"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4675 %0.04
53,2884 %-0.04
6.279,86 % 1,20
3.020.000 %1.647
İşçi Haber Dünya İngiltere Başbakanı Keir Starmer neden istifa etti ve kimdir?

İngiltere Başbakanı Keir Starmer neden istifa etti ve kimdir?

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, parti içi isyan ve skandalların ardından istifa etti. İşçi Partisi'nin geleceği ne olacak?

Okunma Süresi: 3 dk

İngiltere’de iki yıl önce tarihi bir çoğunlukla iktidara gelen Başbakan Keir Starmer, parti içi isyan ve peş peşe gelen skandalların ardından istifa etti. Emekli maaşı kesintilerinden 'bedava gözlük' krizine, Elon Musk ile 'iki yüzlü polislik' kavgasından Trump’la yaşanan askeri krize kadar Starmer’ın çöküş kronolojisi dünya gündemine oturdu.

Keir Starmer’ın Başbakanlık Dönemi Nasıl Başladı?

5 Temmuz 2024’te İşçi Partisi’ni 14 yıl aradan sonra ezici bir çoğunlukla iktidara taşıyan ve Downing Sokağı 10 Numara'ya büyük vaatlerle adım atan Keir Starmer'ın başbakanlık dönemi, adeta bir siyasi trajediyle son buldu. Seçmenlere 'kaosu bitirme ve ülkeyi yeniden inşa etme' sözü veren 63 yaşındaki Starmer, sadece 717 gün sonra, parti içi sert hesaplaşmalar ve tarihin en düşük popülarite oranlarıyla görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Londra'da 'teknokrat ve sıkıcı bir avukat' olarak bilinen Starmer'ın bu kadar hızlı ve gürültülü düşüşü, siyaset kulislerinde büyük bir şok dalgası oluşturdu.

Starmer’ın İlk Büyük Hatası Nedir?

Siyasi gözlemcilere göre, Starmer’ın sonunu hazırlayan ilk büyük hata, göreve geldikten hemen sonra Başbakan Yardımcısı Rachel Reeves ile birlikte bütçedeki 22 milyar sterlinlik 'kara deliği' kapatmak gerekçesiyle milyonlarca emeklinin kışlık yakıt yardımını kesme kararı alması oldu. Hem seçmenden hem de kendi milletvekillerinden gelen devasa tepki dalgası üzerine hükümet geri adım atmak zorunda kalsa da, bu hamle Starmer imajına ilk ölümcül darbeyi vurdu.

Bu durum, kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yaratırken, Starmer’ın liderlik yeteneklerine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.

Skandallar ve İstifa Süreci

Aynı yılın yaz aylarında Southport’taki trajik çocuk cinayetlerinin ardından patlak veren sokak olaylarında hükümetin takındığı sert tavır, milyarder Elon Musk dahil birçok kesim tarafından 'iki yüzlü polislik' yapmakla eleştirildi ve Başbakan'a 'İki Yüzlü Keir' lakabı takıldı. Hemen ardından ekim ayındaki parti kongresinde patlak alan 'bedava kıyafet ve gözlük' skandalı, bardağı taşıran damlalardan biri oldu.

Starmer’ın, İşçi Partisi donörü Lord Alli’den binlerce sterlin değerinde lüks giysi ve gözlük kabul ettiği, karşılığında ise donöre Downing Sokağı için güvenlik kartı çıkarttırdığı ortaya çıktı. Bu olay tarihe 'gözlük için geçiş kartı' skandalları olarak geçti.

Uluslararası İlişkilerde Yaşanan Sorunlar

Starmer’ın en büyük siyasi hatası ise Aralık 2024’te Peter Mandelson’ı ABD Büyükelçisi olarak ataması oldu. Mandelson’ın sabıkalı pedofil Jeffrey Epstein ile olan geçmiş dostluğuna dair yeni belgelerin sızması üzerine, Başbakan bu ismi sadece yedi ay sonra görevden almak zorunda kaldı. Bu skandal, Downing Sokağı'ndaki güç savaşını tetikledi ve Starmer'ın iki farklı genel sekreterinin peş peşe istifa etmesine yol açtı.

Uluslararası arenada da işler Starmer için iyi gitmedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı bombalama kararı aldığı süreçte, İngiltere Başbakanı’nın ABD ordusuna Birleşik Krallık askeri üslerini kullanma izni vermeyi başlangıçta reddetmesi Washington’ı küplere bindirdi. Donald Trump, Starmer’ı açıkça Adolf Hitler’e karşı uyguladığı yatıştırma politikasıyla bilinen Neville Chamberlain’e benzeterek ağır hakaretlerde bulundu.