ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Venezuela açıklarında ABD ordusu tarafından el konulan petrol tankerine dair soruya da açıklık getirdi.
Trump, söz konusu el koyma işleminin yalnızca uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olmadığını belirterek, bunun yaptırımlarla bağlantılı olduğuna işaret etti.
trump: Bu Sadece Uyuşturucu Meselesi Değil
ABD Başkanı, petrol tankerine el konulmasının arkasında birden fazla gerekçe bulunduğunu vurguladı. Trump, “Bu durum pek çok şeyle ilgili. Bu nedenlerden biri, milyonlarca insanın ülkemize girmesine izin vermiş olmalarıdır” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamaları, Venezuela’ya yönelik uygulanan yaptırımların askeri operasyonlarla birlikte daha sert bir boyuta taşınacağı şeklinde değerlendirildi.
Venezuela’ya Kara Saldırısı Mesajı
Venezuela’yı bir kez daha açık şekilde tehdit eden Trump, uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Trump, deniz yoluyla yapılan uyuşturucu kaçakçılığının yüzde 92 oranında azaltıldığını belirterek, bundan sonraki sürece dair şu ifadeleri kullandı:
“Artık karadan da saldırılar başlatacağız. Çok yakında karada da başlayacak.”
Trump, söz konusu kara saldırılarının kapsamı ve içeriğine ilişkin ise detay vermedi.
Petrol Tankeri Ele Geçirildi
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, daha önce yaptığı açıklamada, Venezuela açıklarında el konulan petrol tankerinin, yaptırım altındaki İran Devrim Muhafızları Ordusu’na petrol taşıdığı gerekçesiyle durdurulduğunu savunmuştu.
Leavitt, bu adımın bölgedeki gerilimi artıracağı yönündeki iddialara katılmadıklarını ifade ederek, Trump yönetiminin Venezuela kaynaklı uyuşturucu trafiğini sona erdirmekte ve bu ülkeye yönelik yaptırımları uygulamakta kararlı olduğunu dile getirmişti.
Kara Operasyonları Daha Önce de Gündeme Gelmişti
ABD Başkanı Donald Trump, daha önceki açıklamalarında da Venezuela’ya yönelik kara saldırılarının gündemde olduğunu belirtmiş ve bu operasyonların “yakın zamanda” başlayabileceğini söylemişti. Son açıklamalarla birlikte bu tehditlerin yeniden ve daha güçlü şekilde dile getirildiği görüldü.
