"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7883 %0.08
56,1083 %-0.08
6.865,89 %0.94
3.935.232 %0.39
İşçi Haber Dünya Berlin seçimleri: İktidara yaklaşan Elif Eralp kimdir?

Berlin seçimleri: İktidara yaklaşan Elif Eralp kimdir?

Berlin seçimlerinde Sol Parti'nin Türkiye kökenli başbakan adayı Elif Eralp, göçmen kökenli bir siyasetçi olarak dikkat çekiyor.

Okunma Süresi: 5 dk

Berlin bugün Mecklenburg-Vorpommern ile birlikte kritik eyalet seçimleri için sandık başına gidiyor. Son kamuoyu yoklamaları, eyalet meclisi üyelerinin belirleneceği seçimlerde Sol Parti (Die Linke) ile Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Bu yarışın öne çıkan isimlerinden biri ise Sol Parti'nin Türkiye kökenli başbakan adayı Elif Eralp. Son haftalarda bazı anketlerde partisini ilk sıraya taşıyan 45 yaşındaki avukat, Almanya'nın başkentinin yönetimine talip.

Sosyal medyada yayımlanan seçim videosunda "Benim gibi insanların bu ülkede aslında belediye başkanı olması beklenmez" diyen Eralp, göçmen kökenli bir siyasetçi olarak şimdi Berlin'de bir ilke imza atmak istiyor. Peki, Elif Eralp kimdir ve Berlin için ne vaadediyor? Elif Eralp, 1981 yılında Almanya'nın Münih kentinde doğdu. Sosyalist ve sendikacı ailesi, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye'den ayrılarak Almanya'ya iltica etti. Meslek öğretmeni olan annesi o sırada sekiz aylık hamileydi.

Elif Eralp’in Aile Geçmişi ve Eğitim Hayatı

Üç kişilik aile, iltica başvurularının kabulünü beklerken burada tek bir odada yaşadı. Daha sonra önce babasının doktor olarak çalıştığı Dortmund'a, Eralp sekiz yaşındayken de Hamburg'a taşındılar. Eralp, ailesinin Almanya'da da siyasi faaliyetlerini sürdürdüklerini ve kendisini pek çok gösteriye yanlarında götürdüklerini aktarıyor. Ailesinin hikayesi ve dünya görüşü, Eralp'in kariyer ve siyaset yolculuğunun ilk ilham kaynağı olmuş. "Sığınmacı bir anne babanın çocuğu olarak düşünebildiğim zamandan bu yana adaletsizliğe karşı mücadele ettim" diyen Eralp, kendi ailesi gibi ailelerin Almanya'da farklı muamele gördüğünü fark etmenin kendisini hukuk okumaya teşvik ettiğini ifade ediyor.

Daha 12 yaşındayken insan hakları avukatı olmaya karar verdiğini söyleyen Eralp, hukuk eğitimini Hamburg'da tamamladı. 2010 yılında Berlin'e taşınan Eralp, evli ve iki çocuk annesi. "Berlinlilerin çoğu gibi" kirada yaşadıklarını ve çocuklarının "normal" bir okula gittiğini söylüyor. Türkçe ve Almanca'nın yanı sıra İspanyolca ve İngilizce biliyor.

Siyasi Kariyeri ve Hedefleri

Eralp, siyasete henüz 10 yaşındayken ailesiyle oturduğu kiralık dairenin garajında arkadaşlarıyla kurduğu "çevre kulübü"yle başladığını söylüyor. Bu yolculuğun daha sonra nükleer enerji karşıtı harekete katılımla, ırkçılığa ve kentsel dönüşüme karşı mücadeleyle devam ettiğini anlatıyor. Sol Parti ile profesyonel geçmişi ise 2010 yılına kadar uzanıyor. 2010-2021 yılları arasında Federal Meclis'teki (Bundestag) Sol Parti parlamento grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak çalışan Eralp, 2017'de Sol Parti'ye üye oldu. Eralp bu kararının gerekçesini "Parlamentolarda neoliberal politikalara alternatifler üreten ve ırkçı AfD'ye karşı duran bir parti olması gerektiğine inanıyordum" sözleriyle anlatıyor.

2021'den bu yana Berlin Eyalet Meclisi'nde milletvekili olan Eralp, 2024'ten beri Sol Parti meclis grubunun, 2025'ten beri de partinin Berlin teşkilatının başkan yardımcılığı görevini yürütüyor. Eralp'in siyasi kariyerindeki bir sonraki adım ise eyalet Başbakan adaylığı oldu. Sol Parti, Eralp'i 2026 eyalet seçimleri için aday gösterdi.

Berlin'in Kira Krizine Çözüm Arayışları

Berlin'in kira krizini çözme hedefi New York'un popüler Demokrat Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile kıyaslanan Eralp, seçim kampanyasının merkezine Mamdani'ye benzer şekilde sosyal adaleti ve uygun fiyatlı barınma konusunu yerleştirdi. Eralp, kiraların hızla yükseldiği Berlin'i yeniden yaşam maliyetlerinin karşılanabildiği, temiz bir kent haline getirmeyi ve Berlinlilerin geleceğe yönelik güven duygusunu güçlendirmeyi vadediyor. Sol Partili siyasetçinin seçim programının odak noktasında ise başkentte hızla yükselen kira krizi yer alıyor.

Eralp bu soruna yönelik olarak kira artışlarını sınırlayacak bir "kira tavanı" getirmeyi hedefliyor. Özel konut piyasasında ise uygun fiyatlı konutların artırılmasını ve yüksek kiralarla mücadele edecek özel bir birim kurulmasını planlıyor. Partisinin çok tartışılan hedeflerinden birisi ise büyük emlak şirketlerinin elindeki konutların kamusallaştırılması. "Uzun soluklu bir süreç olacak" Eralp'in kampanyasının merkezinde yüksek kiraların yer alması şaşırtıcı değil. Zira artan kiralar ve barınma sorunu, bu seçimde Berlinliler açısından açık ara en önemli konu.

Göçmenlerin Siyasi Katılımı Üzerine Düşünceleri

Bir röportajında insanların bu yönde kendilerine geribildirim verdiğini, "Tam da dönemin yarasına parmak basıyorsunuz" dediğini aktarıyor Eralp. "Artık bu şehirde yaşamanın maliyeti karşılanamaz hale geldi diyorlar" diye anlatıyor. Temel mesele olarak benimsedikleri kira krizini çözmeye yönelik önerileri "bugünden yarına hayata geçirmenin mümkün olmayacağının" da farkında olduğunu dile getiriyor. Eralp, Tagespiegel'e verdiği bir röportajda buna karşın "ilk günden bunun için çalışacaklarını" ve bu uzun soluklu süreci bir an önce başlatmayı hedeflediklerini belirtiyor.

Göç ve ayrımcılıkla mücadele alanında uzun süredir çalışan Eralp, göçmenlerin siyasi ve toplumsal hayata daha fazla katılımını önemsediğini de sıkça dile getiriyor. Berlin nüfusunun yüzde 40'ından fazlasının göç geçmişi bulunduğuna dikkat çeken Eralp, bu çeşitliliğin siyasette ve karar alma mekanizmalarında da daha fazla karşılık bulması gerektiğini savunuyor. "On yıllardır Berlin'in inşasına katkıda bulunan, 'misafir işçi' olarak adlandırılan kuşağın hiçbir zaman gerçekten tanınmadığını ve hak ettiği değeri görmediğini gördük" diyen Eralp, "Burada insanların yaklaşık yüzde 43'ünün göç geçmişi var. Artık onların bakış açılarının da temsil edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullanıyor.