Dava dilekçesinde, acil durum ve terörle mücadele fonlarının kullanımına yönelik getirilen sınırlamalar eleştirildi. Eyaletler, fonların alınabilmesi için eyaletlerin güncel nüfus verilerini sunma zorunluluğu getirilmesini ve harcama süresinin kısaltılmasını “kamu güvenliği ve acil müdahale fonlarına uygunsuz engeller” olarak nitelendirdi. Şikayet dilekçesinde, Trump yönetiminin FEMA’nın rolünü azaltma ve afet yönetimi yükünü eyaletlere devretme niyetinin defalarca dile getirildiği ifade edilerek, bu adımların tutarsız bir afetle mücadele sistemi oluşturduğu savunuldu.
Eyaletlerden Federal Fon Sınırlamalarına Dava
Dilekçede, güncel nüfus bildirimi şartının keyfi ve mantıksız olduğu vurgulandı. Eyaletler, anlık nüfus kayıtları tutmadıklarını, göçmenlik kaynaklı sınır dışı işlemlerinin izlenmesinin DHS’nin görevi olduğunu ve federal yasaların fon tahsisi için nüfus sayımı verilerini zorunlu kıldığını belirtti. Ayrıca, FEMA’nın fonların harcanma süresini üç yıldan bire düşürmesinin eyaletlerin kaynakları etkin biçimde kullanmasını “neredeyse imkansız hale getirdiği” ifade edildi.
DHS ve FEMA’dan Açıklama
DHS’den bir sözcü, Associated Press’e (AP) yaptığı açıklamada, yapılan değişikliklerin “federal kaynakların etkin ve mevcut güvenlik önceliklerine uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya yönelik metodik bir çabanın parçası” olduğunu belirtti. FEMA ise her yıl eyaletlere ve bölgelere milyarlarca dolarlık afet yönetimi ve iç güvenlik hibesi sağlıyor. Acil Durum Yönetimi Performans Hibesi (EMPG) ödenekleri ise eyalet nüfuslarına dayalı olarak dağıtılıyor.
