Brüksel merkezli Hind Rajab Vakfı, Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde bulunduğu tespit edilen İsrailli subay Sean Glass hakkında hudutsuz bir soruşturma başlatılması ve derhal tutuklanması talebinde bulundu.
Vakıf tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, küçük Hind Rajab'ın can vermesine yol açan saldırının arkasındaki isim olarak gösterilen komutanın Amerikan topraklarında serbestçe gezmesine tepki gösterildi.
HRF yetkilileri, ABD Adalet Bakanlığına çağrıda bulunarak savaş suçları kapsamında acilen hukuki adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Savaş Suçları ve Delil Dosyası Gündemde
Kurumun hukuki süreçlerini yürüten dava sorumlusu Natacha Bracq, eldeki verilerin son derece sarsıcı ve kapsamlı olduğunu dile getirdi.
Bracq, 'Bu dosyadaki kanıtlar çok ağır ve kapsamlı. ABD Adalet Bakanlığından derhal bir soruşturma açmasını talep ediyoruz' şeklinde konuştu.
Yapılan incelemelerde, söz konusu askeri yetkilinin sivillerin bulunduğu araca ateş açılması talimatını veren kişi olduğuna işaret eden çok sayıda somut kanıt bulunduğu ifade edildi.
ABD Kongresinden Tepki ve Yasal Yükümlülük Vurgusu
Yaşanan gelişmelerin ardından ABD Kongresinin Filistin asıllı üyesi Demokrat Rashida Tlaib de kişisel sosyal medya hesabı üzerinden konuya dair sert açıklamalarda bulundu.
Tlaib, 'Soykırım Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmeleri’ne taraf olan hükümetimiz, bu savaş suçları ve soykırım eylemleri nedeniyle onu tutuklamak ve soruşturmakla yükümlüdür' değerlendirmesini paylaştı.
29 Ocak 2024 Tarihindeki Facianın Perde Arkası
Gazze'de henüz 5 yaşındayken ailesiyle birlikte seyahat ettiği otomobilin İsrail askeri güçleri tarafından hedef alınması sonucu hayatını kaybeden Hind Rajab'ın katledilmesi uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. 29 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşen bu vahim olayda aracın taranmasının yanı sıra yardım için bölgeye intikal eden Filistin Kızılayı ambulansı da vurulmuştu.
Yaşanan bu katliam neticesinde küçük Hind ile birlikte araçtaki akrabaları ve 2 sağlık personeli yaşamını yitirmiş, kayıp kişilerin naaşlarına ancak 12 gün sonra ulaşılabilmişti.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
