reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6457 %0.04
51,9745 %0.08
7.122,38 % 0,93
2.922.528 %-2.171
İşçi Haber Dünya Küresel Sumud Filosu aktivistleri: İsrail askerleri kafeslerde uyuttu

Küresel Sumud Filosu aktivistleri: İsrail askerleri kafeslerde uyuttu

İsrail ordusunun uluslararası sularda saldırarak alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistleri, Türkiye’ye getirildikten sonra İstanbul’da ifade verdi. Aktivistler, “ellerimiz kelepçelendi, günlerce uyutulmadık, çıplak arandık” diyerek yaşadıkları işkenceleri anlattı.

Okunma Süresi: 4 dk

İsrail’in uluslararası sularda saldırıp alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’nda yer alan aktivistler, Türkiye’nin devreye girmesiyle İstanbul’a getirildi. Toplam 137 kişi arasında 36 Türk ve 23 Malezyalı bulunuyor. Aktivistler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İsrail’e yönelik soruşturma kapsamında ifade verdi.

Aktivistler önce İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda sağlık kontrolünden geçirildi. Fiziksel ve ruhsal durumları incelenirken, sağlık problemi tespit edilenler hastanelere sevk edildi. 10 Cumhuriyet savcısının yürüttüğü ifadeler, tercümanlar eşliğinde alındı. Aktivistlerin beyanları, “insanlığa karşı suç” ve “eziyet” başlıklarıyla soruşturma dosyasına işlendi.

‘ELLERİMİZ KELEPÇELENDİ, 20 SAAT GÖZLERİMİZ BAĞLI BEKLEDİK’

Tunuslu denizci Abdallah Messaoudi, İtalya’dan yola çıktıklarını belirterek şunları anlattı:

“Gazze’ye 70 mil kala gemimize müdahale ettiler. Herkesin ellerini kelepçeleyip üst üste koydular. 20 saat boyunca ellerimiz ve gözlerimiz bağlı bekletildik. Tuvalet, yemek gibi hiçbir ihtiyacımız karşılanmadı. Kafese konulup cezaevine götürüldük. Uyumamamız için sürekli coplarla kafeslere vurdular. İki gün boyunca uyutmadılar, çıplak arama yaptılar.”

‘BANA KADIN PEDİ BİLE VERMEDİLER’

İngiliz biyolojist Evie Rose Snedker (26), maruz kaldığı cinsel tacizi şöyle anlattı:

“Gemimizi kuşatıp bizi Aştod Limanı’na götürdüler. Üzerimizdeki tüm takı ve eşyalar alındı. Kadın asker saçımı çekti, tokamı zorla aldı. Arama sırasında özel bölgeme dokundular, elleriyle vurdular. Cezaevinde iki gün boyunca ne su ne yemek verdiler. Regl dönemindeydim, kadın pedi bile vermediler. 5 kişilik hücrede 15 kişi kaldık. Türk yetkililerin ilgisinden çok memnunum.”

'DİPÇİKLERLE VURDULAR, PARAMIZI ALDILAR'

Faslı yazar Ayoub Habraoui (29) da silah tehdidiyle rehin alındıklarını söyledi:

“Gemideki herkese silah doğrulttular. Diz çöktürüp dipçiklerle sırtımıza vurdular. Nakap Cezaevi’nde üç gün kaldım. Su vermediler, üzerimdeki 300 dolar paramı gasp ettiler. İsrail’in uluslararası mahkemelerde yargılanması için şikayetçiyim.”

'DRONLA BOMBALI SALDIRI YAPTILAR'

Türk doktor Haşmet Yazıcı (44) ise, gemilerine dronla saldırı düzenlendiğini anlattı:

“Taigete adlı yelkenliyle Gazze’ye giderken dron saldırısına uğradık, yelkenimiz yandı. İsrailli komandolar baskın yaptı. Kadın güvenlik görevlisi ‘Pis Türkler, zaten kötü kokuyorsunuz’ dedi. Orada İsrail Güvenlik Bakanı Ben Gvir de bulunuyordu. Bize üç belge imzalatmak istediler; İsrail’e izinsiz girdiğimiz yönünde evrak dayattılar, imzalamadım.”

'TUVALET ÇEŞMESİNDEN SU İÇTİK'

Sosyal medya içerik üreticisi Mesut Çakar (33), yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Aştod Limanı’nda ters kelepçeyle sıcak asfalt üzerinde bir saat bekletildik. Arkadaşımın kolunu kırdılar. Cezaevinde su vermediler, tuvalet çeşmesinden su içtik. Astım hastalarına ilaç bile verilmedi.”

'NAMAZ KILMAMIZA BİLE İZİN VERMEDİLER'

Televizyon sunucusu Bekir Develi (50), dini özgürlüklerin bile engellendiğini söyledi:

“3-4 gün boyunca su ve yemek verilmedi. Tuvalete gitmemize izin yoktu. Arkadan kelepçelediler, parmaklarımda kan dolaşımı durdu. Namaz kılmaya çalıştığımızda müdahale ettiler. Teknemize defalarca dron saldırısı yapıldı. Tüm eşyalarımız gasp edildi.”

‘HAYVANLARIN BİLE DURMAYACAĞI KAFESE KOYDULAR’

Suudi mühendis Abdullah Yonus Mohammad Ghabbash (54), yaşadıklarını “insanlık dışı” olarak nitelendirdi:

“İspanya’dan yola çıktık. Hayvanların bile duramayacağı kafeslere koydular. Uyutmadılar, su vermediler. Tam bir işkenceydi.”

'BUNLAR İNSAN DEĞİL'

İngiliz aktivist Sarah Wilkinson, yaşadıkları için “şok” içinde olduğunu söyledi:

“Son üç günde yaşadıklarımız bana İsraillilerin insan olmadığını gösterdi. Elleri var, yüzleri var ama onlar bizden değiller. Onlar canavar. Türkiye’de gördüğümüz misafirperverlik beni ağlattı. Gazze’ye bir gün yeniden gideceğiz.”

'GAZZE’YE HOŞ GELDİNİZ YAZILI BEZ ASTILAR'

Türk aktivist Ayçin Kantoğlu, kadın mahkumlara yönelik psikolojik işkenceden söz etti:

“Kadınların kaldığı yere büyük bir bez pankart asmışlardı, üzerinde ‘Gazze’ye hoş geldiniz’ yazıyordu. Üzerine Gazze’nin bombalanmış halini bastırmışlardı. Her kontrol noktasında tekrar tekrar arandık. Ağızlarımızın içine, dişlerimizin arasına kadar baktılar. Çıplak arama yaptılar. Korkmuyoruz, çünkü kağıttan bir kaplanla karşı karşıyayız.”

SAVCILIK DOSYASI: İŞKENCE, EZIYET VE YAĞMA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu, aktivistlerin ifadeleri üzerine “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “eziyet”, “nitelikli yağma”, “mala zarar verme” ve “uluslararası ulaşım aracını kaçırma” suçları kapsamında soruşturma yürütüyor.
Yetkililer, delil toplanmasının ardından dosyanın uluslararası adli mercilere taşınabileceğini belirtiyor.

ULUSLARARASI BOYUT

Aktivistler, İsrail’in uluslararası ceza mahkemelerinde yargılanması için Türkiye üzerinden suç duyurusunda bulundu.
Diplomatik kaynaklar, dosyanın BM İnsan Hakları Konseyi ve Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi süreçlerine taşınabileceğini ifade ediyor.