Gazze’de süren savaş, yalnızca Ortadoğu’nun değil, Batı dünyasının da iç dengelerini sarstı. Devletler düzeyinde diplomatik ilişkiler ve ekonomik çıkarlar İsrail’in lehine şekillenirken, halk sokakta Filistin’e sahip çıktı. Londra, Amsterdam, Berlin, Montreal ve Dublin gibi şehirlerde yüz binlerce insanın aynı anda “Filistin’e özgürlük” sloganını haykırması, Batı’nın vicdan muhasebesiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
HOLLANDA: ‘RED LINE’ İLE HÜKÜMETE MEYDAN OKUMA
Hollanda’da hükümetin Filistin devletini tanımayı reddetmesi, “Red Line” adını alan geniş tabanlı bir harekete dönüştü. Amsterdam sokakları, kırmızı giyinen on binlerce protestocuya ev sahipliği yaptı.
Eylemciler, hükümetin İsrail’e silah ihracatını sürdürmesini “savaşa ortaklık” olarak tanımladı. Baskıların artmasıyla Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp istifa etti. İstifa açıklamasında, “Hükümetin vicdansız politikasıyla aynı masada oturamam.” ifadesini kullandı. Bu istifa, Avrupa genelinde yankı uyandırdı ve Hollanda halkının hükümete karşı tepkisini daha da büyüttü.

İTALYA: LİMANLARDA DİRENİŞ, SOKAKLARDA GREV
İtalya’da Meloni hükümeti, İsrail’le askeri ve ticari iş birliğini sürdürdü. Ancak ülke genelinde sendikalar, “Filistin için adalet” çağrısıyla genel grev ilan etti. Civitavecchia ve Cenova limanlarında işçiler, İsrail’e giden gemilerin yüklemesini engelledi. Eylemler kısa sürede Roma ve Milano’ya yayıldı. Başbakan Meloni, protestoları “ulusal güvenliğe tehdit” olarak tanımladı.

İNGİLTERE: POLİS MÜDAHALESİNE RAĞMEN MEYDANLAR DOLU
Birleşik Krallık hükümeti, “Gazze İçin Barış” yürüyüşünü güvenlik gerekçesiyle yasaklamak istedi. Ancak Londra’da yasak dinlenmedi; yüz binlerce kişi sokağa çıktı. Trafalgar Meydanı’ndan Westminster’a kadar uzanan yürüyüşte “Ceasefire Now” ve “Not In Our Name” sloganları atıldı. Polisin sert müdahalesinde 890 kişi gözaltına alındı. İnsan hakları örgütleri, “İngiltere hükümeti, ifade özgürlüğünü tehdit ediyor.” açıklamasında bulundu. Muhalefet partileri, “İsrail’e verilen desteğin bedelini halkın özgürlüğü ödüyor.” değerlendirmesini yaptı.

ALMANYA: TARİHSEL SUÇLULUK İLE VİCDAN ARASINDA
Almanya, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana İsrail’e olan “tarihsel sorumluluğu” gerekçe göstererek açık destek verdi. Ancak bu politika, Alman halkının vicdanıyla çelişti. Berlin’de düzenlenen “Gazze İçin Birlikteyiz” mitingine 60 bin kişi katıldı. Göstericiler, “Silah satışına son verin”, “Sessizliğiniz suçtur” pankartlarıyla yürüdü. Polis çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

FRANSA: ÜNİVERSİTELERDEN YÜKSELEN İSYAN
Paris’teki Sciences Po Üniversitesi, öğrencilerin işgal eylemine sahne oldu. Gençler, üniversite yönetiminden İsrail’le tüm akademik iş birliğini kesmesini talep etti. Fransa hükümeti ise “Urgence Palestine” adlı derneği kapattı. Dernek yetkilileri, “Filistin savunusu susturulmak isteniyor.” açıklaması yaptı. Ülke genelinde öğretim üyeleri, gazeteciler ve sanatçılar “Dayanışma bir suç değildir.” bildirisi yayımladı.

İSPANYA: TANIMA SONRASI HALK BASKISI SÜRÜYOR
İspanya, Filistin devletini tanıyan ilk Avrupa ülkelerinden biri oldu. Ancak halk bunun sembolik kalmamasını istiyor. Barselona’da 15 bin kişi, “İsrail’le tüm ilişkiler kesilsin” sloganıyla yürüdü. Madrid’de düzenlenen gösterilerde “Gazze’de adalet yoksa Avrupa’da barış yok” pankartları taşındı. Ülkenin büyük sendikaları, hükümete “silah ambargosu” çağrısı yaptı.

BELÇİKA: YEREL YÖNETİMLERDEN BOYKOT KARARI
Belçika’da federal hükümet sessizliğini korurken, yerel yönetimler harekete geçti. Brüksel, Gent ve Antwerp belediyeleri, İsrail’le iş birliklerini askıya aldı.
Gent Belediye Meclisi, “Gazze’ye insani yardım koridoru kurulana kadar hiçbir ihaleyi onaylamayacağız.” açıklamasını yaptı. Bu karar, Avrupa’da ilk yerel yönetim boykotu olarak tarihe geçti.

ABD: KAMPÜSLERDE ‘BOYKOT’ DALGASI
ABD’de üniversite kampüsleri, Filistin dayanışmasının yeni adresi oldu. Columbia, Harvard, UCLA ve Stanford gibi üniversitelerde öğrenciler çadırlar kurarak eylem başlattı. “Disclose, Divest, Boycott” sloganı, kampüslerden kongreye kadar yayıldı. Washington’da Kongre binası önünde on binlerce kişi toplandı. Akademisyenler, “Gazze için susmak bilimin onurunu zedeler.” diyerek öğrencilere destek verdi.

KANADA: HÜKÜMETE KARŞI AKADEMİK DİRENİŞ
Kanada hükümeti, İsrail’e askeri ihracatı sürdürürken halk bu politikayı reddetti. Toronto ve Montreal başta olmak üzere birçok şehirde binlerce kişi sokaklara çıktı. Üniversitelerde profesörler dayanışma grevine gitti.

İRLANDA: DİPLOMASİDEN HALKA YÜKSELEN DESTEK
İrlanda, Avrupa’da Filistin’e en güçlü diplomatik desteği veren ülkelerden biri. Ancak halk da bu tutumu daha ileri taşıdı. Dublin’de Parlamento önünde binlerce kişi “Filistin yalnız değil” sloganıyla yürüdü. Hükümet, uluslararası arenada daha sert yaptırımlar uygulayacağını açıkladı.

HALKIN VİCDANI DEVLET POLİTİKASINI AŞIYOR
Batı’da halkın Filistin dayanışması artık bir insan hakları meselesi olmaktan çıktı; bu, devlet politikalarına karşı yükselen ahlaki bir isyan haline geldi.
Hükümetler çıkarlarını korumaya çalışırken, halklar vicdanı savunuyor. Ve bu kez sokaklardaki milyonlar, dünyaya tek bir mesaj veriyor.
