İhtiyaç kredisi faizleri 2026 yılına girerken yeniden yükselişe geçti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, ihtiyaç kredisi faiz oranı yüzde 50'nin üzerine çıkarak yüzde 50,2 seviyesine ulaştı. Bu durum, bireysel tüketiciler için borçlanma maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını gösteriyor. Uzmanlar, bu artışın hem ticari kredi faizleri hem de mevduat faizleriyle arasındaki farkın açılmasıyla ilişkilendirdiğini belirtiyor.
İhtiyaç kredisi faizleri neden yükseldi?
TCMB verileri, 2026 yılına girilirken ihtiyaç kredisi faizlerinde yeni bir kırılma yaşandığını ortaya koydu. Son aylarda gerileyen faizlerin yeniden yükselmesi, “rahatlama dönemi bitti mi?” sorusunu da beraberinde getirdi. Uzmanlar, bu durumun bireysel borçlanmanın her geçen gün daha da zorlaştığını vurguluyor. 2024 yılında ihtiyaç kredisi faizlerinin yüzde 60'a yaklaşması beklenirken, kısa bir düşüşün ardından 2026 başında yeniden yukarı yönlü sert bir hareket başladı.
Bu artış, özellikle düşük ve orta gelirli kesimin krediye erişimini zorlaştırıyor. Artan ihtiyaç kredisi faizleri, bireysel tüketicilerin borçlanma kararlarını daha temkinli bir şekilde almalarına neden oluyor.
Mevduat ve kredi faizleri arasındaki fark ne anlama geliyor?
Son haftalarda, ticari kredi faizleri yüzde 39 seviyesinde kalırken, 1–3 ay vadeli TL mevduat faizleri yüzde 38,3 – 38,7 bandında yer alıyor. Bu durum, mevduat getirilerinin kredi faizlerinin altında kalmasına ve bireysel kredi makasının açılmasına neden oldu. Uzmanlar, bu dengenin bozulmasının bedelini yine vatandaşın ödediğini belirtiyor.
Bireysel borçlanmada tehlike çanlarının çaldığını ifade eden uzmanlar, ihtiyaç kredisi ile ticari kredi arasındaki faiz farkının hızla açılmasının bankacılık sektöründe fonlama maliyetleri ile kredi fiyatlaması arasındaki dengenin bireysel krediler aleyhine bozulduğunu gösterdiğini vurguluyor. Bu tablo, tüketicinin hem borçlanırken hem de harcama yaparken daha temkinli olması gerektiğine işaret ediyor.
İhtiyaç kredisi çekmek mantıklı mı?
İhtiyaç kredisi çekmek isteyen bireylerin dikkatli bir değerlendirme yapmaları gerektiği belirtiliyor. Faiz oranlarındaki artış, borçlanma maliyetlerini artırırken, aynı zamanda tüketicilerin harcama alışkanlıklarını da etkilemektedir. Uzmanlar, bu durumun bireysel tüketiciler için yeni bir mali yük oluşturabileceğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, ihtiyaç kredisi faizlerinin yükselmesi, bireysel borçlanma üzerinde önemli etkilere yol açmakta ve tüketicilerin finansal kararlarını daha dikkatli bir şekilde almalarını gerektirmektedir.
