reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6158 %0.1
51,6400 %0.29
6.630,37 % -0,47
3.026.580 %-1.823
İşçi Haber Dünya Türkiye , Suriye ve Ürdün arasında ulaştırma iş birliği anlaşması imzalandı

Türkiye , Suriye ve Ürdün arasında ulaştırma iş birliği anlaşması imzalandı

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Amman’da Ürdün ve Suriye ulaştırma bakanlarıyla üçlü iş birliği mutabakatı imzaladı. Anlaşmanın, bölgesel ticaretin artırılması ve kuzey-güney ulaşım koridorunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 5 dk

Ürdün'ün başkenti Amman'ı ziyaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ürdün Ulaştırma Bakanı Nidal Kattamin ve Suriye Ulaştırma Bakanı Ya'arub Bedir ile gerçekleştirdiği toplantının ardından, üç ülke arasında ulaştırma alanında iş birliği mutabakatına imza attı.

'Türkiye-suriye-ürdün demir yolları transit gelirlerini artıracak'

Türkiye, Suriye ve Ürdün'ün yalnız coğrafi olarak değil, ticaret yolları ve tarihi serüveni bakımından da birbiriyle kopmaz bağlarla bağlanmış ülkeler olduğunu söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Bizim bir araya gelmemiz sadece teknik bir ulaştırma toplantısı değil, aynı zamanda bölge halklarının refahı ve bölgesel kalkınma için güçlü bir irade beyanıdır. Hele hele sıkıntılı günlerden geçtiğimiz bu süreçte üç ülke olarak bir araya gelmiş olmamız ayrıca kıymetlidir. Bölgemizin içinden geçtiği hassas süreç, bizlere tek bir gerçeği hatırlatmaktadır. Siyasi ve ekonomik istikrar ile düzgün işleyen lojistik birbiri için vazgeçilmezdir."

Bölgede kuzey ve güney yönünde uzanan, düzenli ve verimli bir şekilde çalışan karayolu ve demiryolu hatlarının önemini vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye, Suriye, Ürdün ekseninde kuzey-güney hattının tam kapasiteyle işler hale gelmesi her üç ülkenin de ihracat potansiyelini ve transit gelirlerini katlayacak bir çarpan etkisi oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, kurulan üçlü mekanizma hakkında ise şunları kaydetti:

"Üzerinde anlaştığımız her bir madde aslında tır şoförlerimizin yolunu açacak, demiryolunun sunacağı fırsatları artıracak, limanlarımızı canlandıracak ve pazarlarımızı da büyütecek. Bu çerçevede bugün kurduğumuz üçlü mekanizmanın bölgemizin ulaştırma ve lojistik geleceğini birlikte inşa edeceğine, düzenli işleyen ve çözüm odaklı bir platforma dönüşeceğine inancım tamdır. Bu tarihi sorumluluğu birlikte omuzlama ve bölgemizi bir refah havzası haline getirme niyetinde olduğumuzu da özellikle söylemek isterim."

Türkye, Suriye ve Ürdün arasındaki iş birliğini daha ilerletmek istediklerini kaydeden Uraloğlu şöyle konuştu:

‘orta asya ve avrupa başta olmak üzere diğer coğrafyalara köprü olmayı arzu ediyoruz’

"Burada tesis ettiğimiz iş birliğini daha ileriye taşımak adına teknik heyetimizin haftaya da Suudi Arabistan ziyareti olacak. Bugünkü girişimimiz ile yarımadanın her bölgesine kadar gelişimi sağlayacak bir planlama içerisinde olmayı ve bu yarımadanın Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere diğer coğrafyalara bağlanmasında köprü olmayı arzu ediyoruz.

Diğer taraftan kuzey-güney aksında ortaya koyduğumuz bu güzergah işlerlik kazandığında Basra Körfezi ve Kızıl Deniz'de eş zamanlı yaşanacak zor şartlarda bölge için okyanusa erişmekte hayati öneme haiz olacaktır."

Türkiye'nin karayolu taşımacılığında verimliliği artırmak için ve operasyonel faaliyetlerin herhangi bir engelle karşılaşmaması adına gayret sarf ettiğini söyleyen Uraloğlu, "Memnuniyetle ifade etmek isterim ki son aylarda 331 Suriyeli şoför kardeşimize sürücü vizesi verilmiş ve bu sayı gün geçtikçe de artmakta" ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında taşımacılığın önündeki engellerin kaldırılmasının önemini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Taşımacılarımızdan alınan geçiş ücretleri, vergiler ve ek maliyetlerin asgari düzeye indirilmesi veya karşılıklı olarak kaldırılması, taşımacılığın önündeki engelleri kaldıracak ve ticaret hacmimize doğrudan çarpan etkisi yapacaktır. Bunun mümkün olmaması halinde ise, üç ülke arasında mutabık kalınacak ortak ve öngörülebilir bir tarife yapısının oluşturulması, güzergahın rekabetçiliğini artıracak ve taşımaların sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Bu hususun, üçlü mekanizmamız kapsamında öncelikli başlıklar arasında ele alınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz."

güzergahın en hızlı, ekonomik bir ticaret yolu

Uraloğlu, mevcut bölgesel dinamiklerin karayoluna olan talebi artırdığını, Türkiye, Suriye ve Ürdün hattının altyapısının modernizasyonu halinde, bu hattın güzergahın en hızlı ve ekonomik bir ticaret yolu haline gelmesini sağlayacağını söyledi.

Demiryollarının yalnız ekonomik değil, tarihi ve kültürel bağlarını da temsil eden bir ulaşım modu olduğunu belirten Uraloğlu, "Bugün bu hatların işler durumda olmaması, bölgemizin ulaştırma potansiyelinin önündeki büyük bir eksikliktir. Bu noktada, tarihi Hicaz Demiryolu mirasını günün şartlarına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırmanın anlamlı olacağına inanıyorum. Bununla birlikte, ülkelerimizi birbirine bağlayacak, modern ve standart hat kriterlerine uygun yeni bir demiryolu inşasını stratejik bir hedef olarak belirlememiz gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Uraluğlu, Türkiye'nin modern demiryolu inşası ve raylı sistemler konusundaki tecrübesini, Hicaz Demiryolu hattının yeniden canlandırılması için paylaşmaya ve teknik eş güdüm sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Denizcilik sektörünün de önemine vurgu yapan Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin ve Suriye'nin Akdeniz'deki liman kapasitesi ile Ürdün'ün Akabe Körfezi üzerinden Kızıldeniz'e açılan stratejik kapısını bir bütün olarak değerlendirmeliyiz. Özellikle içinde bulunduğumuz küresel konjonktürde, limanlarımızın birbirini tamamlayan lojistik merkezler olarak çalışması hayati önemdedir. Akabe Limanı'nın, kuzeyden gelen karayolu ve demiryolu yüklerini Kızıldeniz ve ötesine taşıyacak bir 'deniz-kara köprüsü' görevi göreceğine inanıyorum."

Kaynak: AA