ABD ile İran arasında aylardır devam eden gerilimde yeni diplomatik temaslar sürerken, Amerikan basını olası bir uzlaşının düşünüldüğü kadar kolay gerçekleşmeyeceğini yazdı.
MÜZAKERELERDE ÇÖZÜLEMEYEN KRİTİK BAŞLIKLAR
The Washington Post gazetesinin analizine göre, ABD Başkanı Donald Trump her ne kadar “barış anlaşmasına yakın olunduğunu” ifade etse de masadaki temel kriz konularında henüz somut bir uzlaşma sağlanamadı. ABD ve İsrail’in şubat ayında İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından taraflar nisan ayında kırılgan bir ateşkes sürecine girmişti. Ancak İran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi ve yaptırımların kaldırılması gibi konular müzakerelerin en zorlu başlıkları olarak öne çıkıyor.
yeni krizlerin önü açılabilir
Analizde, İran’ın savaşın başlamasından bu yana dünyanın en kritik petrol geçiş güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinde ciddi bir hakimiyet kurduğu belirtildi. Bu durumun Tahran yönetimine ABD karşısında önemli bir avantaj sağladığı değerlendiriliyor. Brookings Enstitüsü Dış Politika Direktörü Suzanne Maloney, İran’ın boğazı tamamen açmak için mutlaka bir karşılık talep edeceğini ifade etti. Maloney, Tahran yönetiminin artık bu stratejik geçiş noktasını ekonomik ve siyasi baskı aracı olarak kullanmak istediğini söyledi.
Uzmanlara göre İran’ın boğaz üzerinde etkin kontrol sağlayarak müzakere masasından ayrılması, küresel ölçekte yeni krizlerin önünü açabilir.

'Nükleer meseleler 72 saatte kağıt üzerinde çözülemez'
Trump yönetiminin savaş sürecindeki en önemli gerekçelerinden biri İran’ın nükleer silah geliştirme ihtimali olmuştu. Cumhuriyetçi çevreler de yükselen petrol fiyatlarına rağmen operasyonları bu gerekçeyle destekledi. İran, Barack Obama döneminde ABD ve Batılı ülkelerle kapsamlı bir nükleer anlaşmaya imza atmıştı. Ancak Trump, ilk başkanlık döneminde bu anlaşmadan çekilmiş ve anlaşmanın İran’a fazla taviz verdiğini savunmuştu.
Washington Post analizine göre İran, geçen yıllarda uranyum zenginleştirme kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Özellikle yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının artık “nükleer silah seviyesine tehlikeli derecede yakın” olduğu öne sürülüyor. Müzakerelerde şu anda en kritik başlığın İran’ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu devretmesi ve yeni üretim gerçekleştirmeyeceğine dair güvence vermesi olduğu belirtiliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise sürecin kısa sürede tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek, “Nükleer meseleler 72 saatte kağıt üzerinde çözülemez” ifadelerini kullandı.
en önemli başlıklar ekonomik tavizler
Washington Post analizine göre masadaki en önemli başlıklardan biri de ekonomik tavizler olacak. İran’ın yaptırımlar nedeniyle dondurulan milyarlarca dolarlık varlığının yeniden erişime açılması gündemde bulunuyor. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Obama dönemindeki anlaşmayı eleştirerek İran’a “milyarlarca dolar verildiğini” savundu ve kendi anlaşmalarının farklı olacağını ifade etti.
Ancak analizde dikkat çeken noktalardan biri, Trump yönetiminin İran’a Obama dönemindekinden daha büyük ekonomik imkanlar sunma ihtimalini değerlendirmesi oldu. Haberde, Tahran yönetimine 20 milyar dolara kadar dondurulmuş varlıklara erişim sağlanmasının konuşulduğu aktarıldı.
trump yönetimi savaşı ne kadar sürede sona erdirecek?
Washtruington Post analizine göre süreç yalnızca İran’ın taviz verip vermeyeceğiyle sınırlı değil. Trump yönetiminin savaşı ne kadar sürede sona erdireceği, İran’a hangi tavizlerin verileceği ve Tahran yönetiminin anlaşmaya bağlı kalıp kalmayacağı da Washington’da tartışılmaya devam ediyor.
Gazete, önümüzdeki süreçte olası bir anlaşmanın hem Orta Doğu’daki siyasi dengeleri hem de küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti.
Kaynak: Sabah
