Eğitim dünyasında dijital dönüşüm hız kazanırken, yapay zekâ teknolojileri öğrencilerin ödev hazırlama ve araştırma alışkanlıklarını kökten dönüştürüyor. Paylaşılan son PISA 2025 verilerine göre, Türkiye'deki 15 yaş grubu öğrencilerin yüzde 52'si haftada en az bir kez yapay zekâ sohbet uygulamalarından faydalanıyor.
Türkiye OECD Ortalamasını Geride Bıraktı
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, yapay zekâ kullanım oranında uluslararası ortalamayı geride bıraktı. Ülkemizde gençlerin yüzde 52'si öğrenmelerine destek olmak amacıyla yapay zekâya başvururken, bu oran OECD genelinde yüzde 46 seviyesinde kalıyor.
Öğrencilerin dijital araçları kullanım amaçları incelendiğinde; yüzde 44'ünün yazılı ödev hazırlamak, yüzde 44'ünün araştırma yapmak ve yüzde 34'ünün metinleri özetlemek için bu teknolojiden yararlandığı görülüyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, OECD ortalamaları sırasıyla yüzde 29, 31 ve 30 olarak kayıtlara geçiyor.
Başarı Artıyor Fakat Kalıcı Öğrenme Garantisi Yok
OECD'nin 2026 Dijital Eğitim Görünümü Raporu, yapay zekâ desteğiyle hazırlanan çalışmaların nitelik olarak daha yüksek olabildiğini, ancak bunun her zaman kalıcı öğrenme sağlamadığını gözler önüne seriyor. Gerçekleştirilen bazı araştırmalar, teknoloji desteğiyle ödevlerini tamamlayan öğrencilerin elde ettiği performans avantajının, teknoloji desteği olmadan yapılan sınavlarda ortadan kalktığını ve hatta tersine döndüğünü ortaya koyuyor.
Küresel ölçekte öğrencilerin yaklaşık beşte biri okul çalışmaları için yapay zekâyı neredeyse her gün kullanıyor. Buna karşın, kullanım sıklığı ile akademik başarı arasında doğrudan ve kesin bir ilişki bulunmuyor. OECD, başarının anahtarının yapay zekânın ne sıklıkla kullanıldığında değil, hangi amaçla ve nasıl değerlendirildiğinde saklı olduğuna vurgu yapıyor.
Öğretmenler Akademik Dürüstlükten Endişe Duyuyor
TALIS 2024 bulguları, eğitimcilerin yapay zekâ konusundaki çekincelerini de gözler önüne seriyor. Ortaokul öğretmenlerinin yüzde 72'si, yapay zekânın akademik dürüstlüğe zarar verebileceğini düşünüyor. Bu durumun temel sebebi olarak, öğrencilerin başkalarına veya teknolojiye hazırlattıkları çalışmaları kendi ürünleri gibi sunmalarına imkân tanınması gösteriliyor.
Buna rağmen öğretmenlerin bir kısmi dijital araçları benimsiyor. Eğitimcilerin yüzde 37'si yapay zekâyı kendi mesleki çalışmalarında aktif olarak kullandığını ifade ediyor.
Eleştirel Düşünme Becerisi Hayati Önem Taşıyor
PISA 2025 verilerine göre, OECD ülkelerindeki öğrencilerin yaklaşık yüzde 60'ı derslerde yapay zekânın ürettiği bilgilerin kalitesini sorgulayan ve değerlendiren çalışmalar gerçekleştiriyor. OECD, yapay zekânın öğrencinin yerine düşünmesini engellemek amacıyla, eleştirel düşünme ve öğrenme becerilerini destekleyen bir araç olarak konumlandırılmasını tavsiye ediyor.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
