Doğada enerji sınırlıdır ve canlılar bu enerjiyi ya nesillerini devam ettirmek (üreme) ya da kendi vücutlarını korumak (hayatta kalma) için kullanmak zorundadır. Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü liderliğinde yürütülen çalışma, bu biyolojik takasın yaşlanma hızı üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koydu.
Araştırmacılar, dünya genelindeki hayvanat bahçeleri ve akvaryumlarda yaşayan 117 memeli türünün kayıtlarını inceledi. Sonuçlar; hormonal doğum kontrolü veya cerrahi kısırlaştırma uygulanan hayvanların, kontrol grubuna göre ortalama yüzde 10 daha uzun yaşadığını gösterdi.
Erkekler ve Dişiler İçin Farklı Biyolojik Yollar
Araştırma, üremeyi durdurmanın her iki cinsiyette de ömrü uzattığını ancak bunun farklı biyolojik mekanizmalarla gerçekleştiğini ortaya koydu:
- Erkekler: Yaşam süresindeki artış sadece kastrasyon (kısırlaştırma) ile sağlandı. Testosteron hormonunun ortadan kalkması, erkeklerin saldırgan ve riskli davranışlardan kaçınmasını sağlıyor. Ayrıca testosteronun yaşlanma süreçlerini hızlandıran etkisi de devre dışı kalıyor.
- Dişiler: Gebelik ve emzirme süreçleri devasa bir enerji tüketimi gerektiriyor. Dişilerde üremenin engellenmesi, bu yoğun fiziksel yükü ortadan kaldırarak vücudun kendisini onarmasına olanak tanıyor.
Çarpıcı Örnek: Hormonal doğum kontrolü uygulanan dişi Habeş şebeği babunlarının ömrü %29, kısırlaştırılmış erkeklerin ömrü ise %19 oranında uzadı.
üreme durumu Ölüm Nedenleri Bile Değiştiriyor
Çalışma, üreme durumunun hayvanların nasıl öldüğünü de etkilediğini buldu. Kısırlaştırılmış erkeklerin saldırganlık veya riskli davranışlar nedeniyle ölme ihtimali azalırken; üremesi durdurulan dişilerin enfeksiyonlardan ölme oranının düştüğü görüldü. Bu durum, üreme yükü olmayan dişilerin bağışıklık sistemlerinin daha güçlü kaldığına işaret ediyor.
İnsanlar İçin Durum Ne?
İnsanlar üzerinde doğrudan kanıtlar sınırlı olsa da, araştırmada bazı tarihsel verilere atıfta bulunuldu:
19. yüzyıl öncesi Kore’deki "Harem Ağaları" (Hadımlar) üzerine yapılan kayıtlar, bu kişilerin kısırlaştırılmamış erkeklere göre yüzde 18 daha uzun yaşadığını gösteriyor. Ancak günümüz kadınlarında cerrahi kısırlaştırmanın (rahim veya yumurtalık alınması gibi) ömür üzerinde sadece yüzde 1 gibi çok küçük bir etkisi olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar, modern tıp, beslenme ve sosyal desteğin insanlar üzerindeki bu evrimsel maliyetleri büyük ölçüde tamponladığını vurguluyor.
Bu kapsamlı çalışma, memelilerde üremenin biyolojik maliyetinin sanılandan çok daha büyük olduğunu kanıtlıyor. Yavru yapmak için harcanmayan her bir kalori, vücut hücrelerinin bakımı ve daha uzun bir yaşam için kullanılıyor.
Kaynak: Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü, Science Daily
