The Guardian gazetesinin yayımladığı rapora göre, Donald Trump tarafından 'ömür boyu başkan' sıfatıyla yönetilmesi öngörülen Barış Kurulu’nun bölgedeki faaliyetleri büyük bir tıkanıklıkla karşı karşıya kaldı. Söz konusu kurulun ilk inşa sözleşmesini imzalamasının üzerinden iki ay geçmiş olmasına rağmen, İsrail yönetimi müteahhitlerin ve inşaat kamyonlarının Gazze’ye girişine müsaade etmiyor.
İnşaat Süreci ve Engeller
Geçtiğimiz ağustos ayında bir ABD’li şirket ile imzalanan sözleşme, bölgeye 150 uluslararası askerin konuşlanacağı bir üssün inşa edilmesini kapsıyordu. Ancak aradan geçen iki ayı aşkın süreye rağmen Tel Aviv yönetimi, sözleşmenin hayata geçirilmesine yönelik gerekli izinleri vermekten kaçınıyor. Bu durum, Barış Kurulu’nun bölgedeki diğer tüm stratejik planlarının da fiilen sekteye uğramasına neden oluyor.
Üssün Niteliği ve Konumu
ABD’li şirket tarafından inşa edilmesi planlanan yapının, bir 'görev destek alanı' yani geçici karakol niteliği taşıdığı belirtiliyor. Dikkat çeken bir diğer detay ise, üssün inşa edileceği arazinin durumu. Planlamaya göre, söz konusu yapının çok sayıda tartışmaya konu olan 'Gazze İnsani Yardım Vakfı' tarafından kullanılan bir arazi üzerine kurulması hedefleniyordu.
Bölgedeki İnsani Krize Etkisi
The Guardian’a açıklamalarda bulunan kaynaklar, İsrail’in inşaya onay vermemesinin aslında uluslararası gücün Gazze’ye girişinin engellenmesi anlamına geldiğini vurguluyor. Bu blokaj nedeniyle bölgede insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan temel tesislerin dahi inşası imkansız hale gelmiş durumda.
2,45 Milyar Dolarlık Toparlanma Planı Askıda
Barış Kurulu, geçtiğimiz ay Gazze Şeridi için toplam 2,45 milyar dolar tutarında ve 6 ay süreli kapsamlı bir toparlanma planı duyurmuştu. Söz konusu finansmanın; geçici barınma, enkaz kaldırma, hastane onarımları, ekonomik iyileştirme ve çok uluslu bir güvenlik gücünün bölgeye konuşlandırılması gibi 66 farklı projenin hayata geçirilmesinde kullanılacağı ifade edilmişti. Ancak mevcut siyasi ve askeri engeller, bu projelerin geleceğini belirsizliğe itiyor.
(Kaynak ve Görsel: Anadolu Ajansı)
