Altın ve gümüş, 2026'nın ilk haftasını geride bırakırken yatırımcısına "temkinli olun" sinyali verdi. Güçlü yükselişin ardından gelen kâr satışları, ekranları kısmen kırmızıya boyadı. Ancak küresel piyasalardaki bu "bekle-gör" havasını dağıtan analiz, ABD'li yatırım bankası Morgan Stanley'den geldi. Bankanın raporu, altındaki asıl rallinin henüz başlamadığını iddia ediyor.
Son durum nedir? Piyasalarda ne gibi değişiklikler yaşanıyor?
7 Ocak itibarıyla piyasalarda ibre hafif aşağıyı gösterdi. Sabah saatlerinde 6.195 TL seviyesinden güne başlayan gram altın, gün içinde gelen satışlarla 6.171 TL bandına geriledi. Ons altın cephesinde de benzer bir "soğuma" var. 4.466 dolar seviyelerinden 4.443 dolara inen ons fiyatı, önceki sert yükselişlerle kıyaslandığında "sınırlı bir düzeltme" olarak yorumlanıyor. Yatırımcı, bunun bir düşüş trendi mi yoksa alım fırsatı mı olduğunu anlamaya çalışıyor.
Morgan Stanley'den dikkat çeken tahminler: Hedef 4.800 dolar
Yatırımcıların kafasındaki soru işaretlerini giderecek öngörü Morgan Stanley'den geldi. Banka, ons altın için 2026'nın dördüncü çeyreğini (yıl sonunu) işaret etti. Analize göre altın, bu dönemde 4.800 dolar seviyesine tırmanabilir. Bu tahmin, mevcut fiyatların çok üzerinde bir artış anlamına geliyor. Banka bu cesur tahminini iki temel gerekçeye dayandırıyor: Dünya genelinde düşen faiz ortamı ve merkez bankalarının kasalarını altınla doldurmaya devam etmesi.
Merkez bankaları ve yatırım fonları altına yöneliyor mu?
Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise "güvenli liman" algısının güçlenmesi. Merkez bankalarının altına olan talebi hız kesmeden sürüyor. Sadece devletler değil, dev yatırım fonları da rotayı altına çevirmiş durumda. Bu kurumsal ilgi, fiyatların aşağı düşmesini engelleyen en büyük sigorta olarak görülüyor.
Raporun satır aralarında diğer metaller de var. Gümüşün 2025 yılında sergilediği performans hatırlatıldı; "fakir adamın altını" olarak bilinen gümüş, geçen yıl yüzde 147'lik rekor bir artışla yatırımcısını ihya etti. Öte yandan arz sıkıntısı yaşanan alüminyum ve bakır gibi baz metallerin de artan talep nedeniyle önümüzdeki dönemde piyasada adından sıkça söz ettireceği belirtiliyor.
