta kalmayı başaran iki yerli çiçekli bitki bulunuyor. Bilim insanları, bu iki bitkinin sıcaklık artışına nasıl tepki verdiğini 7 yıl boyunca inceledi. Araştırmanın sonunda ise iki türün hayatta kalmak için birbirinden tamamen farklı yollar izlediği ortaya çıktı. Araştırmada Antarktika çayır otu (Deschampsia antarctica) ve Antarktika inci otu (Colobanthus quitensis) mercek altına alındı.

Çalışma, King George Adası'nda 2012 yılında oluşturulan deney alanlarında gerçekleştirildi. Bitkilerin çevresine yerleştirilen özel düzeneklerle daha sıcak koşullar oluşturuldu ve değişimleri yıllar boyunca takip edildi. Antarktika çayır otu, yapraklarına daha az su taşıyıp fotosentez hızını düşürerek kaynaklarını korumayı tercih etti. Antarktika inci otu ise tam tersine su ve karbondioksit taşıma kapasitesini ve fotosentez gücünü artırarak değişen koşullara daha hızlı uyum sağladı. Bu farklılıklar, Antarktika'daki bitki örtüsünün gelecekte nasıl şekilleneceği konusunda önemli ipuçları veriyor.

Toprak ısınması ve karbon salınımı riski

Bilim insanlarının 37 yıl boyunca sürdürdüğü başka bir araştırmada, toprağın ısınmayla birlikte verdiği tepki incelendi. ABD'nin Massachusetts eyaletindeki Harvard Forest'ta yürütülen çalışmada, belirli toprak alanları yıllar boyunca çevredeki normal sıcaklığın 5 derece üzerinde tutuldu. Araştırmacılar, toprağın yaklaşık 10 santimetre altına ısıtma kabloları yerleştirdi. Deneyin dördüncü on yılında, daha önce ısınmanın etkisiyle parçalanmaya karşı dirençli olduğu düşünülen topraktaki kalıcı karbon formlarının da çözülmeye başladığı belirlendi.

Bu süreç, toprakta depolanan karbonun karbondioksit (CO2) olarak atmosfere salınması anlamına geliyor. Araştırmacılara göre bu durum, küresel ısınmayı daha da güçlendirebilecek bir geri besleme döngüsü oluşturabilir.

Kıyı ekosistemlerinde istilacı bitki tehdidi

Doğada yapılan müdahalelerin beklenmedik sonuçlarına dair bir diğer örnek ise kıyıdaki kumları sabitlemek amacıyla dikilen bitkilerle yaşandı. 1910 yılında Coos Körfezi yakınlarında dikilen Ammophila arenaria adlı Avrupa sahil otu, rüzgarla taşınan kumları kökleriyle tutarak hareketini azalttı. 1939 yılında bölgedeki kum alanlarının yaklaşık yüzde 20'si bitki örtüsüyle kaplıyken, yaklaşık 50 yıl sonra bu oran yüzde 80'in üzerine çıktı.

Bitkinin kumları sabitlemesiyle birlikte Oregon kıyılarındaki doğal kum hareketleri azaldı ve bu ortama bağımlı yerli türler tehlikeye girdi. Günümüzde Oregon yetkilileri, hassas ekosistemleri korumak amacıyla bu istilacı bitkiyle mekanik ve kimyasal yöntemlerle mücadele yürütüyor.

(Kaynak: Sabah)