ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) Direktörü Joseph Edlow, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla “risk teşkil eden ülkelerden gelen her yabancının Green Card dosyasının kapsamlı ve titiz bir şekilde yeniden değerlendirileceğini” açıkladı.
Edlow’un duyurusu, göç ve güvenlik politikaları açısından Washington’da tansiyonu yeniden yükseltti.
Green Card başvurularına ‘titiz inceleme’ talimatı
USCIS Direktörü Edlow, yaptığı açıklamada ülke güvenliğinin her şeyin önünde geldiğini vurgulayarak, Başkan Trump’ın talimatı doğrultusunda Green Card başvurularının güvenlik ekseninde tekrar masaya yatırılacağını bildirdi.
Edlow, “Bu ülkenin ve Amerikan halkının güvenliği her şeyden önce gelir. Amerikan halkı, önceki yönetimin sorumsuz yerleştirme politikalarının bedelini ödemeyecek.” ifadesini kullanarak, özellikle önceki yönetimin mülteci ve göçmen yerleştirme programlarına sert eleştiri yöneltti. Ancak, Green Card incelemesinin hangi prosedürle ve hangi takvimle yürütüleceğine ilişkin somut detay paylaşılmadı. USCIS’in hangi aşamada, hangi kriterlere göre dosyaları yeniden değerlendireceği belirsizliğini koruyor.
Hedefte Afganistan ve ‘yüksek riskli’ ülkeler
BBC’nin, “Hangi ülkeler bu kapsamda değerlendiriliyor?” sorusuna USCIS, Haziran ayında Beyaz Saray tarafından yayımlanan bir başkanlık bildirisine atıf yaparak yanıt verdi. Söz konusu bildiride, Afganistan, Küba, Haiti, İran, Somali ve Venezuela’nın isimleri açıkça sayılıyor, bu ülkelerden gelen başvuruların “yabancı teröristler ve diğer ulusal güvenlik ile kamu güvenliği tehditlerinden korunma” amacıyla yakın takibe alınacağı belirtiliyordu.
Bildiri, güvenlik endişelerine ek olarak, bu ülkelerden gelen iş, öğrenci ve turist vizelerinde “yüksek kalış aşımı oranlarının” da değerlendirme kriteri olduğunu belirtiyordu. Böylece hem terör riski hem de göç rejiminin ihlali aynı pakette gerekçe olarak sıralandı. Aynı bildiride, “Taliban’ın Küresel Terör Örgütü (SDGT) statüsünde olduğu, Afganistan’da fiili kontrolü elinde bulundurduğu” vurgulanırken, Afganistan’ın pasaport ve resmi belge düzenlemede yetkin, güvenilir bir otoriteye sahip olmadığı ve uygun tarama ile güvenlik protokollerini uygulayamadığı kaydediliyordu.
USCIS’in yeniden inceleme kapsamına aldığı ülkeler listesinde Burma (Myanmar), Çad, Kongo Cumhuriyeti ve Libya da bulunuyor. Böylece Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika’dan bir dizi ülke, “güvenlik ve göç rejimi açısından sorunlu” kategorisine yerleştirilmiş oluyor.
Washington’daki saldırı süreci hızlandırdı
Karar, ABD’nin başkenti Washington DC’de Çarşamba günü meydana gelen silahlı saldırının hemen ardından geldi. Yetkililere göre, Afgan vatandaşı Rahmanullah Lakanwal, Washington DC’de bir noktada iki Ulusal Muhafız askerine ateş açarak iki askeri ağır yaraladı. Olay, başkentte ulusal güvenlik ve göçmenlik politikaları arasındaki tartışmayı bir kez daha alevlendirdi.
Lakanwal’ın, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından özel göçmen koruması programı kapsamında 2021 yılında ülkeye getirildiği bildirildi. Bu ayrıntı, Afganistan’dan tahliye ve yerleştirme programlarının güvenlik boyutunu yeniden tartışmaya açtı. Başkan Donald Trump, saldırıdan sonra yaptığı açıklamada, olayın “ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük ulusal güvenlik tehdidini” gözler önüne serdiğini savundu.
Trump, “Bu saldırı, ülkemizin karşı karşıya olduğu en büyük ulusal güvenlik tehdidini gösteriyor. Önceki yönetim, dünyanın dört bir yanından 20 milyon bilinmeyen ve taranmamış yabancıyı ülkeye soktu. Hiçbir ülke böyle bir riski kaldırmayı göze alamaz.” diyerek, önceki yönetimin göçmen politikalarını çok sert sözlerle hedef aldı. Edlow’un Perşembe günü sosyal medyada paylaştığı mesajda, bu saldırıya doğrudan atıf yapılmasa da, güvenlik vurgusunun tonunun aynı çizgide olduğu dikkat çekti.
Biden döneminde kabul edilen mültecilere de inceleme
USCIS, geçtiğimiz hafta yaptığı ayrı bir açıklamada, eski Başkan Joe Biden döneminde kabul edilen tüm mülteciler için de kapsamlı bir inceleme süreci başlatıldığını duyurmuştu. Buna göre, Biden yönetimi sırasında yerleştirilen mültecilerin dosyaları da yeniden gözden geçirilecek, güvenlik taraması ve arka plan kontrollerinin “güncel tehdit değerlendirmelerine göre” tekrar inceleneceği ifade edilmişti.
Ayrıca kurum, Çarşamba günü Afganistan uyrukluların tüm göçmenlik başvurularının da “güvenlik ve tarama protokollerinin gözden geçirilmesi” gerekçesiyle geçici olarak askıya alındığını açıkladı. Bu adım, Afgan başvurularında fiilen bir “durdurma” ve “yeniden çerçeveleme” sürecinin başladığı şeklinde yorumlanıyor. Özellikle özel göçmen vizesi, mülteci statüsü ve aile birleşimi gibi kanallardan başvuran Afganlar açısından belirsizliği daha da artırmış durumda.
USCIS ve Beyaz Saray cephesinden, hem Green Card dosyalarında hem mülteci kabullerinde bu yeni güvenlik odaklı incelemelerin ne kadar süreceğine veya hangi kriterlerin nihai olarak uygulanacağına dair ayrıntılı bir yol haritası ise henüz paylaşılmış değil.
