CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, kira artışında yüzde 25 sınırını tek başına kaldırmanın "sorumsuzluk" olduğunu öne sürerek, bunun "ev sahibi-kiracı krizini tetikleyeceğini" söyledi.

Emir, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 6 Şubat'ta gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 16 ay geçtiğini, insanların halen konteynerlerde yaşamak zorunda kaldığını, iktidarın depremin ilk gününden itibaren "umut sattığını", söz verilen konutların hala teslim edilemediğini dile getirdi.

"TEK BAŞINA YÜZDE 25'İ KALDIRMAK SORUMSUZLUKTUR"

Emir, "Söylediklerinin ancak yüzde 5'ni teslim etmişler ve hala doğru dürüst bir çalışma olmadığını görüyoruz." diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, kira artışında yüzde 25 sınırının devam etmesine yönelik bir sebep görmediğine ilişkin sözlerini değerlendiren Emir, düzenlemenin bir kez daha ev sahipleri ile kiracıları karşı karşıya getireceğini söyledi. Emir, "Burada yapılması gereken, hiçbir şey olmamış, piyasayı kendileri bozmamış gibi, emekliyi, asgari ücretliyi, açlığa terk etmemiş gibi bir gün bir kararla 'yüzde 25'i kaldırdık' demek değil, piyasaya doğru, yerinde ve milyonları koruyan bir müdahale yapmaktır. Tek başına yüzde 25'i kaldırmak sorumsuzluktur, insanları tekrar açlığa, yoksulluğa mahkum etmektir. Tekrar ev sahibi-kiracı krizini tetiklemektir. Sayın Mehmet Şimşek'i tetikçi olmaya değil bu sorunu çözmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

10 Ekim 2015'te Ankara Garı önündeki terör saldırısıyla ilgili bir tek kamu görevlisinin yargılanmadığını, bunun için Anayasa Mahkemesine gidildiğini anımsatan Emir, "Anayasa Mahkemesi de iç hukuk yollarının tüketilmediği, mağduriyetin somut olmadığı gibi gerekçelerle, sudan bahanelerle başvurulamaz buldu ve başvuruyu reddetti. Bilsinler ki katilleri de katilleri görmezden gelenleri de unutmayacağız, unutturmayacağız." dedi.

"SOKAK HAYVANLARININ ÖNEMLİ BİR SORUN OLDUĞUNU BİLİYORUZ"

Dün CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "haksız " sorularına yanıt verdiğini belirten Emir, Özgür Özel'in konuşmasının ardından MHP'den iki kişinin cevap verdiğini söyledi. Emir, "Sizin eğer vatanın milletin bölünmezliği ile ilgili gerçekten kaygınız varsa önce sarayda özerklik yanlılarıyla el ele tutuşmanızı hatırlayacaksınız. Sonra 'eyalet sistemini Türkiye'nin gündemine getirelim' diyenleri bu Meclis'in içine soktuğunuzu göreceksiniz. Ondan sonra bize soru soracaksınız. İkincisi Sinan Ateş cinayetinin üstünü örtmeye çalışıyorsunuz. Açık ortada." diye konuştu.

Bir gazetecinin, "AK Parti'nin sokak hayvanlarıyla ilgili kanun teklifi taslağı belli oldu. Tartışmalı maddeler var. Sokak hayvanları sahiplenilmezse uyutulacak. Böyle kanun teklifine partinizin yaklaşımı ne olur?" sorusu üzerine Emir, kanun teklifini görmediklerini söyledi.

"Sokak hayvanlarının önemli bir sorun olduğunu biliyoruz" diyen Emir, bu soruna topyekün yaklaşılması gerektiğini vurguladı. Murat Emir, "Sokak hayvanı sorununun, onları itlaf ederek, 'uyutuyoruz' adı altında öldürülerek değil çağdaş, insancıl ve hayvanların haklarına saygı duyulacak şekilde yapılması gerekir. Bütün dünya bu sorunu kısırlaştırmayı etkinleştirerek, gerçekten bu sorunun üzerine eğilerek çözdü." ifadelerini kullandı.

"BU KİRLİ BİR BİLGİ"

"Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yakınlarını belediyeye atamalarını geri çekmemesi üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Bursa ziyaretini ertelediği" yönündeki iddiaların sorulması üzerine Emir, bu iddiaların doğru olmadığını söyledi. Emir, şöyle konuştu:

"Sayın Genel Başkanımızın şu ana kadar Bursa'ya bir ziyaret planlaması olmadı. Bu kirli bir bilgi. Genel Başkanımız özellikle belediye başkanlarının ve eşlerinin mal varlıklarını açıklaması noktasında bir hassasiyeti var. Bu, bizim yerleştirmeye çalıştığımız, Türkiye'de bir gelenek olsun istediğimiz, herkesin hesap verebilir olduğu, herkesin zenginleşmesinin kamuoyu tarafından izlenebildiği bir Türkiye'yi kurmak adına bir çabadır. Bunun belediye başkanları tarafından yapılmasını bekliyoruz."

"EĞER TASARRUF EDİLECEKSE EN BAŞTA BUNU YAPMASI GEREKEN MİLLETVEKİLLERİDİR"

Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi'nin yanı sıra TBMM'nin atacağı adımların sorulması üzerine Emir, Meclis'in yasama organı olması nedeniyle bu genelgenin dışında tutulduğunu söyledi. TBMM'nin de tasarruf genelgesinin bir benzerini kendisi için çıkartmak zorunda olduğunu vurgulayan Emir, "Eğer tasarruf edilecekse en başta bunu yapması gereken TBMM'dir, milletvekilleridir. Biz bunun arkasında oluruz."dedi.

Tasarruf tedbirlerinin göstermelik olduğunu savunan Emir, bu paketten tasarrufun çıkmayacağını söyledi. Emir, "Bunun üzerinden halkımıza 'maaşlarınıza zam istemeyin, çünkü tasarruf yapıyoruz' diyecekler. Bu, ağır acı reçetenin bir ön hazırlığı, kamuoyu hazırlığı." diye konuştu.

"10 AYDIR AKLINIZA NEDEN GELMEDİ TASARRUF ETMEK?"

Bir gazetecinin, "tasarruf tedbirlerine karşın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 15 katlı bir bina kiraladığını" söylemesi üzerine Emir, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i eleştirdi. Emir, şöyle devam etti:

Öneri sonrası Akşener, partisine yazı göndermişti: İhraç haberini etiketleyerek paylaştı Öneri sonrası Akşener, partisine yazı göndermişti: İhraç haberini etiketleyerek paylaştı

"10 aydır bakansınız, 10 aydır aklınıza neden gelmedi tasarruf etmek? Niye şimdi? 10 aydır niye bu kiralamalara, olağanüstü temsil giderlerine, olağanüstü araç kullanımına, olağanüstü lükse, şatafata izin verdiniz? Bu 10 ayın bedelini kim ödeyecek? Siz sözleşmelerinize çok sadıksınız öyle mi? İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde yaşayan memurlar, sözleşmeleri gereği servis hakları var. Servis firmalarıyla sözleşmeler yapılmış. Bu sözleşmelere neden saygı duymuyorsunuz?"

Kaynak: Anadolu Ajansı