reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6569 %0.02
51,9338 %-0.04
7.060,64 % 0,06
3.001.393 %-1.636
İşçi Haber Dünya Trump’tan nükleer test çıkışı: Rusya ve Çin uyarısı

Trump’tan nükleer test çıkışı: Rusya ve Çin uyarısı

ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Bakanlığına 29 Ekim’de nükleer silah testlerine “derhal başlanması” talimatı verdiğini açıkladı. Karar, Rusya ve Çin’in silahlanma yarışında avantaj sağladığı gerekçesiyle savunulurken, Washington’da hem siyasi hem askeri çevrelerde büyük belirsizlik ve tartışma yarattı.

Okunma Süresi: 4 dk

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Ekim’de Savunma Bakanlığına “derhal nükleer silah testlerine başlanması” yönünde talimat verdiğini açıklayarak hem Washington’da hem dünya kamuoyunda büyük tartışma başlattı. Trump, bu kararın gerekçesi olarak Rusya ve Çin’in nükleer alanda büyük ilerleme kaydettiğini ve ABD ile arayı kapattığını öne sürdü.

ABD, resmi kayıtlara göre son nükleer silah denemesini 1992’de, George H. W. Bush döneminde gerçekleştirmişti. Aradan geçen 30 yılı aşkın sürenin ardından gelen bu çıkış, hem siyasi arenada hem de askeri çevrelerde belirsizliklere yol açtı.

'Tam Anlamıyla Patlayıcı Test Mi Kastediliyor?' Tartışması

Trump’ın ifadeleri, “nükleer savaş başlığının patlayıcı şekilde denenmesi mi yoksa sadece bu başlıkları taşıyan füze sistemlerinin test edilmesi mi?” sorusunu gündeme getirdi. Bu belirsizlik üzerine, Trump’ın ABD Stratejik Komutanlığına aday gösterdiği Richard Correll şu değerlendirmeyi yaptı:

Correll, “Bu açıklamaların, gerçek anlamda bir nükleer patlama testi anlamına gelmediğini düşünüyorum” dedi ve ekledi: “Trump’ın söylemi, nükleer silahların eşit şartlarda test edilmesi yönündeydi. Ne Rusya ne de Çin son dönemde patlayıcı nükleer test gerçekleştirdi. Dolayısıyla bu ifadelerden kesin bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.”

Demokrat Senatör Jacky Rosen ise, patlayıcı nükleer denemelere gerek olmadığını savunarak, “Bunu durdurmak için elimizden geleni yapacağız.” açıklamasında bulundu.

Nükleer Patlamalar Nasıl Gerçekleşiyor ve Kaça Ayrılıyor?

Açık kaynaklara göre nükleer patlama, kontrollü biçimde başlatılan nükleer fisyon veya füzyon tepkimesiyle açığa çıkan dev enerji sonucu meydana geliyor. Bu patlamalar çevreye yayılan radyasyon nedeniyle uzun süreli etkiler bırakabiliyor.

Nükleer denemeler üç ana kategoriye ayrılıyor:

  • Atmosferik testler: Bombaların kulelerden, balonlardan veya uçaklardan bırakılmasıyla yapılıyor. Tüm nükleer denemelerin yaklaşık yüzde 25’i bu şekilde gerçekleştirildi. Radyasyon, kilometrelerce atmosfere yükselip rüzgârla geniş alanlara taşınıyor.
  • Su altı denemeleri: Büyük göller veya denizlerde yapılıyor. Patlamanın ardından oluşan şok dalgaları suyu ve deniz ekosistemini ciddi ölçüde etkiliyor.
  • Yer altı denemeleri: Soğuk Savaş döneminde ABD ve Sovyetler tarafından en çok tercih edilen yöntem. Kapalı ortam nedeniyle radyasyon sızıntısı düşük, ancak yüzeye radyoaktif kırıntı ulaşma riski bulunuyor.

ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) verilerine göre atmosfere karışan radyoaktif maddeler 80 kilometre yüksekliğe kadar çıkabiliyor, yıllarca dünya etrafında dolaşıp yağışlarla yeryüzüne yeniden inebiliyor.

Yer Altı Testlerinin İşleyişi

Yer altı nükleer denemeleri genellikle nüfus merkezlerinden uzak bölgelerde yapılıyor. Süreç şu şekilde işliyor:

  • 200 ila 800 metre derinliğinde bir şaft açılıyor.
  • Nükleer cihaz ve izleme araçları bu boşluğa yerleştiriliyor.
  • Ardından şaft, çakıl, kum ve alçı taşı gibi malzemelerle kapatılıyor ki radyoaktif serpinti yüzeye çıkmasın.
  • Cihazın uzaktan patlatılmasıyla yer altında radyasyon dolu bir boşluk oluşuyor ve sismik dalgalar yayılıyor.
  • Basınç düşmeye başladığında, saatler sonra yeryüzünde çökme kraterleri oluşabiliyor.

Atmosferik testlerde ise patlama sonrası oluşan dev ateş topu mantar şeklinde bir buluta dönüşüyor ve milyonlarca radyoaktif parçacık havaya karışıyor.

‘Testlerin Yeniden Başlaması Yıllar Alabilir’

Washington Post gazetesine konuşan Nevada nükleer test sahasından eski çalışanlar, Trump’ın isteğinin teknik, lojistik ve finansal olarak çok karmaşık olduğunu vurguladı. Modern dönemde testlerin büyük bölümü bilgisayar simülasyonlarına dayandığı için fiziksel deneyim kaybolmuş durumda.

Uzmanlar ayrıca şunlara dikkat çekti:

  • Test alanlarında kullanılan ekipmanlar “pas yığını” haline geldi.
  • DOGE’nin işten çıkarmaları nedeniyle kritik personel eksik.
  • Bu nedenle fiziksel nükleer denemelere dönüşün yıllar sürebileceği belirtiliyor.

Radyasyonun En Büyük Riski: Doğmamış Çocuklar

Columbia Üniversitesinden Norman Kleiman, radyasyonun insan DNA’sına doğrudan zarar verdiğini belirterek şunları söyledi:

“Radyoaktif serpinti kilometrelerce uzağa taşınabilir. Kısa vadede akut radyasyon hastalıkları, uzun vadede kanser riskini artırır. En büyük tehlike doğmamış bebekler için. Kleiman’a göre, gelişmekte olan hücreler nedeniyle risk, diğer tüm gruplardan daha yüksek.”

Dünyada Nükleer Güç Dengesi

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre Ocak 2024 itibarıyla dünyada 12 bin 121 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Bunların:

  • 9 bin 585’i operasyonel askeri stoklarda,
  • 3 bin 904’ü konuşlandırılmış şekilde,
  • 2 bin 100’ü yüksek alarm seviyesinde bekletiliyor.

En fazla nükleer başlığa sahip ülkeler

Dünyada en fazla nükleer başlığa sahip ülkeler ise şöyle:

ÜlkeSavaş Başlığı Sayısı
Rusya5.580
ABD5.044
Çin500
Fransa290
İngiltere225
Hindistan172
Pakistan170
İsrail90
Kuzey Kore50