Küresel finans piyasaları ve yurt içi ekonomi gündemi, ekim ayında jeopolitik gerilimler ile merkez bankalarının stratejileri doğrultusunda oldukça hareketli bir dönem geçirdi. Orta Doğu'daki tansiyon enerji maliyetlerini yukarı çekerken, enflasyonist baskılar ve ABD Merkez Bankası politikaları yatırımcıların risk algısını doğrudan etkiledi. Türkiye ekonomisinde ise Borsa İstanbul'daki gerileme, yatırım fonlarının tasfiye adımları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz hamlesi öne çıkan başlıca gelişmeler arasında yer aldı.
Ekim ayında yatırımcıların odağında yer alan finansal enstrümanların performansları netleşti. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve iç piyasadaki gelişmeler, geleneksel yatırım araçlarının getirilerini farklı yönlerde şekillendirdi. Özellikle döviz ve mevduat cephesinde görülen hareketlilik, yatırımcıların portföylerini yeniden gözden geçirmesine zemin hazırladı.
Yatırım Araçlarının Ekim Ayı Karnesi
Yurt içinde faaliyet gösteren yatırımcılar için ekim ayının kazanç oranları tek tek hesaplandı. Açıklanan verilere göre, Türk Lirası mevduat ve kâr payı yatırımları yüzde 2,6 oranında ortalama net getiri sağlayarak dikkatleri üzerine çekti. Dolar kuru yüzde 1,89 artışla 49,94 TL seviyesine yükselirken, Euro ise yüzde 0,29 oranında sınırlı bir artışla 55,75 TL düzeyinde ayını tamamladı.
Değerli Metaller ve Borsada Kayıp
Buna karşın, değerli metaller ve hisse senedi piyasası ekim ayını düşüşle kapattı. Gram altın yüzde 5,00 oranında değer kaybederek 6.220 TL seviyesine gerilerken, BIST 100 endeksi ise yüzde 9,94'lük sert bir düşüşle 10.759 puana indi. Uzmanlar, küresel risk iştahındaki zayıflamanın ve iç piyasadaki gelişmelerin bu tablonun oluşmasında belirleyici rol oynadığını vurguladı.
(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)
