reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2853 %0.22
50,2782 %0.05
6.412,07 % 0,27
4.125.000 %-1.562
İşçi Haber Bilim Az üreyen daha çok yaşıyor: Bilim dünyası uzun ömrün 'gizli kuralını' çözdü!

Az üreyen daha çok yaşıyor: Bilim dünyası uzun ömrün 'gizli kuralını' çözdü!

Uluslararası bir araştırmacı ekibi, memeli türlerinde üreme ile hayatta kalma arasındaki kritik dengeyi inceledi. 117 türden elde edilen veriler, üremenin hormonal veya cerrahi yöntemlerle engellenmesinin yaşam süresini yaklaşık %10 artırdığını gösterdi. Erkeklerde testosteronun etkilerinin ortadan kalkması, dişilerde ise gebelik ve emzirme yükünün azalması bu uzun ömrün anahtarı olarak görülüyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Doğada enerji sınırlıdır ve canlılar bu enerjiyi ya nesillerini devam ettirmek (üreme) ya da kendi vücutlarını korumak (hayatta kalma) için kullanmak zorundadır. Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü liderliğinde yürütülen çalışma, bu biyolojik takasın yaşlanma hızı üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koydu.

Araştırmacılar, dünya genelindeki hayvanat bahçeleri ve akvaryumlarda yaşayan 117 memeli türünün kayıtlarını inceledi. Sonuçlar; hormonal doğum kontrolü veya cerrahi kısırlaştırma uygulanan hayvanların, kontrol grubuna göre ortalama yüzde 10 daha uzun yaşadığını gösterdi.

Erkekler ve Dişiler İçin Farklı Biyolojik Yollar

Araştırma, üremeyi durdurmanın her iki cinsiyette de ömrü uzattığını ancak bunun farklı biyolojik mekanizmalarla gerçekleştiğini ortaya koydu:

  • Erkekler: Yaşam süresindeki artış sadece kastrasyon (kısırlaştırma) ile sağlandı. Testosteron hormonunun ortadan kalkması, erkeklerin saldırgan ve riskli davranışlardan kaçınmasını sağlıyor. Ayrıca testosteronun yaşlanma süreçlerini hızlandıran etkisi de devre dışı kalıyor.
  • Dişiler: Gebelik ve emzirme süreçleri devasa bir enerji tüketimi gerektiriyor. Dişilerde üremenin engellenmesi, bu yoğun fiziksel yükü ortadan kaldırarak vücudun kendisini onarmasına olanak tanıyor.

Çarpıcı Örnek: Hormonal doğum kontrolü uygulanan dişi Habeş şebeği babunlarının ömrü %29, kısırlaştırılmış erkeklerin ömrü ise %19 oranında uzadı.

üreme durumu Ölüm Nedenleri Bile Değiştiriyor

Çalışma, üreme durumunun hayvanların nasıl öldüğünü de etkilediğini buldu. Kısırlaştırılmış erkeklerin saldırganlık veya riskli davranışlar nedeniyle ölme ihtimali azalırken; üremesi durdurulan dişilerin enfeksiyonlardan ölme oranının düştüğü görüldü. Bu durum, üreme yükü olmayan dişilerin bağışıklık sistemlerinin daha güçlü kaldığına işaret ediyor.

İnsanlar İçin Durum Ne?

İnsanlar üzerinde doğrudan kanıtlar sınırlı olsa da, araştırmada bazı tarihsel verilere atıfta bulunuldu:

19. yüzyıl öncesi Kore’deki "Harem Ağaları" (Hadımlar) üzerine yapılan kayıtlar, bu kişilerin kısırlaştırılmamış erkeklere göre yüzde 18 daha uzun yaşadığını gösteriyor. Ancak günümüz kadınlarında cerrahi kısırlaştırmanın (rahim veya yumurtalık alınması gibi) ömür üzerinde sadece yüzde 1 gibi çok küçük bir etkisi olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar, modern tıp, beslenme ve sosyal desteğin insanlar üzerindeki bu evrimsel maliyetleri büyük ölçüde tamponladığını vurguluyor.

Bu kapsamlı çalışma, memelilerde üremenin biyolojik maliyetinin sanılandan çok daha büyük olduğunu kanıtlıyor. Yavru yapmak için harcanmayan her bir kalori, vücut hücrelerinin bakımı ve daha uzun bir yaşam için kullanılıyor.

Kaynak: Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü, Science Daily