Dünya genelinde artan finansman gereksinimi, yüksek seyreden faiz oranları ve genişleyen kamu harcamaları, devlet borçlarını yeniden öncelikli gündem maddesi haline getirdi. Ülkelerin ekonomik büyüklüklerine kıyasla taşıdıkları yükü gözler önüne seren gayrisafi yurt içi hasıla oranları, özellikle gelişmiş ekonomilerde endişe verici boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Uluslararası Para Fonu tarafından paylaşılan Nisan 2026 tarihli Dünya Ekonomik Görünümü projeksiyonları, dev ekonomilerin çoğunda brüt kamu borcunun milli gelirin üzerine çıktığını net bir şekilde ortaya koydu. Açıklanan güncel verilere göre Japonya yüzde 204,4 oranıyla büyük ekonomiler arasında zirvede yer alırken, ülkenin borç stoğunun yıllık üretiminin iki katını geride bıraktığı görüldü.
Avrupa ve Amerika'da Borç Yükü Artıyor
Japonya'yı yüzde 138,4 oranıyla İtalya takip ederken, küresel ekonomik arenanın devlerinden ABD'de oran yüzde 125,8 seviyesinde ölçüldü. Amerika'nın bu rakamı pandemi dönemindeki yüzde 132'lik tarihi zirvenin gerisinde kalsa da, mali yükün hâlâ tehlikeli seviyelerde seyrettiğini doğruluyor.
Avrupa kıtasının önde gelen aktörlerinde de tablo benzer bir ciddiyet arz ediyor. Fransa'da kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 118,4 düzeyine tırmanırken, Birleşik Krallık'ta bu oran yüzde 103,6 olarak kayıtlara geçti. Buna karşın Almanya yüzde 64,6'lık oranıyla yüzde 100 eşiğinin altında kalan nadir büyük ekonomiler arasında dikkat çekti.
Gelişmiş Ülkelerde Ortalama Yüzde 100'ü Aştı
Kritik borç artışı yalnızca Batı ülkeleriyle sınırlı kalmayarak küresel bir yayılım gösteriyor. Kuzey Amerika'nın güçlü ekonomisi Kanada'da borç oranı yüzde 110,7 olarak hesaplanırken, Asya'nın devi Çin'de oran yüzde 106,9 seviyesine ulaştı.
Gelişmiş ekonomiler genelinde ortalama borç oranının yüzde 108,2 seviyesinde gerçekleşmesi, yüksek kamu borcunun münferit bir sorun olmaktan çıkıp küresel bir krize kapı aralayabileceğini işaret ediyor. Uzmanlar, kamu borcunun tek başına bir kriz habercisi olmadığını ancak sürdürülebilirlik açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Bütçeler Üzerindeki Faiz Baskısı
Borçların hangi para birimi cinsinden yapıldığı, vade yapısı, faiz maliyetleri, ekonomik büyüme hızı ve vergi gelirleri gibi dinamikler kritik rol oynuyor. Ancak borç stoğu genişledikçe, faiz ödemeleri bütçe içinde çok daha büyük pay kapmaya başlıyor.
Bu durum ise eğitim, sağlık ve kamusal altyapı yatırımları gibi yaşamsal alanlara aktarılabilecek finansal kaynakları ciddi biçimde kısıtlıyor. Özellikle faizlerin yüksek seyrettiği süreçlerde borç çevurme maliyetlerinin katlanarak artması, ekonomik dengeleri zorlayan en temel unsurlar arasında yer alıyor.
(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)
