ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un açıklamalarıyla birlikte, Trump’ın Gazze’deki savaşı bitirmeyi hedefleyen barış planında ikinci aşamaya resmen geçildi. Ancak bu süreç, İsrail için beklenmedik bir dışlanma hikayesine dönüştü. İsrail basınında yer alan analizlerde, Gazze barış planı hızla ilerleyen bir trene benzetilirken, İsrail’in bu treni ya tamamen kaçırdığı ya da en iyi ihtimalle arka vagonlara sıkışmış durumda olduğu vurgulandı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, İsrail’i sürecin vazgeçilmez bir ortağı yapacak kapsamlı bir "ertesi gün" planı sunamaması, Tel Aviv’in elindeki tüm diplomatik kozları yitirmesine neden oldu.
Netanyahu’nun Kırmızı Çizgileri Bir Bir Yok Sayıldı
İkinci aşamaya geçilmesiyle birlikte, Netanyahu hükümetinin süreç boyunca savunduğu birçok kırmızı çizgi Trump yönetimi ve Barış Kurulu tarafından görmezden gelindi. İsrail basını, Netanyahu’nun Trump’ın ve kurulan Barış Kurulu’nun dayatmalarına boyun eğmek zorunda kaldığını açıkça ifade etti. Özellikle İsrail’in Gazze’deki hamleleri belirleme konusunda sahip olması gereken "kaldıraç gücünün" neredeyse tamamen yok olması, İsrail hükümeti içerisinde büyük bir stratejik başarısızlık olarak değerlendiriliyor.
Türkiye ve Katar Barış Kurulu’nun En Ön Safında
Olabilecek en kötü senaryolardan birinin gerçeğe dönüştüğü belirtilen tabloda, Netanyahu’nun daha önce "Hamas’ı silahsızlandıracak güçlerin içinde kesinlikle bulunamazlar" dediği Türkiye ve Katar, sürecin asıl yönetici aktörleri haline geldi.
- Liderlik Rolü: Türkiye ve Katar, Gazze’yi yeniden inşa etme ve bölgeyi yönetme planlarında en ön saflarda yer alıyor.
- Engelleyememe Durumu: İsrail hükümetinin, bu iki ülkenin süreçteki etkin rolünü durdurabilecek herhangi bir diplomatik veya siyasi güce sahip olmadığı vurgulandı.
- Hatalı Israr: İsrail’in Filistin Yönetimi’ni tamamen devre dışı bırakma çabası, bölgede Türkiye’nin etkisinin daha da artmasına yol açtı.

Refah Sınır Kapısı’nda 'Emrivaki' Karar: İsrail Devre Dışı
İsrail’in süreçteki etkisizliği, Refah Sınır Kapısı konusundaki son kararlarla bir kez daha tescillendi. Geçen hafta düzenlenen imza töreninde, Refah’ın yakın zamanda Mısır’dan Gazze’ye girişler için çift yönlü olarak açılacağı duyuruldu. İsrail, kapının sadece Gazze’den Mısır’a çıkışlar için kullanılması konusunda ısrar etse de bu talep uluslararası toplum tarafından kabul görmedi. İsrail hükümetinin bu karar hakkında sadece bilgilendirildiği ancak fikrine başvurulmadığı ortaya çıkarken, Tel Aviv’in uluslararası baskı altında bu karara uymak zorunda kalacağı belirtiliyor.
Kaynak: Sabah
